HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen ‘Yeni Konut Finansman Programı'na ilişkin kanun teklifi eleştirerek, “Antalyalı Ahmet, Mehmet, Agop, Ayşe, Fatma evini alamayacak; Hans gelecek, George gelecek, İgor Rusya'dan gelecek, oradaki evleri kapatacak. Şimdi, Antalya'da fiyatlar şişmiş. 1 milyonluk ev, 5 milyon olmuş, 10 milyon olmuş; Çevre Bakanlığı’mız izliyor, hükümet izliyor. Millet evlenemiyor, biliyor musunuz? Sayın Cumhurbaşkanı 3 çocuk istiyor ama 3 çocuk için önce evlenmesi lazım. Gençler hem resmi olarak evlenemiyor hem de evlenemiyor, ev sahibi olamıyor” dedi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen ‘Yeni Konut Finansman Programı'na ilişkin kanun teklifi eleştirerek, “Antalyalı Ahmet, Mehmet, Agop, Ayşe, Fatma evini alamayacak; Hans gelecek, George gelecek, İgor Rusya'dan gelecek, oradaki evleri kapatacak. Şimdi, Antalya'da fiyatlar şişmiş. 1 milyonluk ev, 5 milyon olmuş, 10 milyon olmuş; Çevre Bakanlığı’mız izliyor, hükümet izliyor. Millet evlenemiyor, biliyor musunuz? Sayın Cumhurbaşkanı 3 çocuk istiyor ama 3 çocuk için önce evlenmesi lazım. Gençler hem resmi olarak evlenemiyor hem de evlenemiyor, ev sahibi olamıyor” dedi.

AKP Aydın Milletvekili Mustafa Savaş ve 72 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığı’na sunulan Yeni Konut Finansman Programı'na ilişkin Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bugün görüşülmeye başlandı.

Teklifin geneli üzerine söz alan HDP Milletvekili Garo Paylan, şunları söyledi:

İçişleri: Güvenlik tedbirleri üst seviyeye çıkarıldı İçişleri: Güvenlik tedbirleri üst seviyeye çıkarıldı

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİHİNİN EN BÜYÜK BARINMA KRİZİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ: Şu anda 10 bin liranın altında oturulabilecek ev yok. Bu neye tekabül eder? Bir barınma krizine tekabül eder. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük barınma kriziyle karşı karşıyayız. İddiayla söylüyorum; Türkiye Cumhuriyeti tarihinde böyle bir barınma krizi yaşanmadı. Belli mahallelerde on yıllar boyunca oturan yurttaşlarımız, şu anda o mahallede oturamıyorlar. Kiralarını karşılayamadıkları için ya başka mahallelere taşınıyorlar ya başka illere taşınıyorlar; bunun farkında mısınız bilmiyorum. Bu, bir krizdir.

KONUT, BİR BARINMA ARACINDAN ÇOK BİR YATIRIM ARACINA DÖNÜŞTÜ: Bu krize Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’mız, maalesef yalnızca konut üretme vizyonu olarak bakıyor. Memlekette yaklaşık olarak 28 milyon konut var. 28 milyon konuta 85 milyon kişi oturur mu diye baktığınızda, oturur. Yani 28 milyon çarpı 4 yapsanız, 112 milyon kişi oturur; çarpı 3 yapsanız da 80 küsur milyon kişi. Yani 80 milyon kişiyi oturtursunuz ama ‘Memlekette konut krizi var’ deniliyor; çünkü konut, bir barınma aracından çok bir yatırım aracına dönüştü.

DOLARA GİTTİ, DOLARI PATLATTI; ALTINI PATLATTI YA DA KONUTU PATLATTI: Bu epistemolojik heteredoks nöroekonomi politikaları millete dedi ki ‘Sen paranı TL'de tutma, paranı bankada tutma’. Niye? ‘Çünkü enflasyon yüzde 150, yüzde 200. Bu epistemolojik politikalarla biz, mevduata yüzde 10, yüzde 15 faiz vereceğiz; sen git, paranı başka yere götür.’ Dolara gitti, doları patlattı; altını patlattı ya da konutu patlattı. Millet gayrimenkule doğru yöneldi çünkü gayrimenkulü bir yatırım aracı olarak gösterdiniz ve siz de biliyorsunuz, fiyatı yükselen şeye doğru koşar yurttaşlarımız, öyle değil mi? Yani bir yılda yüzde 100, yüzde 200 fiyatı artmış. ‘Aman bak, burada bir daire var, bunu kapat, bu sene 2 milyon, seneye 4 milyon deyip’ oraya koşar. Bu dar gelirli yurttaşlarımız mı koşabiliyor? Hayır, parası olan koşuyor. Yani 3 evi, 5 evi, 10 evi, 50 evi olan; ‘1 evde daha alayım, 5 ev daha alayım, 10 evde daha alayım’ diye buna koşuyor. Başka kim koşuyor?

VERGİSİZ KAZANILAN, ÇEŞİTLİ ÜLKELERDEKİ PARALAR BURAYA GETİRİLİYOR: Yurttaşlarımız yoksullaştı. Ben, yabancı yatırımcıları görüyorum; 10 milyon dolar, 20 milyon dolar, 50 milyon dolarla piyasaya giriyor. Avrupa’da diyelim ki konut 1 milyon euro, burada 200 bin euroya daire var, ne güzel. Geliyor burada ev kapatıyor, kapatıyor da kapatıyor. Bir de ‘nereden buldun’ diye de onlara sorulmuyor, çünkü kara para merkezi olduk. Vergisiz kazanılan, çeşitli ülkelerdeki paralar buraya getiriliyor ve konut piyasasına giriyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’mızın bu duruma dair herhangi bir regülasyon önerisi var mı?

ANTALYA'DA FİYATLAR ŞİŞMİŞ, 1 MİLYONLUK EV 5 MİLYON OLMUŞ, 10 MİLYON OLMUŞ: Antalyalı Ahmet, Mehmet, Agop, Ayşe, Fatma evini alamayacak; Hans gelecek, George gelecek, İgor Rusya'dan gelecek, oradaki evleri kapatacak. Şimdi, Antalya'da fiyatlar şişmiş. 1 milyonluk ev, 5 milyon olmuş, 10 milyon olmuş; Çevre Bakanlığı’mız izliyor, hükümet izliyor. Millet evlenemiyor, biliyor musunuz? Sayın Cumhurbaşkanı 3 çocuk istiyor ama 3 çocuk için önce evlenmesi lazım. Gençler hem resmi olarak evlenemiyor hem de evlenemiyor, ev sahibi olamıyor. Bunun farkında mısınız?

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN EN BÜYÜK BEKA MESELESİ; KIRIN, KÖYÜN BOŞALMASIDIR: Diğer illerimizin köyleri boşalıyor. Avrupalı ne yapıyor biliyor musunuz? Köyde kalmayı teşvik ediyor, yani kırı sağlam tutmayı teşvik ediyor. İddiayla söylüyorum; Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük beka meselesi nedir biliyor musunuz? Kırın boşalmasıdır, köyün boşalmasıdır. Köyden yurttaş bir kere çıktı mı geri dönmez. Kırı teşvik etmeniz lazım, köyleri ihya etmemiz lazım hep beraber; hayvancılığı, tarımı güçlendirmemiz lazım. Bütçeden kaynakları, kıra ve geri kalmış illere teşvik etmemiz gerekiyor. Yurttaşımızı orada tutacak yatırımlar, master planlar yapmamız gerekiyor.”