CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye aleyhine verdiği tazminat kararları ile ilgili “Bunları halkın vergisi ile biz niye ödeyelim. Kabinede çok zengin bakanlar var, cumhurbaşkanı da zengin, bu da sizin kusurunuz, bir zahmet bu parayı aranızda toplayın ödeyin” dedi. 

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin Türkiye aleyhine verdiği tazminat kararları ile ilgili “Bunları halkın vergisi ile biz niye ödeyelim. Kabinede çok zengin bakanlar var, cumhurbaşkanı da zengin, bu da sizin kusurunuz, bir zahmet bu parayı aranızda toplayın ödeyin” dedi. 

İSTANBUL'DA BİR BABANIN 3 ÇOCUĞUNU ÖLDÜRÜP İNTİHAR ETMESİYLE İLGİLİ YAYIN YASAĞI GETİRİLDİ İSTANBUL'DA BİR BABANIN 3 ÇOCUĞUNU ÖLDÜRÜP İNTİHAR ETMESİYLE İLGİLİ YAYIN YASAĞI GETİRİLDİ

TBMM Genel Kurulu’nda TBMM, Adalet Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi, Sayıştay, Danıştay ve Yargıtay 2021 Yılı Kesin Hesap Kanun Teklifleri ve 2023 Yılı Bütçe Kanun Teklifleri görüşülüyor. Genel Kurul’da söz alan CHP’li milletvekilleri adalet eleştirisinde bulundu.

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, TBMM’deki kadrolarında “adaletsizlik” olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“Bu Mecliste aynı işi yapan, aynı kapıdan giren, aynı havayı teneffüs eden 3 tane personel çeşidi var; 4/A'lı var -kendi içinde 2 tane 4/A var- 4B'li var, 4/D'li var. Ya, Allah'tan korkun, özlük hakları farklı, maaşları farklı, mesaileri farklı, amirleri farklı ama hepsi de aynı işi yapıyor. Bu olacak iş mi? Burada, biz, baktığımız zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi de gerçekten liyakatine uygun bir vaziyette yönetilemiyor. Eğer, ben Meclis Başkanı olsam, Allah o izni verse -inşallah milletin takdiriyle ve AK Partili arkadaşların verecekleri destekle birlikte Meclis Başkanı olduğumuz zaman- gerçekten çok iyi bir Meclis Başkanı ve Meclisi de çok iyi de yönetmiş oluruz Sayın Başkanım.”

“CUMHURBAŞKANI DA ZENGİN, ARANIZDA TOPLAYIN ÖDEYİN”

CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, “Bu iktidar sadece Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymamak, hukuka uymamak, insan haklarına uygun kararlar çıkmadığı için milletin vergisinden sadece bu yüzden 1 milyar lira verdik. Bu sene de ne kadar vereceğimiz belli değil. Buna kim sebebiyet verdi, hükümet sebebiyet verdi. Hakkaniyet, adalet ne olmalı? Ya bunları halkın vergisi ile biz niye ödeyelim. Kabine de çok zengin bakanlar var, cumhurbaşkanı da zengin, bu da sizin kusurunuz, bir zahmet bu parayı aranızda toplayın ödeyin” diye konuştu.   

“NAZİ” BENZETMESİ YAPTI

CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, yargının iktidarın sopası haline gelmeye başladığını kaydederek, “Ucube sistemle birlikte saraydaki zat yüksek yargıyı direk olarak belirleyerek, yargıyı saraydakinin gözünün içine bakar hale getirdi. Adeta bugünler Nazi dönemin hatırlatmaktadır. Nazi döneminde de o günkü yargıçlara ‘Karar vermeden önce Führer nasıl karar verirdi diye sorun öne göre kararınızı verin’ denmekteydi, bugün de aynı noktadayız, yine yargıçlar özellikle kritik davalar da ‘Acaba saray ne istiyor, sarayın avukatları bu davada müdahil mi, farklı bir karar verirsem bir yere sürülür müyüm?’ diye korku içindeler” dedi.

