Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şahinalp, “Cumhurbaşkanının görev süresini 7 yıl olarak belirledik. Bizler Cumhurbaşkanı’nın hem toplumun farklı kesimleri hem de Meclis'teki partiler arasındaki tarafsızlığını tam anlamıyla sağlayabilmesini amaçlıyoruz. Bu nedenle cumhurbaşkanının yalnızca bir dönem için seçilmesi kuralını getirdik. Cumhurbaşkanı seçilen kişinin varsa partisiyle ilişkiyi kesilecek ve görevi sona eren cumhurbaşkanı aktif siyasete bir daha dönemeyecektir” dedi.

Haber: EDDA SÖNMEZ- Kamera: ADEM KARABAYIR  

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şahinalp, “Cumhurbaşkanının görev süresini 7 yıl olarak belirledik. Bizler Cumhurbaşkanı’nın hem toplumun farklı kesimleri hem de Meclis'teki partiler arasındaki tarafsızlığını tam anlamıyla sağlayabilmesini amaçlıyoruz. Bu nedenle cumhurbaşkanının yalnızca bir dönem için seçilmesi kuralını getirdik. Cumhurbaşkanı seçilen kişinin varsa partisiyle ilişkiyi kesilecek ve görevi sona eren cumhurbaşkanı aktif siyasete bir daha dönemeyecektir” dedi.

Kartal Kent Kültürü ve Demokrasi Derneği, İstanbul Kartal’da ‘Neden güçlendirilmiş parlamenter sistem?’ başlıklı bir panel düzenledi. Ece Güner Toprak'ın moderatörlüğündeki panelenin ilk oturumunda CHP Genel Başkan Yardımcısı Muarrem Erkek, DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu ve Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şahinalp katıldı.

Panelde konuşan Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Şahinalp, güçlendirilmiş parlamenter sisteminde Cumhurbaşkanı'nın ve bakanlar kurulunun yapısı, bakanların görevlendirilmesi ve OHAL ilan etme yetkisinin nasıl olması gerektiğine dair partisinin görüşlerini şöyle aktardı:

“CUMHURBAŞKANLIĞI TARAFSIZ VE PARTİLER ÜSTÜ BİR YAPIYA KAVUŞTURULACAKTIR: Yarının Türkiye'sini inşa etmek için hazırladığımız, güçlendirilmiş parlamenter sistemde kuvvetler ayrılığı ilkesine ve etkin denge ve denetleme mekanizmalarına dayanan bir hükümet sistemi amaçlıyoruz. Öngördüğümüz bu sistemde millet iradesinin üstünlüğünü esas alan etkili ve katılımcı bir yasama organının yanında istikrarlı ve hesap verebilir bir yürütme organı oluşturacağız. Güçlendirilmiş parlamenter sistemde yürütme organı devletin ve milletin birliğini temsil eden tarafsız siyasi sorumluluğu olmayan bir cumhurbaşkanı ile yürütmenin asıl yetkili ve sorumlu kanadı olan yasama organının kendi içinden çıkan ve meclise karşı siyasi sorumluluğu bulunan bir bakanlar kurulundan müteşekkir olacaktır. Bu sayede cumhurbaşkanı kendisinden beklenen uzlaştırıcı hakem rolünü üstlenebilecek Cumhurbaşkanlığı devletin ve milletin birliğini temsil etmesi amacıyla tarafsız ve partiler üstü bir yapıya kavuşturulacaktır.

CUMHURBAŞKANI'NIN GÖREV SÜRESİNİ 7 YIL OLARAK BELİRLEDİK: Güçlendirilmiş parlamenter sistemde cumhurbaşkanlığı makamının niteliğini, süresini, görev ve yetkilerini şu şekilde düzenledik: Cumhurbaşkanı ile Meclis'in görev sürelerinin ayrıştırılması amacıyla cumhurbaşkanının görev süresini 7 yıl olarak belirledik. Bizler cumhurbaşkanının hem toplumun farklı kesimleri hem de Meclis'teki partiler arasındaki tarafsızlığını tam anlamıyla sağlayabilmesini amaçlıyoruz. Bu nedenle cumhurbaşkanının yalnızca bir dönem için seçilmesi kuralını getirdik. Güçlendirilmiş parlamenter sistemde Cumhurbaşkanlığı makamını milletin ve devletin birliğini temsil eden tarafsız bir makam olarak düzenleyeceğiz. Bu noktada Cumhurbaşkanı seçilen kişinin varsa partisiyle ilişkiyi kesilecek ve görevi sona eren cumhurbaşkanı aktif siyasete bir daha dönemeyecektir.

