CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, TBMM Genel Kurulu’nda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturmayı; “1668 kişi varsa sen neredesin, İçişleri Bakanı değil misin? Hem terörü bitirdim diyorsun, hem herkesi ayakkabı numarasına kadar biliyorum diyorsun ama kendi görevini yapamıyorsun, bu makama da yakışmıyorsun” diye eleştirdi.  

CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, TBMM Genel Kurulu’nda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturmayı; “1668 kişi varsa sen neredesin, İçişleri Bakanı değil misin? Hem terörü bitirdim diyorsun, hem herkesi ayakkabı numarasına kadar biliyorum diyorsun ama kendi görevini yapamıyorsun, bu makama da yakışmıyorsun” diye eleştirdi.  

TBMM Genel Kurulu’nda Antalya Diplomasi Forumu Vakfı Forumu Kanun Teklifi görüşülüyor.

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ordu Milletvekili Seyit Torun, kanun teklifi üzerine aldığı sözde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik terör soruşturmasına tepki gösterdi.

Torun, devleti ayakta tutanın adalet olduğunu kaydederek, “Bir ülkede adalet yoksa orada zulüm var demektir” diye vurguladı. Torun, 31 Mart yerel seçimlerini anımsatarak, AKP’nin seçimin sonucunu “hazmedemediğini” söyledi. Torun, İmamoğlu’nun seçimi 2 kez kazandığını ifade ederek, “Bu seçimi sindiremediniz, 6 Mayıs’ta seçimi iptal ettiniz. 23 Haziran’da seçim tekrarlandı. Bu millet size iradesini gösterdi, 13 bin oyu 806 bine çıkardı ama bunu da hazmedemediniz. O günden sonra ne yaparız, ederiz de bu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni çalıştıramayız, Cumhurbaşkanının ifadesi ile ‘Topal ördeğe çeviririz’ ve onu itibarsızlaştırırız dediniz” diye konuştu.

Torun, İmamoğlu’nun hizmetlerinin AKP’yi rahatsız ettiğini vurgulayarak, “Seçim esnasında Ordu’da ben de vardım. Havaalanında kumpas kurdunuz, oradan bir sonuç çıkmadı. Ardında dediniz ki ‘Ne yaparız, ederiz ki biz buna başka kumpas kurarız’. Hemen hatırlarsınız, elini türbede arkadan bağladı diye soruşturma bile açmaya çalıştınız. Ardından tabii ki bir İçişleri Bakanının kendisine hakaretine ve oradaki muhabirin ona sorusuna verdiği cevaptan yola çıkarak, hemen Yüksek Seçim Kurulu dedi ki ‘Bu hakaret bize’. Halbuki konunu muhatabı İçişleri Bakanı Soylu. Her nedense YSK üstüne alındı. Üyelerin şikayeti olmamasına rağmen YSK Başkanı bu şikayette bulundu ve dava açıldı. Davanın ilk hakimi vicdanlı birisi olduğu için bu davada bir suç teşkil etmediği ortaya çıktığı için, davadan el çektirildi ve Samsun’a sürrüldü. Daha sonra bir hakim atandı, talimatlı bir hakim, dersine iyi çalışmış, aslında ilk duruşmada karar verecekti ama savunma avukatları bastırınca, hem şahit ve belli delillerin incelenmesini isteyince ikinci duruşmaya kaldı. İlk duruşmada aynen şu ifadeyi kullandı ‘Bu Süleyman Soylu’ya söylenmiş bir ifade, zaten belli’. Ama ikinci duruşmaya gelindi, ikinci duruşmada kapaklar açıldı, bir tiyatro oynandı, zaten karar verilmiş. O kararda, savcı olmadan açıklanmayan karar orada açıklandı” diye konuştu.

Torun, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde 557 “terörist olduğunu” öne sürdüğünü anımsatarak, “Biz buna bir kumpas daha kuralım, ne yapalım? Bunu terör ile bağlantılı ilan edelim. Geçen yıl İçişleri Bakanı 9 Aralık’ta ‘557 terörist var’ dedi. Hemen büyükşehir belediye başkanımız İçişleri Bakanlığı’na yazılı başvuruda bulundu, 15 Aralık’ta. Terör ile iltisaklı olanların listesini istedi ama maalesef oradan hiçbir şey çıkmadı. Şimdi sormak istiyorum, bu ülkede teröristlerin ayakkabı numarasına kadar bilen, 120 kişiye indiğini söyleyen İçişleri Bakanı bu teröristleri halen bulamadı mı?” diye sordu.

Kayseri protokolünden 'terminal binası' incelemesi Kayseri protokolünden 'terminal binası' incelemesi

Torun, “1668 kişi varsa sen neredesin, İçişleri Bakanı değil misin? Hem terörü bitirdim diyorsun, hem herkesi ayakkabı numarasına kadar biliyorum diyorsun ama kendi görevini yapamıyorsun, bu makama da yakışmıyorsun” dedi.

Torun, Bakan Soylu’nun terör ile ilişkili kimseyi bulamadığını vurgulayarak, AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş’un “Belediyede terör ile bağlantılı kişiler çıksa bile belediye başkanının sorumluluk çıkarılamaz. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde terör örgütü ile ilişkili binlerce insan bulunduğu için Genel Kurmay Başkanını mı suçladık? Böyle yaparsak, kendimizi inkar etmiş oluruz” sözünü anımsattı. Torun, “Siz de kendinizi inkar etmiş oluyorsunuz, bu konuda yeterli sabıkanız var. Daha ileriye götürürseniz, gerçekten vicdansızlık yapmış olursunuz, bu ülkenin vicdanın yaralamış olursunuz” diye konuştu.