Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na dayanışma ziyaretinde bulundu. İmamoğlu hakkında hapis ve siyasi karar çıktığında da Saraçhane'ye gittiklerini belirten Çerkezoğlu, "Bu yaşananlar asla kabul edilebilir değil" dedi. İmamoğlu da iktidar kanadının gözü kara bir şekilde, ‘her yol mubahtır, her şeyi yaparız kişisel iktidarımız için’ anlayışıyla hareket ettiğini ifade ederek, "Ama inançla söylüyorum ki milletin nabzı öyle atmıyor. Milletin inancı başka yönde. Hem haksızlığa karşı duruş kabiliyeti, kapasitesi yüksek bir milletimiz var hem de demokrasiyi arzulayan bir kitlemiz var” diye konuştu.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na dayanışma ziyaretinde bulundu. İmamoğlu hakkında hapis ve siyasi karar çıktığında da Saraçhane'ye gittiklerini belirten Çerkezoğlu, "Bu yaşananlar asla kabul edilebilir değil" dedi. İmamoğlu da iktidar kanadının gözü kara bir şekilde, ‘her yol mubahtır, her şeyi yaparız kişisel iktidarımız için’ anlayışıyla hareket ettiğini ifade ederek, "Ama inançla söylüyorum ki milletin nabzı öyle atmıyor. Milletin inancı başka yönde. Hem haksızlığa karşı duruş kabiliyeti, kapasitesi yüksek bir milletimiz var hem de demokrasiyi arzulayan bir kitlemiz var” diye konuştu.

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve beraberindeki heyet, yerel mahkemece hakkında hapis ve siyasi yasak kararı verilen İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na bugün destek ziyaretinde bulundu. İmamoğlu, DİSK heyetini, Sarıyer Emirgan Korusu’ndaki Beyaz Köşk’te ağırladı. DİSK Başkanı Çerkezoğlu ve heyetinin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren İmamoğlu şunları söyledi:

"MİLLETİN İRADESİNE DÖNÜK BİR MÜDAHALE SÖZ KONUSU: Bu mesele her ne kadar bir kişiye yapılan adaletsizlik gibi gözükse de arkadan milletin iradesine dönük bir müdahale söz konusu. Ülkemiz, bu süreçten çok sıkıntı yaşıyor. Özellikle yaklaşık son 10 yıldır bu sorunlar gittikçe de tırmanıyor. Adaletsizlik, özgürlüklere müdahale, insanların düşüncelerini baskılama ve buna dönük yol ve yöntemlerin bugünün, hükümetin bir metodu haline gelmesi… Tabii bu çok akılcı bir direniş, akılcı bir iş birliği ile sonlandırılabilecek bir durum.

İNANÇLA SÖYLÜYORUM Kİ MİLLETİN NABZI ÖYLE ATMIYOR: Türkiye'nin en büyük şansı, buna hazır bir tabanı var. Böyle bir tabanı olduğunun gerçekliğini İstanbul seçimleri de bence somutlaştırdı. Kâğıt üstünde olup olmadığı konusunda belki tereddütlerimiz var ise de bu somutlaştırdı. Buraya da müdahale etmeleri, aslında ne kadar gözü kara, ‘Her yol mubahtır, her şeyi yaparız kişisel iktidarımız için’ demenin bir başka boyutu, modeli. Ama inançla söylüyorum ki milletin nabzı öyle atmıyor. Milletin inancı başka yönde. Hem haksızlığa karşı duruş kabiliyeti, kapasitesi yüksek bir milletimiz var hem de demokrasiyi arzulayan bir kitlemiz var. Siyasetin detaylarında ayrışabiliriz, insanlarımızla farklı düşünebiliriz -ki bu da ayrı bir zenginliktir- ama esasında, temelinde hak ve özgürlükler ve demokrasi temelinde buluştuğumuz taban oldukça yüksek.

