Türkiye Şeker Fabrikaları, şeker fiyatını, mart ayında yaptığı yüzde 31’lik zammın ardından yüzde 67'ye varan oranda yeniden artırdı. Elazığ’da kahvehane işletmeciliği yapan esnaf, çaydan sonra şekere de zam yapılmasının hem vatandaşın zorlandığını hem de kendilerini şeker temininde sıkıntıya soktuğunu söyledi. Elazığ Kahveciler ve Kıraathaneciler Odası Başkanı Ferhat Evsen, "Şeker işinde büyük katakulli, ayak oyunlarını var. Bizler, şeker fabrikasının rantsal üyeleri değil, mağdur esnafıyız" dedi.

Türkiye Şeker Fabrikaları, şeker fiyatını, mart ayında yaptığı yüzde 31’lik zammın ardından yüzde 67'ye varan oranda yeniden artırdı. Elazığ’da kahvehane işletmeciliği yapan esnaf, çaydan sonra şekere de zam yapılmasının hem vatandaşın zorlandığını hem de kendilerini şeker temininde sıkıntıya soktuğunu söyledi. Elazığ Kahveciler ve Kıraathaneciler Odası Başkanı Ferhat Evsen, "Şeker işinde büyük katakulli, ayak oyunlarını var. Bizler, şeker fabrikasının rantsal üyeleri değil, mağdur esnafıyız" dedi.

Elazığ’da kahvehane işleten Sıddık Cideri, çay zammından sonra şeker zammının sektöre çok büyük bir darbe vurduğunu söyleyerek insanların 1,5 liraya içtiği çaya 2 lira vermek konusunda bile sıkıntı yaşayacaklarını söyledi.

"ESNAFA ÇAY VEREMEZ DURUMDAYIZ"

Sıddık Cideri, şöyle konuştu:

"Şeker konusunda şu an büyük bir sıkıntı yaşamaktayız. Şu an 1,5 liraya çay veriyoruz. Maalesef şekere yapılan yüzde 37 gibi, yüzde 67 gibi zamlar esnaf olarak bizi olumsuz etkiliyor. Bu konuda yetkililerin mutlaka bir el atmaları, bu konunun mutlaka güncellenmesi gerektiğini düşünüyorum, çünkü çok korkunç bir fiyat. Şu an esnafa çay veremez durumdayız. Neden; 1,5 liraya verdiğimiz çayı 2 lira yapacağız. Ama maalesef esnaf 'Ben 2 liraya çay içmem' diyor ama 1,5 liraya sattığımız zaman maliyet bizi kurtarmıyor. Şeker dışında çaya da ne kadar zam geldiği malumunuz. Yani mutlaka yetkililerin bu konuda bir güncelleme yapmalarını düşünüyorum. Temennim bu."

"GERÇEKTEN PERİŞAN OLMUŞUZ"

Yaklaşık 25 yıldır kahvecilik yapan Hakan Torcan ise şunları söyledi:

"Biz, çayı 2 liraya veriyorduk. Çay şu anda 2,5 ama şekerin 5 kilosu 240 lira olmuş. Gel de ekmek ye. Gerçekten perişan olduk. Tadı, bir anlamı, hiçbir şeyi kalmadı. Şeker bulmakta sıkıntı çekmiyoruz. Var ama adam istediği gibi satıyor, istediği gibi etiketi yapıştırıyorlar, istediği gibi etiketliyorlar. Mesela karşı markete bakıyorsun, hemen daha haberlerde zam şeyi geliyor, adam etiketi değiştiriyor. E sen bu ürünü zamlı aldığın zaman zamlı satabilirsin. Fakat zamlı almıyorsun, hemen etiketi yapıştırıyorlar. Böyle bir dünya yok. Gerçekten perişan olmuşuz. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Şimdi kalkıp çaya zam yapsak, vatandaş içemez. Şaştık kaldık. Ne yapacağımızı bilmiyoruz. Vatandaşın cebinde para kalmamış ki. Herkes perişan olmuş. Adam evine bir ekmek götüremiyor. Valla öyle garibanlar var ki evine ekmek götüremiyor.  Adamın kirası var, adam işsiz. Ortalık gerçekten perişan. Buna bir el atsınlar."

EYT'de çalışma sürüyor: İşte masadaki Avrupa formülü EYT'de çalışma sürüyor: İşte masadaki Avrupa formülü

"RANTSAL ÜYE DEĞİL, MAĞDUR ESNAFIZ"

Elazığ Kahveciler ve Kıraathaneciler Odası Başkanı Ferhat Evsen de şöyle konuştu:

"Şeker işinde büyük katakulli, ayak oyunlarını var. Bizler, şeker fabrikasının rantsal üyeleri değil, mağdur esnafıyız. Yalnız işi ticarete döken varsa üyelerimiz hakkını helal etmiyor. Dernekten kapasite raporu alan iş yeri aylık 160 torba şeker alıyorken ETSO'dan kapasite raporu alan ve en az dernekten kapasite raporu alan iş yerinden 10 kat fazla üretim yapan şirket 40 torba alabiliyor. Bu arada 550 TL'den 160 torba alan iş yeri, 750 TL'den 150 torbasını bizim gibi üretim yapmaya mecbur firmalara satıyorlar. Nasıl güzel rant değil mi?

