Genel Sağlık İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, Sayıştay’ın Sağlık Bakanlığı 2021 Yılı Denetim Raporu’nu değerlendirdi. Uğur, “Şehir hastanelerine yapılan usulsüz ödemeleri ortaya koyan Sayıştay Raporu, ulusal kaynaklarımızın yandaşlara nasıl usulsüzce aktarıldığını göstermektedir. Her şeyin üstünde Sayıştay Raporu insan sağlığının nasıl hiçe sayıldığını da gözler önüne sermektedir. Birilerinin ekonomik çıkarı yurttaşın sağlığı ile devşirilemez. Ayrıca sözleşme şartlarına göre; şirket personeli tarafından verilmesi gereken hizmetin idare personeli tarafından verilmesi hukuksuzdur. Siyasi iktidar, insan sağlığı üzerinden yandaş şirketlere para aktarmaktan vazgeçmeli ulusal kamucu nitelikli sağlık hizmetini öncelemelidir” dedi.

MERVE GÜVEN

Genel Sağlık İş Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, Sayıştay’ın Sağlık Bakanlığı 2021 Yılı Denetim Raporu’nu değerlendirdi. Uğur, “Şehir hastanelerine yapılan usulsüz ödemeleri ortaya koyan Sayıştay Raporu, ulusal kaynaklarımızın yandaşlara nasıl usulsüzce aktarıldığını göstermektedir. Her şeyin üstünde Sayıştay Raporu insan sağlığının nasıl hiçe sayıldığını da gözler önüne sermektedir. Birilerinin ekonomik çıkarı yurttaşın sağlığı ile devşirilemez. Ayrıca sözleşme şartlarına göre; şirket personeli tarafından verilmesi gereken hizmetin idare personeli tarafından verilmesi hukuksuzdur. Siyasi iktidar, insan sağlığı üzerinden yandaş şirketlere para aktarmaktan vazgeçmeli ulusal kamucu nitelikli sağlık hizmetini öncelemelidir” dedi.

Genel Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı Dr. Derya Uğur, Sayıştay tarafından dün yayınlanan Sağlık Bakanlığı 2021 Yılı Denetim Raporu’nda yer alan bulguları değerlendirdi. Uğur, Sayıştay raporunda şehir hastanelerine yönelik çok sayıda usulsüzlüğün yer aldığını belirtti, şu değerlendirmeleri yaptı:

“Kamu özel iş birliği modeliyle işletilen sağlık tesislerinde yürütülen hizmetlerde sözleşme hükümlerine uygun olmayan hususlara dikkat çekilen raporda; görevli şirketlerin sorumluluğunda bulunan cihaz veya personel yetersizliği gibi nedenlerle görüntüleme hizmetlerinde randevu sürelerinde ve laboratuvar hizmetlerinde tetkik sonuçlarında gecikmeler yaşandığı belirtildi. Bakanlığın muhasebe kayıtları üzerinde yapılan incelemede, şehir hastaneleri sözleşmeleri kapsamında görevli şirketlere taahhüt edilen talep garantisi miktar ve tutarlarının muhasebeleştirilmediği ve bilanço dipnotlarında gösterilmediği görülmüştür, denilerek Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) modeli kapsamında yapılan şehir hastaneleri için görevli şirketlere taahhüt edilen talep garantisi tutarlarının zamanında tam, doğru ve gerçeğe uygun değerler üzerinden muhasebeleştirilip bilanço dipnotlarında gösterilmesi gerektiği ifade edildi.

“VERİLMEYEN TÜP BEBEK HİZMETİ İÇİN ÖDEME YAPILDI”

Raporda; kamu özel iş birliği modeli ile işletilen İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde tüp bebek işlemleri ile ilgili olarak görevli şirket tarafından laboratuvar hizmeti sunulmamasına rağmen bu hizmet altında tüp bebek alt kırılımı olduğundan garanti tutarlarının ödendiği tespit edildiği belirtildi.

Kamu özel iş birliği modeli ile inşa ettirilen şehir hastanelerinde nihai teklif tarihindeki şartları eşitlenmiş proje ve ihtiyaç programında öngörülen ancak bazıları İdare tarafından imalatından vazgeçilen, bazıları ise görevli şirket tarafından yapılmayan veya eksik yapılan imalatlar ile bitirilmemiş işler kapsamında görevli şirket tarafından belirli bir süre içerisinde yapılması gereken işler ve/veya teslim edilmeyen ekipmanların toplam sabit yatırım tutarında meydana getirdiği azalma dikkate alınarak toplam sabit yatırım tutarı revize edilmemiş ve bu eksikliklerin etki ettiği hizmetlerde de değişiklik yapılmamıştır.

“GÖREVLİ ŞİRKET ISITMA VE SOĞUTMA GİDERLERİNİ ÖDEMİYOR”

Raporda; Kamu özel iş birliği modeli ile işletilen bazı şehir hastanelerinde çamaşır, yemek, laboratuvar, görüntüleme ve sterilizasyon hizmetleri için kullanılan alanlarda görevli şirketlerin birim fiyat tekliflerine dahil olmasına rağmen ısıtma ve soğutma için kullanılan enerji tüketim giderlerinin tahsil edilmediği anlaşıldığı kaydedildi.