ÖNÜMÜZDE BÜYÜK BİR DÖNÜŞÜM TAKVİMİ VAR: Bize bugün yaşattıkları şey, aslında mücadelemizin daha da büyümesine fırsat veriyor. Bu aşamaların olması hem tehdide dönük tespitimizi daha da sağlamlaştırıyor hem de bizim daha tedbirli bir toplum ve daha sonuca ulaşmak konusunda iş birliğini yukarıya taşımakla ilgili biraz daha silkelenmemiz anlamına geliyor. Bizim, bunu toplumun her katmanına aktarmak gibi bir sorumluluğumuz var. İşimizi yaparken, işimizi ihmal etmezken bir yandan da hem bizler hem sizin gibi ülkemizin kıymetli kurumlarıyla birlikte, bunu mümkün olduğu kadar Türkiye'nin her yerine aktarmak, anlatmak ve hissettirmemiz gerekiyor. Önümüzde büyük bir dönüşüm takvimi var. Bunu sağlamalıyız ki ondan sonra esas mücadele başlasın ve demokratikleşme konusunda en üst adımları birlikte atabilirim. Belki de bu bahsettiğimiz iyileşme, bu mücadele, bu ülkede en fazla emek grubunu mutlu edecek, emekçi grubunu mutlu edecek, emek mücadelesi veren insanları mutlu edecek. Bu bakımdan iş birliğimiz, dayanışmamız hep yüksek olsun.”

ÇERKEZOĞLU: İLK KARAR ÇIKTIĞINDA BİZ DE SARAÇHANEDEYDİK

DİSK Başkanı Çerkezoğlu da şöyle konuştu:

"Tabii geçmiş olsun demek istemiyorum ama ne yazık ki Türkiye'de yaşadığımız süreçler böyle. O gün, ilk karar çıktığında biz de Saraçhane’deydik. DİSK, her zaman demokrasiden yana olmuş, demokrasiye sahip çıkmış, bu ülkeye sahip çıkmış bir sendika, konfederasyon. Geçmişte, seçim dönemlerinde yaşadığımız süreçlerde tutumumuzu net olarak ortaya koymuştuk. Size mazbata verilmemesi, daha sonra seçimin yenilenmesi süreci döneminde de İstanbul halkının iradesine, bütün Türkiye halkının, 85 milyonun iradesine hep birlikte sahip çıkmaya devam edeceğiz.

Bursa Karacabey'de korkutan yangın! Bursa Karacabey'de korkutan yangın!

"BU YAŞANANLAR ASLA KABUL EDİLEBİLİR DEĞİL"

Bu yaşananlar asla kabul edilebilir değil. DİSK açısından da her zaman demokrasiden yana olmuş bir örgüt olarak da özellikle genel merkezi İstanbul’da olan tek konfederasyon olarak da aynı zamanda her zaman sizin yanınızdayız. Ve hem İstanbul için hem Türkiye için, bütün Türkiye işçi sınıfı için mücadeleye yan yana, omuz omuza devam edeceğiz.

DİSK’in kuruluş adımları, İBB’nin ana yerleşkesinin de bulunduğu Saraçhane’de atıldı. Bunlara hep beraber sahip çıkacağız. Dayanışma içerisinde olacağız. Türkiye, her yönüyle zor bir süreçten geçiyor. Bu süreçte hepimiz, yerel yönetimler olarak başta İBB olarak sizler, bizim sendikalar olarak, siyasi partilerden kitle örgütlerine kadar herkes, hep birlikte demokrasiye ve özellikle de ikinci yüzyılına girdiğimiz Cumhuriyet’imize sahip çıkmak ve Cumhuriyet’i de gerçek anlamıyla buluşturmak gibi bir tarihsel görevimiz var. Biz DİSK olarak, bu çerçevede mücadelemize devam ediyoruz. Ve özellikle sizin yaşadığınız bu süreçte de DİSK’in dayanışma duygularını bir kez daha ifade etmek istiyoruz.”