“MAHKUMUN AĞZINDA DİŞ KALMADI”

CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, cezaevlerindeki sorunlara değinerek, “Yıllardır diş hekimi yok diyoruz, mahkumun ağzında diş kalmadı. Sağlığa erişilmiyor diyoruz, mahkum hastalıktan bir türlü kurtulamadı. İaşe bedelleri düşük dedik, mahkumun midesi sırtına yapıştı açlıktan. Yıllardır sevkler yapılmıyor diyoruz, mahkum ailesinin yüzüne hasret kaldı. Elektrik faturası hala ticarethane olarak ödüyorlar dedik, geçen ay dediler ki çözüyoruz, aradım EPDK Başkanı ile görüştüm, başkanın bu işten haberi dahi yok. Çözme filan yok ortada. 100 kez söyledim, bir daha söyleyeceğim. Kantinler pahalı, kitap sınırlamaları işkence haline dönmüş, görüş süreleri yetersiz, kelepçeli muayene insanlık dışı, sürgün niteliğinde sevkler hala yaşanıyor, personelin iş yükü de hala çok ağır” diye anlatı.

“12 EYLÜL ASKERİ DARBESİNİN ÜRÜNÜ BUNLAR”

CHP Antalya Milletvekili Rafet Zeybek, CHP iktidarında yapılacakları “Hakimler ve Savcılar Kurulu’nu ayıracağız. 12 Eylül askeri darbesinin ürünü bunlar. Adalet Bakanı Yardımcısı hakimler kurulundan çıkarılacak, savcılar kurulunda olacak. İddia ve savunma makamını eşitleyeceğiz. Cumhuriyet savcılarını kürsüden indireceğiz. Avukatlarla aynı sırada oturacaklar. Hakimler ve savcıların coğrafi teminatını sağlayacağız. Beğenmediğimiz karar verdiği diye ertesi gün bir hakim sürülmeyecek bu ülkede” diye açıkladı.

CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, “20 yıllık AKP iktidarında adalet olmadığı için yurttaşlarımız uğradığı zulmü anlatmak için 5 dakika yeterli olmayacaktır” diye söze başlayarak, hakimlik ve savcılık sınavlarında yaşanan “hukuksuzluklar” olduğunu “Partili bir mahkeme kurarken, çok başarılı öğrenciler vardı. Yazılı sınavın 13’üncüsü, 94 puan almış. Bu çocukları sudan sebeplerle hakimlik sınavlarında elendiniz” diye ileri sürdü.

“SİZ ARTIK HUKUK DEVLETİNİN BAKANI DEĞİLSİNİZ”

CHP İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’a “Siz artık hukuk devletinin bir bakanı değilsiniz. Sizin düzeninizde hukuki istikrar, güvenlik ilkesi yok. Sizin düzeninizde vatandaş sabah kalktığında başına ne geleceğini bilmiyor Sayın Bakan. O yüzden ben sizinle burada bir demokratik rejimin bakanı gibi nasıl konuşayım? Milletimi mi aldatayım? Siz can ve mal güvenliğinden sorumlusunuz bu yurttaşların. Anayasal teminat altında yaşamlarını sürdürmesinden mesulsünüz. Bir zincir marketin yönetim kurulu üyesi günlerdir aşağılanıyor, tehdit ediliyor, başına ne geleceğini kimse bilmiyor, millet tehditte sıraya girmiş, siz başka bir dünyanın bakanı gibi duruyorsunuz” dedi.

“PİNOKYO TÜİK HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDUNUZ MU?”

CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Sayıştay bütçesi üzerine konuşarak, “Mevcut durum TBMM’ye hesap veren değil, saraya biat eden bir Sayıştay’dır. Ben şimdi size Sayıştay’ın nasıl sayılmaz hale getirildiğini birer birer anlatacağım” dedi. Karabat, Sayıştay yöneticilerini şöyle eleştirdi:

“Denetimleri engellemek kanunen suçtur, belge ibraz etmemek kanunen suçtur. Peki şimdi soruyorum, Sayıştay denetçilerini 9 Eylül Üniversitesi’ne sokmayan rektör hakkında suç duyurusunda bulundunuz mu, yoksa o Sayıştay denetçileri hakkında soruşturma mı yaptınız? Size soruyorum, Türkiye’yi yalanlarla işgal eden Pinokyo TÜİK belge sunmadığı halde onlar hakkında denetlemeyi engellemekten suç duyurusunda bulundunuz mu?”