"RANTIN DÖNDÜĞÜ SİSTEM KURMUŞLAR"

Bilindiği gibi şekere yüzde 67 bir zam yapıldı. Bu zammın esnafa yansıması, kapasite raporundaki esnafın mağduriyeti giderilmezse vatandaşa ve esnafa yansıması çok büyük sıkıntı olur. 10 kilo şekeri artık iş yerlerimizde 400-450 TL'ye kullanmak zorunda kalırız. Bu da esnafın resmen bitmesi demektir. Gelen zamla birlikte özel sektörde, şeker işinde çok büyük rantlar dönüyor. Vatandaşa yansımasının önüne geçmek için, devletimiz vatandaşa yansımasının önüne geçmek için fabrika çıkışlarında yükselmeye gitti. Şekerdeki rantın durması için Tarım Kredi Kooperatiflerine şekerin dağıtılması ve toptan satışta imalat sektöründe, iş yerinde kullanan esnafa şekerin verilmesi uygundur. Yalnız bu işin stokçuluğunu, rantçılığını yapan; kapasite raporu adı altında çok büyük rantların döndüğü bir sistem kurulmuştur. Yetkililere sesleniyoruz. Kimsenin fabrikadan 550 TL’ye aldığı şekeri vatandaşa bin TL yansıtma hakkı yoktur. İş yerinde şeker kullanan esnafa hayırlı işler, bol kazançlar diliyoruz. Yalnız bu, esnafımızın hakkına giren, vatandaşın hakkına giren, şeker işini ticarete döken bu insanlara sesleniyoruz. Esnafımızın ve vatandaşımızın hakkı sizlere helal değildir. Yazık. Devletimiz, en kötüsü dışarıdan ithalat yapsın. 400, 500, 600 tonla. Gelen ilk 400 bin ton, belli yere satıldı. Ama diğer satışlarla ithalat yapılsın. Ama dokuzuncu aya kadar sürecek bu rant bitsin. Yazık, insanlar mağdur, şeker bulamıyor. Düşük fiyat yazan yerlerde şeker yok. Yüksek fiyatlara da özel sektörler bu işi artık bir ranta çevirdiler. İnşallah bu rant biter. Esnafımızın mağduriyeti giderilir."

"ŞEKER FABRİKALARINI NİÇİN ÖZELLEŞTİRDİNİZ"

İYİ Parti Elazığ İl Başkanı Servet Gürgözeler de Elazığ’da ardı ardına ekmek, ulaşım ve şeker fiyatlarına yapılan zamları eleştirdi. Gürgözeler, son dönemde ardı ardına gelen yüksek oranlardaki zamların vatandaşı düşünmeden yapıldığını ve bunun yıllardan beri süregelen yanlış ekonomi yönetiminin neticesi olduğunu söyledi. Akaryakıt fiyatlarından dolayı Elazığ’da ulaşıma yapılan yaklaşık yüzde 50 oranındaki zam ile geçen günlerde 3 liradan satılan ekmeğin son zamla birlikte 4 lira olmasını da eleştiren Gürgözeler, şunları söyledi:

"Yapılan son zamlar, yıllardan beri ekonomideki yanlış gidişin neticesidir. Tabii siz mazot fiyatlarını artırırsanız, benzin fiyatlarını artırırsanız, denetim altında tutmazsanız, kontrol altında tutmazsanız neticeleri biletlere yansıyacaktır ve insanların da ceplerine yansıyacaktır. Şimdi otobüs biletlerine bakıyoruz, tam bilet 4 liradan 6 liraya çıkmış, aşağı yukarı yüzde 50 artmış. Bu zamlar yapılırken insanların ekonomik güçleri düşünülmeden yapılmış. İkincisi; ekmek bizim temel gıda maddemizden. Hele hele şeker. Uzun süredir şekerde aynı şeyler devam ediyor. Ekmek 3 liradan 4 liraya çıktı, daha da artacak. Belki bugünleri arayacağız. İkincisi; şekere yüzde 67 zam geldi. Peki madem böyle şeyler varsa pancar ekim alanlarını niçin sınırlandırdınız veya niye fabrikaları özelleştirdiniz, şeker fabrikaların özelleştirdiniz? Revizyona tabi tutup üretimimize devam ettireydiniz. Hem çiftçinin kârı olurdu hem vergi verilir devletin kârı olurdu. Niye bunlardan imtina ettiniz? Yani illa biz dışarıdan şeker kamışı şekeri mi alalım? Bunlar, az önce de dediğim gibi çarpık, ekonominin düzensiz ekonominin neticeleri. Temennimiz, inancımız, bunların zaman içerisinde düzelmesi noktasında."