Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nevşehir'de; Hacı Bektaş Veli’nin 751. ölüm yıldönümü dolayısıyla düzenlenen anma töreninde; “Bu ülkenin 85 milyon vatandaşının tamamı da Türkiye Cumhuriyeti devletinin birinci sınıf, aynı hak ve imkanlara sahip, hiçbirinden asla vazgeçmeyeceğimiz mümtaz fertleridir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nevşehir'de; Hacı Bektaş Veli’nin 751. ölüm yıldönümü dolayısıyla düzenlenen anma töreninde; “Bu ülkenin 85 milyon vatandaşının tamamı da Türkiye Cumhuriyeti devletinin birinci sınıf, aynı hak ve imkanlara sahip, hiçbirinden asla vazgeçmeyeceğimiz mümtaz fertleridir” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hacı Bektaş Veli’nin 751. ölüm yıldönümü vesilesiyle Nevşehir’de yapılan anma törenine katıldı. Erdoğan, burada yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

“HACI BEKTAŞ VELİ İRFANI BUGÜN DE YOLUMUZU AYDINLATMAYI SÜRDÜRÜYOR”

“Hz. Hünkâr’ın yaşadığı ve vefat ettiği toprakların bereketini, feyzini paylaşarak bu sevgi, barış, kardeşlik ve muhabbet kapısında sizlerle birlikte durmanın memnuniyeti içindeyim. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi daim eylesin diyorum. Bundan 751 yıl önce hakka yürüyen Hacı Bektaş Veli hazretleri başta olmak üzere, bu toprakları imanları ile yoğurarak Anadolu’yu vatanımız haline getiren tüm alpleri, erenleri, gönül sultanları rahmetle anıyorum.

PSİKİYATRİST ARİF VERİMLİ: "81 İLDE AMATEM BULUNMASI LAZIM, MADDE BAĞIMLILIĞINDAKİ ARTIŞ KIRSAL BÖLGELERE KADAR YAYILDI" PSİKİYATRİST ARİF VERİMLİ: "81 İLDE AMATEM BULUNMASI LAZIM, MADDE BAĞIMLILIĞINDAKİ ARTIŞ KIRSAL BÖLGELERE KADAR YAYILDI"

Ahmet Yesevi Ocağı’ndan başlayıp Kafkaslara ve Anadolu’ya oradan Balkanlara ve dünyanın dört bir yanına yayılan Hacı Bektaş Veli irfanı bugün de yolumuzu aydınlatmayı sürdürüyor.

Milletimiz en sıkıntılı dönemlerinde dahi her bir kapının imanla, tövbeyle, edeple başlayan makamlarını hayatlarında yaşatarak aşmayı başarmış, maddi ve manevi kurtuluşa ermiştir. Moğol istilasından Çanakkale Savaşı’na, Milli Mücadele’den son 40 yılımıza damgasını vuran terörle mücadeleye kadar maruz kaldığımız tüm hayati sınamaları bu inanç ve azimle geride bıraktığımıza inanıyorum.

Vefatının 750. yıl dönümü vesilesiyle, 2021 yılını UNESCO ile birlikte tüm dünyada Hacı Bektaş Yılı olarak değerlendirdik. Hz. Hünkâr’ın ‘Gelin canlar, bir olalım’ çağrısını dünyanın dört bir yanında düzenlediğimiz etkinliklerle tüm insanlıkla paylaştık.

“BAKANLIKLARIMIZIN MÜŞTEREK BİR ÇALIŞMA YAPIYOR”

Geçtiğimiz günlerde, Muharrem orucu vesilesiyle Ankara’da Hüseyin Gazi Vakfı Türbesi’nde canlarla bir araya gelip, hem Kerbela şehitlerimizi rahmetle yad ettik, hem de samimi bir muhabbet gerçekleştirdik. Bir süredir İçişleri ve Kültür Bakanlıklarımızın koordinasyonlarıyla milli birlik ve beraberlik çalışmaları yürütüyoruz. Ülkemizdeki bin 585 cemevinin tamamı ziyaret edilerek Alevi-Bektaşi vatandaşlarımızın toplam 8 bin 740 talebi belirlendi. Bu taleplerin 5 bin 600’ü hızla karşılandı. Diğer taleplerle ilgili olarak İçişleri, Kültür ve Adalet Bakanlarımız müşterek bir çalışma yapıyor, bu da yakında neticelenecektir.

“BU ÜLKENİN 85 MİLYON VATANDAŞININ TAMAMI, HİÇBİRİNDEN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİMİZ MÜMTAZ FERTLERİDİR”

Ayrıca, çeşitli illerimizde temeli atılan ve yapımı tamamlanan 8 cemevi ile ilgili toplu bir töreni de yakında gerçekleştireceğiz. Hep söylediğimiz gibi, bu ülkenin 85 milyon vatandaşının tamamı da Türkiye Cumhuriyeti devletinin birinci sınıf aynı hak ve imkanlara sahip hiçbirinden asla vazgeçmeyeceğimiz mümtaz fertleridir. Anadolu’daki bin yıllık varlığımızı hâlâ hazmedemeyenlerin her dönem olduğu gibi, bugün de milletimiz arasında ayrılık tohumları ekerek, vatanımızı parçalama niyetleri elbette vardır. Bunun için mezhep ve meşrep farklılıklarını körüklemekten, köken ve ideolojik kamplaşma fitnelerine kadar her türlü gayreti gösteriyorlar. Birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirme yönünde attığımız en küçük bir adıma bile tahammül edemeyenlerin aslında neyi amaçladıklarını, sufleyi nereden aldıklarını gayet iyi biliyoruz. Özellikle kimi Avrupa devletlerinin ülkemizdeki her kesim gibi, Alevi-Bektaşi vatandaşlarımız üzerinde oynamaya çalıştıkları kirli oyunu sizlerin de gördüğüne inanıyorum. Alevi-Bektaşi toplumunu İslam’dan kopartmaya çalışarak atılan ilk adımın devamı insanlarımızı birbirine düşman etmek olacaktır. Nitekim bu yönde sergilenen pek çok oyunun ve provokasyonun örneklerini her gün takip ediyoruz. Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, müştereklerimize daha sıkı sahip çıkarak, bu sinsi ve alçak oyunu hep birlikte bozacağız.”