Osmaniye’de eşi asgari ücretle çalışan epilepsi hastası Buket Yalçınkaya, geçim sıkıntısı yaşadıklarını belirterek "Asgari ücretle geçiniyorum diyenler yalan söylüyor, asgari ücretle geçim olmaz. Ben geçinemiyorsam kimse geçinemiyordur. Dolabımın içi zaten boş, hiçbir şey alamıyorum. Her bir şeyi bakkala yazdırmak zorunda kalıyorum çünkü elimde avucumda hiçbir şey yok. Sobam yok, odunum yok, kış geldi ne yapacağımı bilmiyorum. Oğlum üşüyor 'anne ben üşüyorum' diye battaniyeye sarılıyor. Oğlum dolabı açıyor, 'anne yine mi zeytin' diyor" dedi.

BURHAN DEMİRCİOĞLU

Osmaniye’de eşi asgari ücretle çalışan epilepsi hastası Buket Yalçınkaya, geçim sıkıntısı yaşadıklarını belirterek, "Asgari ücretle geçiniyorum diyenler yalan söylüyor, asgari ücretle geçim olmaz. Ben geçinemiyorsam kimse geçinemiyordur. Dolabımın içi zaten boş, hiçbir şey alamıyorum. Her bir şeyi bakkala yazdırmak zorunda kalıyorum çünkü elimde avucumda hiçbir şey yok. Sobam yok, odunum yok, kış geldi ne yapacağımı bilmiyorum. Oğlum üşüyor 'anne ben üşüyorum' diye battaniyeye sarılıyor. Oğlum dolabı açıyor, 'anne yine mi zeytin' diyor" dedi.

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde yaşayan ve 7 yaşından beri epilepsi hastası olan 29 yaşındaki Buket Yalçınkaya, 5 yaşındaki oğlu ve eşi ile asgari ücretle geçinme çalışıyor. 1,5 yaşındaki kızını epilepsi hastalığından 7 aylık oğlunu ise kalp rahatsızlığından kaybeden Buket Yalçınkaya, 5 yaşındaki oğlu ve eşi ile zor şartlar altında hayatına devam ettiğini söyledi.

"KOMŞULARIMIZ KOLTUKLARINI EMANET VERDİ"

Asgari ücretle geçinemediklerini ifade eden Yalçınkaya, şöyle konuştu:

"6 yıllık evliyim, eşim asgari ücret alıyor. Eski eşinden eşimin 1 tane oğlu var 15 yaşında, ona para veriyor, ev kiramız var, su faturam geliyor, elektriğim geliyor, bakkala yazdırmak zorunda kalıyorum çünkü asgari ücret bize yetmiyor. Asgari ücretle geçiniyorum diyenler yalan söylüyor, asgari ücretle geçim olmaz. Ben geçinemiyorsam kimse geçinemiyordur. Dolabımın içi zaten boş, hiçbir şey alamıyorum. Her bir şeyi yazdırmak zorunda kalıyorum çünkü elimde avucumda hiçbir şey yok. Sobam yok, odunum yok, kış geldi ne yapacağımı bilmiyorum. Oğlum üşüyor ‘anne ben üşüyorum’ diye battaniyeye sarılıyor. Komşularımız koltukları emanet verdi ‘buradan taşınırsanız geri alacağım’ dedi.

OĞLUM, 'ANNE YİNE Mİ ZEYTİN' DİYOR

Oğlumun kıyafetleri yırtık kıyafeti yok. Oğlum her zaman yanıma geliyor dolabı açıyor 'anne yine mi zeytin' diyor bana. Ben istemez miyim gezip yiyip içip tozmak. Gezemiyorum çünkü oğlumu, eşimi, kendimi düşünüyorum, kira durumlarımı her bir şeyi düşünüyorum. 6 yıldan beri ev değiştiriyorum, 10 tane ev değiştirdim çünkü hepsi de rahatsızlığıma neden olduğundan dolayı, herkes rahatsızım diye evden çıkarıyor. Ev sahipleri 'sen rahatsızsın çocuğun ağlıyor, bağırıyor' diye evden çıkarıyorlar. Sonra da 'kızımı oturtturacağım siz çıkın' diye kovuyor gibi çıkartıyorlar. Çalışmak istiyorum ama rahatsız olduğumdan dolayı iş veren yok, çünkü hasta olursun başımıza dert olursun diyorlar."