Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, Yıldız Camii’nin, aşevi yapılmak üzere inşaat halinde olan alt bölümünün kaymakamlık tarafından ticarethaneye dönüştürülmeye çalışılması hakkında konuştu. Bozkurt, “Oranın hukuksuz bir şekilde kullanımına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz” dedi.

Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, Yıldız Camii’nin, aşevi yapılmak üzere inşaat halinde olan alt bölümünün kaymakamlık tarafından ticarethaneye dönüştürülmeye çalışılması hakkında konuştu. Bozkurt, “Oranın hukuksuz bir şekilde kullanımına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz” dedi.

TGRT Haber’de yayınlanan “Günaydın Türkiye” programına katılan Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, Esenyurt Belediyesi’nin uhdesinde olan Yıldız Camii’nin alt bölümünün, ihtiyaç sahibi vatandaşlar için aşevi yapılmasının planlandığını, fakat kaymakamlığın bahsi geçen yeri bir vakfa tahsis ederek hukuksuzluk yaptığını söyledi.

Vakıftan özel olarak kiralanan yerin, bir zincir marketin deposu olarak kullanılmaya başlanıp izinsiz olarak hafriyat yüklendiğini fark eden Esenyurt Belediyesi Zabıta Ekibi’ne karşı polis, çevik kuvvet ve TOMA gönderilmesi karşısında duyduğu şaşkınlığı dile getiren Bozkurt, “Biz ibadethanelerin ticarethaneye çevrilmesine asla seyirci kalmayacağız. Buranın, vatandaşın kendini huzurlu ve mutlu hissettiği alan olarak kalması için hangi yatırımlar yapılması gerekiyorsa onları yapmaya devam edeceğiz” diyerek, hukuki tüm mercilere başvuracaklarını açıkladı.

“BİZE YAKIŞAN BİR ŞEKİLDE BU SÜRECİ YÖNETİYORUZ”

Esenyurtluların haklarına sahip çıkmak için görevde olduklarını vurgulayan Başkan Bozkurt, şöyle devam etti:

“Ben olayların tamamını hayretle izliyorum, çünkü yapılması gereken işler bu kadar bariz ve net belliyken polisin neden müdahale ettiğini, neden oraya toma gönderildiğini, neden çevik kuvvet gönderildiğini anlamak mümkün değil. Bizim burada geri adım atmamız mümkün değil, çünkü ben seçilirken Esenyurtluların malına sahip çıkmak için de seçildim. Esenyurt Belediyesi’nin uhdesinde olan taşınmaz ve taşınır mallara sahip çıkmak benim görevim. Bütün bu yaşanan olaylardan sonra biz orayı mühürledik. Oranın hukuksuz bir şekilde kullanımına kesinlikle müsaade etmeyeceğiz. Bunu yaparken bir öğretmen çocuğu olarak benim devletime olan saygım ve inancım sonsuz. Polisle zabıtayı karşı karşıya getirip kavga ettirmeden, sabırla, ahlâklı bir şekilde, bize yakışan bir şekilde bu süreci yönetiyoruz.”

“CAMİLERİN ÇOĞUNUN ALTI TİCARETHANEYE DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ”

Önceki dönemde bahsi geçen yerin 2014 yılında ihale edildiğini ve 2017 yılında bitmesi planlanan binanın bitmediğinin altını çizen Bozkurt, süreci şöyle özetledi:

“2019’da, seçimden hemen önce, ihale bedelinin işin yapımını karşılayamayacağını anladıkları için orayı tasfiye etmişler. Bu şekilde birçok inşaat vardı, biz öncelikle sıralaması yaptık, bu öncelikler sıralamasında da burası vardı. Daha önceden altını otopark olarak planlamışlar ama biz oranın ihtiyacının otopark olmadığını düşündük, çünkü Esenyurt’ta çokça geliri düşük vatandaşımız var. İnsanların en azından nefes alabileceği işler yapalım diye buranın altına aşevi yapmak istedik. Biz camiyi, insanların gelip teslim olduğu, kendilerini huzurlu hissettiği, muhtaç olduğunda ulaşabilecekleri bir yere dönüştürmeye çalışıyoruz. Fakir ve umutsuz insanların tutunacağı bir dal olması lazım. Dolayısıyla orada bir fayda sağlayacak ya da sorun çözecek bir alan olsun diye planlama yaptık. Camilerin çoğunun altı ticarethaneye dönüştürülmüş. Marketlere kiraya verilmiş, eczaneye kiraya verilmiş.” 

“DEVLETİN KURUMLARININ İŞLERİ AKSAMASIN DİYE YER TAHSİS EDİYORUZ”

Yüzde kırk beşi tamamlanmış olan bir yerin şantiyesine izinsiz girilmesinin suç olduğunu söyleyen Belediye Başkanı Bozkurt, camilerin altındaki yerlerin nereye ait olduğu hakkında açıklamada bulundu. Arsanın ve yönetimin farklı şeyler olduğuna dikkat çeken Bozkurt, şunları söyledi:

