Ergenekon soruşturması kapsamında 2009’da açılan ‘Poyrazköy-Kafes-Amirallere Suikast’ davasının FETÖ kumpası olduğu iddiasıyla 63 sanık hakkında açılan davada, Mehmet Koçak ile Volkan Düzgün hakkında, ifadeleri alınamadığı gerekçesiyle yakalama kararı çıkarıldı.

FAHRETTİN ÖZTÜRK

Ergenekon soruşturması kapsamında 2009’da açılan ‘Poyrazköy-Kafes-Amirallere Suikast’ davasının FETÖ kumpası olduğu iddiasıyla 63 sanık hakkında açılan davada, Mehmet Koçak ile Volkan Düzgün hakkında, ifadeleri alınamadığı gerekçesiyle yakalama kararı çıkarıldı.

FETÖ’nün ‘Poyrazköy’ soruşturmasında kumpas kurulduğu gerekçesiyle 63 sanık hakkında açılan davaya, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün devam edildi. Bugün ikinci oturumu yapılan duruşmaya sanıkların bir kısmı Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Duruşmada bazı müştekiler ile taraf avukatları hazır bulundu.

“GÜNAH KEÇİSİ OLARAK BEN SEÇİLDİM”

Tutuklu polis memuru Abdulkadir Bayat, mahkemedeki savunmasında, “Kocaeli’nde bir evde arama yapılıyor. Bir flaş disk ele geçiriliyor. Bu inceleniyor. Büro amiri, bu bilgi ve belgelere dayanarak sol büroya (sol örgütlere bakan büro) yazı yazdırıyor. Bu yazıyı ben yazdığım için ben yargılanıyorum. Bu yazıyı yazdıran amirlerim yargılanmıyor, sadece ben yargılanıyorum. Soruşturma savcısı bana ne zaman talimat verdiyse o zaman Ahmet Feyyaz Öğütçü’nün el yazısı örneği alınıp kriminal şubeye gönderilmiştir. Bunun kararını verecek olan, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcısıdır. Ahmet Feyyaz Öğütçü Balyoz soruşturması kapsamında gözaltındayken el yazısı örneği alındı. Ancak öncelikli olarak gözaltı işlemleri yapıldı. Ahmet Feyyaz Öğütçü’nün el yazısı örneklerinin kriminal şubeye geç gönderilmesi söz konusu değildir. Beraber çalıştığım onlarca, belki yüzlerce arkadaşım yargılanmamaktadır, ama ben yargılanmaktayım. Günah keçisi olarak ben seçildim” diye konuştu.

“AMİRLERİMİN SÖYLEDİKLERİNİ KELİMESİ KELİMESİNE TUTANAĞA YAZDIM”

Poyrazköy’de yapılan kazıda tutulan tutanakta imzası bulunan Abdulkadir Bayat, “Poyrazköy Keçilik mevkiindeki bu arazi hiçbir şahsa ait değildir. Bu aramada sadece yazıcı olarak bulunuyordum. ‘Yapılan tüm işlemler, polis ve jandarmada bulunan teknik cihazlarla kayıt altına alınmıştır’ diye tutanağa da yazılmıştır. 38 kişi bu tutanağı imzalamıştır. Amirim Kazım Aksoy’un beni görevlendirmesiyle gittim. Amirlerimin söylediklerini kelimesi kelimesine tutanağa yazdım. Onun dışında hiçbir şeyim yok. Ben, sadece bir tane tutanak yazmışım, arama tutanağı. Hiç kimsenin isminden bahsedilmemiş, hiç kimse suçlanmamıştır. Sadece bana söylenenleri yazan bir polis memuruyum. Soruşturmanın gidişatını ne olumlu ne olumsuz etkileyecek bir konumum bulunmamaktadır” dedi.

İKİ SANIK HAKKINDA YAKALAMA KARARI ÇIKARILDI

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, savunmaları alınamadığı için sanıklar Mehmet Koçak ile Volkan Düzgün hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi.

AYDIN’DA ELEKTRİK İHALESİNİ ALAN AYDEM ŞİRKETİ, AKP VE ERDOĞAN LOGOLU BAYRAKLARI ASTI AYDIN’DA ELEKTRİK İHALESİNİ ALAN AYDEM ŞİRKETİ, AKP VE ERDOĞAN LOGOLU BAYRAKLARI ASTI

Tutuksuz sanıklar hakkında verilen adli kontrollerin devamına hükmeden mahkeme, Poyrazköy’de yapılan kazı çalışmalarına ilişkin görüntülerin istenmesine karar vererek davayı 24 Nisan 2023 tarihine erteledi.