BULGARİSTAN’DAKİ MAHKEME “TÜRKİYE’DE ADİL YARGILANMA YOK” DİYOR

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Necip Hablemitoğlu cinayetine ilişkin konuşarak, “Ne kıymetli biliyor musunuz? Hasköy mahkemesini kararı. Bulgaristan’ın Hasköy mahkemesinin kararı. Bu endeksler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi değil, Anayasa Mahkemesi değil. Bulgaristan’daki Hasköy mahkemesi diyor ki, kim için diyor? Özel kuvvetlere mensup bir şüpheli ile ilgili olarak, o şüpheli her gün Adalet ve Kalkınma Partisi’nin genel merkezine gidiyordu. Sonra Hablemitoğlu cinayeti ile ilgili olarak şüpheli oldu. Ne dedi mahkeme biliyor musunuz? Ona bakacağız. Yakın siyasal ilişkilerimiz var. Ne söyledi biliyor musunuz? Dedi ki ‘Türkiye’de adil yargılama yok, ben bu şahsiyeti Türkiye’ye iade etmiyorum’. Bunu kim dedi biliyor musunuz? Kim söylüyor bunu ya?” dedi

CHP Mersin Milletvekili Rafet Zeybek, AKP’nin yıllar itibariyle yargıyı ele geçirdiğini tarih tarih açıklayarak, “Artık yıl 2020 adalet saraya bağlanmıştır, Türkiye dünyanın sığınmacı kampı haline getirilmiştir, dünyanın uyuşturucu merkezi yapılmıştır, kara para aklama merkezi haline dönüştürülmüştür, yoksulluğun Türkiye’de kitleselleştiği bir yer haline gelmiştir. Türkiye’de çocuklar  yatağa aç girmektedir. Bütün bu sömürü, vahşi, gerici, karalık, sömürücü düzen AKP ve onun siyasallaştırdığı yargı sayesinde olmuştur. Ama umutsuzluğa kapılmayacağız. Çok az kaldı, bu karanlık dönem bu yıl kapanıyor. Çünkü tiranlar, zorbalar hep gider halk kalır” diye konuştu.

“UYUŞTURUCU BARONLARI İLE BOY BOY POZ VERMEYECEĞİZ”

CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu da Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesi üzerine konuşarak, şunları belirtti:

 “Cumhuriyetin ikinci yüzyılında bizim önceliğimiz garantili uçuşlar, garantili hastaneler, cukkalı ihaleler değil gençler olacak. Gençleri mutsuz ve umutsuz yaşatma konusunda 20 yıldır imkansızı başaran hükümetin aksine bizimle gençler de üniversiteler de özgür olacak. İlk iş YÖK kalkacak. Biz uyuşturucu baronları ile boy boy pozlar vermeyeceğiz. 15 yaşında evlendirilmek, 20’sinde öldürülmek, 21’inde üniversite diploması ile inşaatta çalışmak geçmişte kalacak. Önceliğimiz beton, yandaş değil insan çünkü. Gençlerimiz devlet yurtlarında market deposunda yaşar gibi yaşamayacak. Hijyeni koşullar ve yemek hayati tehlike yaratmayacak. Üniversitelerdeki barınma sorunun en geç 1 yıl içinde çözeceğiz.”

“YENİ AÇILAN YATAKLARIN YURTLARA SIĞMASI MÜMKÜN DEĞİL”

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel de uyuşturucu bağımlılığı ile ilgili değerlendirmede bulanarak, “Uyuşturucunun hedefi olan gençliğin bakanlığının bütçesinde, bütçenin sadece 10 binde birini uyuşturucunun önlenmesine ayırmışlar. 78 sayfa bütçe sunumunun bir sayfasında bile uyuşturucu kullanımı ile ilgili herhangi bir şey yok” dedi. Adıgüzel, yurt sayısı konusunda da Gençlik Bakanlığı’nın verilerinin tutarsız olduğunu kaydederek, “Yeni açılan yatakların yeni açılan yurtlara sığması mümkün değil. Bir cevap geldi, diyor ki ‘Bu yatak sayısı yeni açılan yurtlara değil fiziki yapısı uygun yurtlarda kapasiteyi artırarak’. Bir odada 8 kişi” diye konuştu.