“Camilerin kurulduğu arsanın kime bağlı olduğu başka bir şey, caminin yönetilmesi başka bir şey. Bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nden bahsediliyor, o kararnamede, 'Camilerin altındaki müştemilatlar cami yönetimindeki sorumlu kişiler tarafından yönetilir' diyor ama burası müştemilat değil. Kaldı ki burası bitmiş değil, orası henüz şantiye. Şantiyenin içine izinsiz girmek dahi suçtur, ayrıca büyük bir risktir. Bu kabul edilemez. Kanun gereği Türkiye’deki camilerin yönetimi Diyanet tarafından yapılır. Devletin devrettiği şey ibadet. Esenyurt’taki bütün camilerin bakımını ve onarımını, ne ihtiyaçları varsa biz yapıyoruz. Müftü Bey’in kullandığı bina Esenyurt Belediyesi’nin. Bütün ihtiyaçları bizim tarafımızdan karşılanıyor. Kaymakam Bey’in bulunduğu bina bizim binamız, daha devretmemişiz. Bizim burada kamu hizmetini aksatmak gibi bir derdimiz yok, tam tersi devlete olan borcumuzu faiziyle öderken, devletin kurumlarının işleri aksamasın diye onlara yer tahsis ediyoruz.” 

“ÇOK CİDDİ GARABETLER VAR”

Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt, Esenyurt Kaymakamı Vural Karagül’ün hukuksuz iş yapılmadığını savunması üzerine farklı örnekler verdi. Bahsi geçen yerin Esenyurt Belediyesi’nin mülkü olduğunu vurgulayan Başkan Bozkurt, “Cami inşaatı bitmiş olsa dahi, bittikten sonra da bizim Diyanet’e bunu devretmemiz lazım. Bırakın devretmeyi, daha bitmemiş bir yer. Devretmeyebiliriz, böyle bir zorunluluğumuz yok ama biz burayı ibadet yapılması için devrediyoruz. Hukuken devredilmeden, orada kimsenin hak iddia etmesi mümkün değil. Burada çok ciddi garabetler var” dedi.

“BU KANUNLARLA DEĞİL, TALİMATLARLA YÜRÜYEN BİR İŞ”

Zincir bir marketin deposu olarak kullanılmaya başlanan yer hakkında bildirilen resmî bir bilginin ve ruhsatın olmadığını söyleyen Bozkurt, yapılanların devletin gücünü kötüye kullanmak olduğunu savundu.

ARTVİN’DE KAFKASÖR FESTİVALİ SONA ERDİ ARTVİN’DE KAFKASÖR FESTİVALİ SONA ERDİ

Bahsi geçen yeri kiralayan kişinin açıklamalarından yola çıkarak olayı çözmeye çalıştıklarını belirten Bozkurt, “Bunlardan çıkardığımız sonuç şu: Kaymakam Bey’in oluruyla vakfa tahsis ediliyor, vakıf burayı bir şirkete tahsis ediyor, o şirket de bir markete kiraya veriyor. Olayın aslında ne kadar sorumsuzca yapıldığının bir göstergesi. Orada aşevi yapılması üzerine arkadaşlar bir çalışma yapıyordu. O çalışmaları yaparken zaman zaman şantiye alanlarını kontrol ediyoruz. O esnada görüyorlar ki bir vatandaş gelmiş işlem yapıyor ve bize sormadan hafriyat alıyor. Bu gücü nereden alıyor, nasıl yapıyor bilemiyorum. Buranın market olarak işletilmesi fiziki olarak mümkün değil. Diyelim ki yapımı bitti ve verdik, ruhsatı olmadan nasıl işleteceksiniz? Kanunlar ruhsat alma yetkimizi elimizden mi aldı? Bu tamamen devletin elindeki gücü kötü amaçla kullanmak. Bu kanunlarla değil, talimatlarla yürüyen bir iş. Neresinden bakarsanız yanlış. Biz burayı bittikten sonra hayır işi için kullanmayı taahhüt ediyoruz ama başkaları ticaret alanına çevirmeye çalışıyor” diye konuştu.

“BU BİR İŞGALDİR”

Mevcut durumla ilgili olarak yaşananlardan dolayı bahsi geçen yeri kanunlar kapsamında mühürlediklerini ve ilgili makamlara yazılı bir şekilde bildirdiklerini kaydeden Kemal Deniz Bozkurt, “Belediyenin mülkiyetindeki bir yere sahip çıkmak zabıtanın görevidir” dedi.

Polis ile zabıtayı karşı karşıya getirmenin çok vahim bir durum olduğunu sözlerine ekleyen Bozkurt, “İnsanın aklına her şey geliyor. Bu kadar çevik kuvvet, toma acaba halk oraya gelir de biz oraya müdahale ederiz diye mi düşünüldü, nedir anlayamadım. Zabıta kamu görevlisidir. Polisle yetkileri belki farklıdır ama hukuki olarak aynı statüdedir. Bu bir işgaldir ve ben orayı mühürlemezsem işgali onaylamış olurum” diye konuştu.

“İBADETHANELERİN TİCARETHANEYE ÇEVRİLMESİNE ASLA SEYİRCİ KALMAYACAĞIZ”

Süreci yakından takip ettiklerini belirten Bozkurt, “Bana verilen yetkilerle sonuna kadar takip edeceğiz. Biz asla ve asla camilerin ve ibadethanelerin ticarethaneye çevrilmesine seyirci kalmayacağız. Buranın, vatandaşın kendini huzurlu ve mutlu hissettiği alan olarak kalması için hangi yatırımlar yapılması gerekiyorsa onları yapmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini noktaladı.