Düzce Belediyesi, “Selden etkilenen Üçyol köyüne üç gün sonra müdahale edildiği” yönündeki haberle ilgili; “Belediye sınırlarının sadece şehir merkezini içine almasına rağmen, vatandaşlarımızın can ve mal emanetini koruyabilme adına Belediye Başkanı Faruk Özlü, olayı duyduktan beş saat sonra, günün aydınlanmasını bekleyerek, yaklaşık sabah saat 05’te su baskınının olduğu Üçyol Köyü’ne intikal etmiş ve mahsur kalan hayvanların kurtarılması için çalışmayı bizzat koordine etmiştir” açıklamasını yaptı.

Temmuz ayı enflasyon rakamları açıklandı... TÜİK'e göre yıllık yüzde 79,60 olan enflasyon ENAG'a göre yüzde 176,04! Temmuz ayı enflasyon rakamları açıklandı... TÜİK'e göre yıllık yüzde 79,60 olan enflasyon ENAG'a göre yüzde 176,04!

Düzce Belediyesi, “Selden etkilenen Üçyol köyüne üç gün sonra müdahale edildiği” yönündeki haberle ilgili; “Belediye sınırlarının sadece şehir merkezini içine almasına rağmen, vatandaşlarımızın can ve mal emanetini koruyabilme adına Belediye Başkanı Faruk Özlü, olayı duyduktan beş saat sonra, günün aydınlanmasını bekleyerek, yaklaşık sabah saat 05’te su baskınının olduğu Üçyol Köyü’ne intikal etmiş ve mahsur kalan hayvanların kurtarılması için çalışmayı bizzat koordine etmiştir” açıklamasını yaptı.

Düzce Belediye Başkanlığı, “Sel baskınından etkilenen Üçyol köyüne, selden üç gün sonra müdahale edildiği” yönündeki haberler üzerine yazılı bir açıklama yaptı. Açıklama şöyle:

“Haberde konu edilen, Belediye Başkanı’nın üç gün sonra, CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’un devreye girerek baskısı neticesinde selde mahsur kalan hayvanlara müdahale edildiği yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.

27 Haziran’da başlayan yoğun yağış nedeniyle 28 Haziran günü, Düzce’ye bağlı, Üçyol Köyü’nde Melen çayının taşması sonucu oluşan su baskınında köylülerin AFAD ve Jandarma’ya ulaşması neticesinde mahsur kalan insanların kurtarılması için bölgeye AFAD ve Jandarma ekipleri ulaşmış ve mahsur kalan vatandaşlar kurtarılmıştır.

Köylülerin, yağışın yine şiddetle devam etmesi neticesinde, merada mahsur kalan hayvanlarını kurtarmak için tekrar su baskınının bulunduğu bölgeye gittikleri, hayvanlarını kurtaramadan yeniden mahsur kalmaları üzerine tekrar AFAD ve Jandarma ekiplerine ulaştıkları, bunun üzerine ekiplerin tekrar köye giderek vatandaşları kurtarma çalışması yaptığı, hem bölge Jandarma ve AFAD yetkilileri, hem köy muhtarı, hem de hayvan sahipleri tarafından ifade edilmiştir. Aynı bölgede ikinci kez mahsur kalan vatandaşların kurtarılmasının ardından, gece saatlerinde de, su altında kalan mera bölgesinde çok sayıda büyükbaş hayvanın da mahsur kaldığı bilgisi belediyemize ulaşmıştır. Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, kendisine gelen bilgiyi köy muhtarını arayarak teyit etmiş ve gece saatlerinde müdahale yapılamayacağı için sabah erken saatlerinde köyde olacakları bilgisini vermiştir.

Bu süreçte, vatandaşların AFAD ve Jandarma ile temasları ilk andan itibaren devam etmiş, mevzuat kaynaklı, belediye sınırlarının sadece şehir merkezini içine almasına rağmen, vatandaşlarımızın can ve mal emanetini koruyabilme adına, Belediye Başkanı Faruk Özlü, olayı duyduktan beş saat sonra, günün aydınlanmasını bekleyerek, yaklaşık sabah saat 05’te su baskınının olduğu Üçyol Köyü’ne intikal etmiş ve mahsur kalan hayvanların kurtarılması için çalışmayı bizzat koordine etmiştir.

Habere konu iddialarda bulunan vatandaşın, hayvanların kurtarılmasından sonraki bir zaman diliminde ANKA haber ajansına ulaşarak, olayı kendi penceresinden ve tamamen insani bir çalışmayı kötüleme amacı taşıyan iddiaları aktardığı anlaşılmaktadır. Zira, ne vatandaşların kurtarılması, ne de mahsur kalan hayvanlara ulaşılması sürecinde CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç’un, çalışmaları bizzat yürüten Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü’ye, doğrudan ya da dolaylı yoldan ulaşarak yönlendirmesi söz konusu değildir.

Belediye çalışma prensibi olarak; belediyemize ulaşan her türlü ihbarı değerlendirilmekte, olayın ciddiyeti ve büyüklüğüne bağlı olarak Belediye Başkanı Faruk Özlü ve sıralı olarak yetkililere haber verilmektedir. Birçok vatandaşımızın doğrudan hem mal, hem can güvenliği bakımından etkilendiği böylesine büyük bir olayın, bir başka partinin ya da kişinin uyarı, baskı ya da müdahalesiyle hareket edilebilecek bir ciddiyetsizlikle ele alınması düşünülemez.