CUMHURBAŞKANLIĞI TEMSİLİ GÖREV VE YETKİLERE SAHİP BİR MAKAM OLARAK DÜZENLENECEK: Devletin başı sıfatını taşıyan Cumhurbaşkanlığı temsili görev ve yetkilere sahip bir makam olarak düzenlenecektir. Yürütmeye dair icrai yetkiler ise Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne. Karşı siyasi sorumluluğu olan başbakan ve bakanlardan oluşan Bakanlar Kurulu tarafından kullanılacaktır. Cumhurbaşkanı'nın istisnai nitelikte olan tek başına yapacağı işlemleri ise anayasada ayrıntılı olarak düzenleyeceğiz. Cumhurbaşkanının izah ettiğim şekilde icrai bir yetkiye sahip olmamasına uygun olarak göreviyle ilgili siyasi sorumsuzluğu esas alınacaktır.

CUMHURBAŞKANI MECLİSTE EN ÇOK MİLLETVEKİLİNE SAHİP PARTİYE HÜKÜMETİ KURMA GÖREVİ VERECEKTİR: Güçlendirilmiş parlamenter sistemde öngördüğümüz bakanlar kurulunun yapısını ise şöyle öngördük: Başbakan, parlamenter sistem gelenek ve ilkelerine uygun olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri tarafından belirlenecektir. Başbakanın belirlenmesi bakımından Cumhurbaşkanı Meclis'te en çok milletvekiline sahip partiye hükümeti kurma görevi verecektir. Hükümetin Anayasa'da ön görülen süre zarfında kurulamaması halinde bu görev, milletvekili sayısıyla doğru orantılı olarak diğer partilere sırasıyla verilecektir.

BAŞBAKAN VE BAKANLAR, TBMM'YE KARŞI HEM BİREYSEL HEM DE KOLEKTİF OLARAK SORUMLU TUTULACAK: Bakanlar, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya ihtiyaç duyulduğu takdirde milletvekili seçilme yeterliliğine sahip kişiler arasından başbakan tarafından atanacaktır. Bakanlar Kurulu başkanla toplanacaktır. Yetkide ve sorumlulukta paralellik ilkesi gereği Başbakan ve Bakanlar Kurulu meclise karşı sorumlu olacaktır. Buna göre başbakan ve bakanlar Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne karşı hem bireysel hem de kolektif olarak sorumlu tutulacaklardır.

HÜKÜMET KURULMASINDA BASİT, DÜŞÜRÜLMESİNDE SALT ÇOĞUNLUK ARANACAK: Bu noktada getirdiğimiz çok önemli bir yenilikten de bahsetmek istiyorum. Hükümetin kurulmasını kolaylaştırmak amacıyla hükümet kurulmasında basit çoğunluk, düşürülmesinde ise TBMM üye tam sayısının salt çoğunluğu esas alınacaktır. Güçlendirilmiş parlamenter sistemde hükümete istikrar kazandırmak amacıyla sistemde gensoru ile yapıcı güvensizlik oyu birleştirilecektir. Hükümetin düşürülmesi, yeni hükümetin TBMM'nin üye tam sayısının salt çoğunluğuyla seçilmesi şartına bağlı olacaktır. Böylece bir yandan hükümetin düşürülmesi zorlaştırılırken diğer yandan olası hükümet krizleri de önlenmiş olacaktır. Güçlendirilmiş parlamenter sistemde yeni hükümetin kurulması güvence altına alınmadan, mevcut hükümet düşürülemeyecektir.

METEOROLOJİ UYARDI: İÇ ANADOLU'NUN KUZEYİNDE VE BATI KARADENİZ’İN İÇ KESİMLERİNDE KUVVETLİ YAĞIŞ BEKLENİYOR METEOROLOJİ UYARDI: İÇ ANADOLU'NUN KUZEYİNDE VE BATI KARADENİZ’İN İÇ KESİMLERİNDE KUVVETLİ YAĞIŞ BEKLENİYOR

CUMHURBAŞKANININ YA DA BAKANLAR KURULU'NUN TEK BAŞINA OHAL İLAN ETME YETKİSİ OLMAYACAK: Yürütme başlığı altında ele aldığımız bir diğer konu ise olağanüstü hal yönetimidir. Buna göre güçlendirilmiş parlamenter sistemde Cumhurbaşkanının ya da Bakanlar Kurulu'nun tek başına OHAL ilan etme yetkisi olmayacaktır. Olağanüstü hal ilan etme yetkisi Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu'na ait olacaktır. Bu yetki TBMM'nin onayına tabi tutulacaktır.

OHAL KHK'LERİNE HUKUK SİSTEMİMİZDE YER VERİLMEYECEKTİR: Olağanüstü hal rejiminin istisnai niteliğinin bir gereği olarak OHAL için öngörülen süreler kısaltılacaktır. Olağanüstü hal rejiminin keyfi bir yönetime dönüşmesine engel olmak amacıyla olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamelerine hukuk sistemimizde yer verilmeyecektir. Bu kapsamda olağanüstü halin hukuk devletinin güvenceleri çerçevesinde sürdürülmesini sağlamak üzere olağanüstü hal kanununda gerekli düzenlemeler yapılacaktır.”