“SAĞLIK TESİSLERİNDE YÜRÜTÜLEN HİZMETLERDE SÖZLEŞME HÜKÜMLERİNE UYULMUYOR”

Sayıştay Raporunda; laboratuvar hizmetlerinde sonuç verme ve görüntüleme hizmetlerinde randevu verme sürelerinde önemli düzeyde gecikmeler meydana geldiği tespitine yer vermiştir. Raporda; görüntüleme hizmetlerinin yöntem beyanlarında randevu verme sürelerine ilişkin görevli şirketler; rutin radyodiagnostik tetkiklerin şirketin sorumluluğuna dahil alanlarda üç gün, radyoterapi için 15 gün içerisinde, acil hastaların tetkiklerini derhal yapacak cihaz parkuru ve personel planlaması yapmakla yükümlü kılındığının altı çizilmiştir.

Raporda, ‘Yerinde yapılan incelemelerde görüntüleme hizmetleri kapsamında, yoğunlukla nükleer tıpla ilgili Ek-14 ve yöntem beyanı düzenlemeleri uyarınca olması gereken randevu verme sürelerinin aşılması örneklerinin mevcut olduğu tespit edilmiştir’ ifadesine yer verilmiştir.  

Raporda, ‘Diğer yandan laboratuvar hizmetleri kapsamında ise; Mersin Şehir Hastanesinde test grubu bazında rutin istemli tetkiklerde ortalama yüzde 8,28, acil istemli tetkiklerde ise ortalama yüzde 61,56’ya varacak seviyede gecikmelerin meydana geldiği, Konya Karatay Şehir Hastanesinde aylık bazda bakıldığında, 2021 yılı Ekim ayında yapılan toplam 1 milyon 45 bin 394 adet testten 140 bin 336’sında gecikme olduğu ve bunun yüzde 13,42 oranına tekabül ettiği, İstanbul Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde mevcut test rehberlerine göre belirlenen sonuç verme sürelerinde bazı test gruplarında yüzde 37’lik bir orana tekabül edecek düzeyde gecikmenin meydana geldiği, Kayseri Şehir Hastanesinde tetkik bazında hedef süre ve ortalama süre bakımından analiz yapıldığında, örneğin “Siklosporin” tetkikinde denetim yılının genelinde gecikmelerin meydana geldiği ve bu tetkikte hedef süre ortalama 210 dakika iken aralık ayında ortalama sonuç süresinin bin 449,91 dakika olarak gerçekleştiği, Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesinde yine test grubu bazında bakıldığında diğer test gruplarının aksine HbA1c’de yılın genelinde gecikmelerin meydana geldiği ve bu gecikme oranının şubat ayında yüzde 26 olarak gerçekleştiği, tespit edilmiştir’ denilerek hastane hastane gecikmeler ortaya konulmuştur.

Düzce'de hasarlı okulların öğrencileri taşınıyor Düzce'de hasarlı okulların öğrencileri taşınıyor

“GEREKLİ CİHAZLARIN KURULUMU VE HİZMET SUNUMU İLE İLGİLİ SORUNLAR TESPİT EDİLDİ”

Raporda; ‘Şehir hastanelerinde laboratuvar hizmetleri kapsamında görevli şirketler tarafından getirilen bazı cihazların kurulum tarihi ile üretim tarihi arasında 18 aydan fazla bir sürenin bulunduğu ve denetim yılı içerisinde bu cihazların hizmet sunumunda bulunduğu tespit edilmiştir’ bulgusuna yer verildi.

“SİYASİ İKTİDAR, İNSAN SAĞLIĞI ÜZERİNDEN YANDAŞ ŞİRKETLERE PARA AKTARMAKTAN VAZGEÇMELİ”

Şehir hastanelerine yapılan usulsüz ödemeleri ortaya koyan Sayıştay Raporu, ulusal kaynaklarımızın yandaşlara nasıl usulsüzce aktarıldığını göstermektedir. Her şeyin üstünde Sayıştay Raporu insan sağlığının nasıl hiçe sayıldığını da gözler önüne sermektedir. Görüntüleme hizmetlerinde randevu sürelerinde ve laboratuvar hizmetlerinde tetkik sonuç gecikmelerin yaşandığı Sayıştay raporunda geniş yer bulmuştur. Tanı ve tedavide yaşanan gecikmelerin insan sağlığı üzerinde yaratabileceği olumsuzluklar nasıl bu kadar göz ardı edilebilir. PET yapılamadığı için bir kanser hastasının tanısının gecikmesi ve yaylımının kontrol edilememesi hasta için çok ağır sonuçlar doğurabilmektedir. Birilerinin ekonomik çıkarı yurttaşın sağlığı ile devşirilemez. Ayrıca sözleşme şartlarına göre; şirket personeli tarafından verilmesi gereken hizmetin idare personeli tarafından verilmesi hukuksuzdur. İdare personeli tarafından verilen hizmet için şirkete para ödenmesi oluşan kamu zararının başka bir yönüdür.  Siyasi iktidar, insan sağlığı üzerinden yandaş şirketlere para aktarmaktan vazgeçmeli ulusal kamucu nitelikli sağlık hizmetini öncelemelidir.

“SAYIŞTAY RAPORLARI YOLSUZLUKLARI ORTAYA KOYUYOR AMA GEREĞİ YAPILMIYOR”

Önceki Yıl/Yıllar Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin İzleme Tablosunda yer alan 12 bulgunun da yerine getirilmediği yine 2021 Sayıştay raporunda görülmektedir. Sayıştay raporları usulsüzlükleri, yolsuzlukları, oluşan kamu zararlarını ortaya koymakta ama hiçbir şekilde gereği yapılmamaktadır. Sayıştay’ın bulguları, tespitleri yargıya intikal etmemektedir. Sayıştay raporlarının niteliğinin de her geçen yıl azalması da oldukça dikkat çekicidir.”