ESMA TURAN

(MUĞLA) - Eğitim-Sen Muğla Şubesi, Ensar Vakfı eski Muğla Şube Başkanı Osman Raşit Işık’ın Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ne Dekan olarak atanmasına ilişkin açıklama yaptı. Şube Başkanı Nilüfer Enginsu, “Üniversitede adrese teslim kadro uygulaması var mıdır? Akraba kayırmacı kadro verilmekte midir? Adı taciz ve tecavüzlerle anılan Ensar vakfının başkanlığını yapmış birinin geleceğimiz olan çocuklarımızı emanet edeceğimiz öğretmenleri yetiştiren Eğitim fakültesine Dekan olarak atanması uygun mudur? Modernleşmenin ve aydınlanmanın öncüsü olmuş bu kurumların, liyakatsiz atamalarla tarikat ve cemaatlere teslim edilmesi kabullenilemez” dedi.

Ensar Vakfı eski Muğla Şube Başkanı Osman Raşit Işık, geçtiğimiz haftalarda Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ne Dekan olarak atandı. Işık’ın atanmasına öğrencilerden tepkiler gelirken bir tepki de Eğitim-Sen Muğla Şubesi’nden geldi. Eğitim-Sen Muğla Şubesi'nin Menteşe İlçesi’nde bulunan Sınırsızlık Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasına bazı siyasi parti temsilcileri de destek verdi.

Basın açıklamasını okuyan Şube Başkanı Nilüfer Enginsu, konuyla ilgili görüşmek için Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Turhan Kaçar’dan randevu talep ettiklerini ancak taleplerine bir dönüş olmadığını öne sürdü. Enginsu, şöyle konuştu:

“Siyasi iktidarın, YÖK’ün ve üniversite yönetimlerinin keyfi, hukuksuz ve siyasi saiklerle yürüttüğü politikalar neticesinde Türkiye’nin dört yanında üniversitelerin adı skandal haberlerle, haksız ve hukuksuz uygulamalarla anılır oldu. Üniversitelerimizde yıllarca emek vermiş öğretim elemanları, hak ettikleri kadrolara atanabilmek için yıllarca bekletiliyor. Profesörlüğü hak etmesine rağmen ataması yapılmayan ve kadro verilmeyen doçentler, doçentliği hak etmesine rağmen bırakın Dr. Öğretim üyesi kadrosuna atanmayı hala araştırma görevlisi olarak istihdam edilen akademisyenler bulunuyor. Akademik yetkinliğe ve liyakate değil, rektörlüğün, siyasi iktidarın, gerici dernek ve vakıfların, tarikatların istek ve inisiyatifine göre yapılan atamalar; akademinin ve akademisyenlerin baskı altında tutulması ve üniversitelerde yandaş kadrolaşma sonucunu doğurmuştur. Bunun bir örneği 1 Nisan Pazartesi günü Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde yaşandı. Muğla Ensar Vakfı Eski şube başkanı ve halen organik bağı olan Prof. Dr. Osman Raşit Işık, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanlığına atandı.

“ÜNİVERSİTE REKTÖRÜNDEN RANDEVU TALEP ETTİK DÖNÜŞ OLMADI”

Eğitim Fakültesinde ve genel olarak Muğla Sıtkı Koçman üniversitende 5-6 yıldır kadro bekleyen çok sayıda öğretim elemanı varken, Laik ve bilimsel eğitimle bağdaşmayan bir vakfın şube başkanlığını yapmış olan Osman Raşit Işık, sırf tarikat-cemaat bağlantısı nedeniyle şimdi de öğretmen yetiştirmek gibi yüce bir amacı olan eğitim fakültesinde dekanlık görevine atandı. Üstelik adı çocuk tacizleriyle gündeme gelen ve 'bir kereden bir şey olmaz diye savunulan' bu vakfın bir üyesinin, öğretmen yetiştiren bir kurumun başına dekan olarak atanması da akıl tutulmasıdır ve kabul edilemez bir durumdur. Eğitim Sen Muğla şubesi olarak Eğitim fakültesine adı taciz ve tecavüzlerle anılan Ensar Vakfına başkanlık yapmış birinin Dekan atamasının sakıncalarını anlatmak ve liyakati esas almadan akraba olduğu için atama yapılan var mıdır? Varsa bunlar kimdir? Diye sormak üzere Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi rektörü Turhan Kaçar’dan randevu talep ettik ancak talebimize bir dönüş olmadı. Şimdi sayın rektöre buradan soruyoruz.

“ÜNİVERSİTELERİN TARİKAT VE CEMAATLERE TESLİM EDİLMESİ KABULLENİLEMEZ”

Üniversitede adrese teslim kadro uygulaması var mıdır? Akraba kayırmacı kadro verilmekte midir? Adı taciz ve tecavüzlerle anılan Ensar vakfının başkanlığını yapmış birinin geleceğimiz olan çocuklarımızı emanet edeceğimiz öğretmenleri yetiştiren Eğitim fakültesine Dekan olarak atanması uygun mudur? Üniversiteler dogmayı reddeden, bilimi, sanatı ve felsefeyi temel alan, eleştirinin ve düşünce özgürlüğünün merkezi olması gereken kurumlardır. Modernleşmenin ve aydınlanmanın öncüsü olmuş bu kurumların, liyakatsiz atamalarla tarikat ve cemaatlere teslim edilmesi kabullenilemez. Muğla halkının katkı sunduğu üniversitemizi itibarsızlaştıran, bilim emekçilerinin katkılarını yok sayan, iş barışına engel olan ve çalışanlarının motivasyonunu olumsuz etkileyen, üniversitenin şehirle bağını koparan bu keyfi atamalar hepimizi derinden üzmektedir. Eğitim Sen olarak Sıtkı Koçman üniversitesinde yaşanan laik bilimsel eğitime aykırı bu liyakatsız, akraba kayırmacı atamaların takipçisi olacağız. Özgür düşüncenin, eleştirel aklın üzerine çöreklenen bu karanlığın son bulması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi ilan ediyor; insan, toplum, doğa yararına üniversite, demokratik bir ülke ve eşit, özgür bir yaşam için herkesi birlikte mücadeleye çağırıyoruz.”