Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak için 27 Mayıs 1995’ten bu yana sürdürdükleri adalet arayışlarının 900’üncü haftasında Galatasaray Meydanı’na yapmak istedikleri eyleme yönelik polis müdahalesi için suç duyurusunda bulundu.

FAHRETTİN ÖZTÜRK

AHMET AKIN: "AKP’NİN DESTEĞİ İLE ENERJİ ALANINA GİREN ŞİRKETLERİN SEKTÖRÜN BATMASININ ARDINDAN KAÇMAYA BAŞLADIĞI ANLAŞILIYOR" AHMET AKIN: "AKP’NİN DESTEĞİ İLE ENERJİ ALANINA GİREN ŞİRKETLERİN SEKTÖRÜN BATMASININ ARDINDAN KAÇMAYA BAŞLADIĞI ANLAŞILIYOR"

Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak için 27 Mayıs 1995’ten bu yana sürdürdükleri adalet arayışlarının 900’üncü haftasında Galatasaray Meydanı’na yapmak istedikleri eyleme yönelik polis müdahalesi için suç duyurusunda bulundu.

Beyoğlu’nda buluşarak düzenledikleri oturma eyleminin 900’üncü haftasında Galatasaray Meydanı’na karanfil bırakmak ve basın açıklaması yapmak isteyen Cumartesi Anneleri'ne polis müdahale etmiş ve yaklaşık 20 kişi gözaltına alınmıştı. Cumartesi Anneleri, bugün Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi'ne gelerek kendilerine müdahale eden polis memurları ve yasaklama kararını veren yetkililer hakkında suç duyurunda bulundu.

“ANAYASAL HAKLARIMIZA RAĞMEN İFADE ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ ENGELLENDİ”

Suç duyurusunun ardından adliye önünde açıklama yapıldı. Açıklamada söz alan İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi avukatı Gülseren Yoleri, şöyle konuştu:

“900 haftadır ısrarla sürdürdüğümüz bu mücadele, maalesef 900’üncü haftada da engelle karşılaştı. Anayasal haklarımıza rağmen, uluslararası sözleşmelerden doğan haklarımıza rağmen, Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına rağmen barışçıl toplanma hakkımız, ifade özgürlüğümüz bir kere daha engellendi. Biz, bugün özellikle bu hukuk dışı engellemelere, yasaklamalara ve gözaltı uygulamalarına dair suç duyurusunda bulunduk. Savcıları göreve davet ettik. Savcıların bu işlenen suçlarla ilgili soruşturma açmasını ve bu hukuksuz uygulamaları durdurmasını istedik.”

“SON KAYBIMIZ BULUNANA KADAR VAZGEÇMEYECEĞİZ”

Avukat Yoleri’den sonra söz alan gözaltında kaybedilen Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak da “Biz, kayıp yakınları olarak 27 Mayıs 1995’ten bu yana sürdürdüğümüz hakikat ve adalet mücadelesinde her zaman gerçeği bilme, sevdiklerimize ulaşma ve adaletin sağlanması talebinde bulunduk. Bu talepler bizim anayasal haklarımızdır. Her zaman önümüze hukuka aykırı olarak şiddeti çıkaranlara karşı suç duyurunda bulunarak cevap verdik. Bugün buradayız. Anayasal haklarımızı, hakikati, adaleti aramaya devam edeceğiz. Son kaybımız bulunana kadar vazgeçmeyeceğiz” dedi. 

“SOYLU ANNELERE ÇADIR KURUYOR YA BEKLERİM Kİ BİZE DE ÇADIR KURULSUN”

Gözaltına alındığı 23 Şubat 1995’ten bu yana kayıp olan 19 yaşındaki Murat Yıldız’ın annesi Hanife Yıldız da şunları söyledi:

"27 yıl önce, adalete güvenimden dolayı, -bunu üzülerek söylüyorum- oğlumu karakola, koluna girerek kendim götürdüm ve o karakoldan çıkaramadım. Şimdi ise 27 yıldır bu eyleme devam ediyorum ve gözaltına alınıyorum. Beni kolumdan tutup gözaltına alıyorsunuz ya keşke kolumdan tutarak, ‘Gel oğlunun mezarı burada’ diyerek götürseniz. Adalet ve Kalkınma Partisi; adaletini göremedik ama kalkınmaları çok oldu, kim kalkındı biz göremedik. Soylu annelere çadır kuruyor ya ben beklerim ki bir çadır da bize Galatasaray Meydanı’nda kurulsun, biz de orada hakkımızı arayalım.”