Nisan ayında Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki duruşma salonlarında yapılacak olan duruşmanın 9 gün devam etmesi bekleniyor.

İDDİANAME

Ergenekon soruşturması kapsamında, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2009 yılında açılan ‘Poyrazköy’ davası ile birleştirilen ‘Kafes Eylem Planı’, iki ayrı ‘Amirallere Suikast’, ‘Gölcük Donanma Komutanlığı’nda yapılan arama’ ve ‘Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV)’ davalarının FETÖ’nün kumpası olduğu iddiasıyla ilgili soruşturma açılmıştı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 68 şüpheli hakkında bin 48 sayfalık iddianame hazırlanmıştı.

İddianamede, 1996’da Kardak kayalıklarına Türk Bayrağı’nı diken Sualtı Taarruz Timi’nin başında olan emekli Deniz Kurmay Albay Ali Türkşen ile Amirallere Suikast Soruşturması kapsamında hakkında yakalama kararı çıkartılınca intihar eden Yarbay Ali Tatar’ın ağabeyi Ahmet Tatar’ın da aralarında olduğu 87 kişi müşteki olarak yer alıyor.

ESKİ EMNİYET MÜDÜRÜ ÖMER KÖSE İÇİN BİN 375 YILA KADAR HAPİS İSTENİYOR

İddianamede, başka suçtan tutuklu sanık eski emniyet müdürü Ömer Köse’nin, 11 kez ‘zincirleme şekilde kamu görevlisi yetkisiyle haberleşmenin gizliliğini ihlal’ suçundan 22 yıldan 66 yıla, 37 kez ‘kamu görevlisi nüfuzu ile cebir ve hileyle hürriyeti kısıtlama’ suçundan 222 yıldan 777 yıla, 86 kez ‘delil uydurarak iftira’ suçundan 129 yıldan 516 yıla ve ‘zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği’ suçundan da 6 yıldan 16 yıla olmak üzere toplam 379 yıldan bin 375 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep ediliyor.

BİN YILLARA KADAR HAPİSLERİ İSTENİYOR

Benzer suçlardan, eski emniyet müdürleri Kazim Aksoy’un 280 yıl 6 aydan bin 12 yıla, Yurt Atayün’ün 223 yıl 6 aydan bin 189 yıla, Oğuzhan Ceylan’ın 314 yıl 6 aydan bin 155 yıla, Abdulkadir Bayat’ın 181 yıl 6 aydan 664 yıla, Ahmet Davulcu’nun 126 yıldan 433 yıla, Ahmet Uğurlu’nun 153 yıldan 580 yıla, Bekir Peker’in 195 yıldan 739 yıla ve İsa Akyüz’ün de 195 yıldan 739 yıla kadar hapisleri istendi.

EN DÜŞÜK CEZA TALEBİ 49 YILA KADAR

Ali Ayan, Hüseyin Işıldak, Mehmet Özdemir, Mustafa Tezcan Alaç ve Salih Yılmazoğlu’nun ‘silahlı terör örgütü üyeliği’ suçundan cezalandırılmaları istenirken en düşük ceza talebi ise sanıklardan Ufuk Yıldırım’a istenmişti. Yıldırım’ın, ‘kamu görevlisi nüfuzu ile cebir ve hileyle hürriyeti kısıtlama’ suçundan 6 yıl ile 21 yıl, 2 kez ‘delil uydurarak iftira’ suçundan 3 yıldan 12 yıl ve ‘zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği’ suçundan da 6 yıldan 16 yıla olmak üzere toplam 15 yıldan 49 yıla kadar hapse mahkum edilmesi talep ediliyor.

ÖNCEKİ DURUŞMALARDA 5 SANIĞIN DOSYASI AYRILDI

Mahkeme heyeti, önceki duruşmalarda sanıklar Ali Fuat Yılmazer, Yücel Bilgiç, Polat Kongur, Tolga Güzeltaş ve Erol Demirhan'ın dosyalarının ayrılmasına karar vermişti. Bu dosyaların ayrılmasıyla 68 olan sanık sayısı 63’e düşmüştü.