CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, CHP Muğla Milletvekili Suat Özcan ve CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Kars’ta Cilavuz Köy Enstitüsü yerleşkesini ziyaret etti. Kaya, “Cilavuz Köy Enstitüsü’nde gördüğümüz en önemli özellik, yaşayan bir mekân olarak devam ediyor ve ayakta kalmış. Yıkılan yerler yok mu var, onlar onarılmayacak mı? Tabiî ki onarılacak” dedi.

TACETTİN DURMUŞ 

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, CHP Muğla Milletvekili Suat Özcan ve CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, Kars’ta Cilavuz Köy Enstitüsü yerleşkesini ziyaret etti. Kaya, “Cilavuz Köy Enstitüsü’nde gördüğümüz en önemli özellik, yaşayan bir mekân olarak devam ediyor ve ayakta kalmış. Yıkılan yerler yok mu var, onlar onarılmayacak mı? Tabiî ki onarılacak” dedi.

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya başkanlığındaki CHP heyeti, Köy Enstitüleri gezisinin 19’uncusunu Erzurum’un ardından Kars’ta düzenlendi. Kaya, "21 köy enstitüsü var. Bugünkü hali nicedir. Bunları yerinde tespit etmek istiyoruz. Bugün Cilavuz’da 18 yerde olmayan bir şey gördük. Özellikle kendi elektriğini üreten ve kendi ununu üreten, su değirmeni olan daha sonra da orada elektriğini üreten bir yer. Ahırlarının bugün yine hayvan barınağı haline gelmiş olduğunu gördük" dedi.

CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya ve CHP milletvekilleri dün, Kars’ta Cilavuz Köy Enstitüsü’nü ziyaret etti. Kaya, CHP Muğla Milletvekili Suat Özcan ve CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel ile birlikte, köy enstitüsünün bulunduğu alanda açıklama yaptı. Kaya, şunları söyledi:

“Bugün Köy Enstitüsü durağımızın 19’uncusundayız. Cilavuz Köy Enstitüsüne geldik. Serhat şehri Kars’tayız. Susuz olan yeni adı eski adı Cilavuz. Buradaki halk ‘Cilavuz’ olarak söylüyor. Neden 19. durak, çünkü 21 köy enstitüsü var. Bugün Cilavuz’da 18 yerde olmayan bir şey gördük. Özellikle kendi elektriğini üreten ve kendi ununu üreten, su değirmeni olan daha sonra da orada elektriğini üreten bir yer. Ahırlarının bugün yine hayvan barınağı haline gelmiş olduğunu gördük. Burada yetişmiş, burada okumuş ve yazdığı kitaplarla bu okulda şu anda kütüphanede kitapları olan halini gördük.

Ben öncelikle okul müdürümüze, belediye başkanımıza çok teşekkür ediyorum. Milli Eğitim Müdürü, Vali buraya el uzatmışlar. Sabancı Holding de burada kız öğrencilerin yaşayabileceği bir yurt yapmış. Ayrıca bir erkek öğrenci yurdu da var. Yani yıkmazsanız, korursanız, bakarsanız bağ oluyor. Bakmazsanız dağ oluyor.

Cilavuz Köy Enstitüsü’nde gördüğümüz en önemli özellik yaşayan bir mekân olarak devam ediyor ve ayakta kalmış. Yıkılan yerler yok mu var, onlar onarılmayacak mı? Tabiî ki onarılacak. Oradan bir araç hurda bir şekilde duruyor. Onu, okul idaresi hurdaya vermemiş. Günü gelecek Milli Eğitim Bakanlığı’nın katkısıyla orası da onarılacak.

17 Nisan 1943’te köy kanunu çıkmadan önce 3 aylık Eğitmen Okulu daha sonra, 5 yıllık Köy Enstitüsü’ne dönüşüyor. İsmail Hakkı Tonguç, 1940 mart ayı başlarında Cilavuz Öğretmen Kursu’nda çalışmış olan Halit Ağanoğlu’nu Kars Cilavuz Köy Enstitüsü Müdürü olarak atıyor. Burada, bu okuldan Türkiye’nin onuru ve gururu olan isimler yetişmiştir.

Öğretmen hareketinin öncüleri ve ilk sendika yöneticileri Dursun Akçam bu okuldan mezun olmuştur. TÖS’ün ilk başkan yardımcısı daha sonra da TÖS’ün Genel Başkanlığını yapmış. Dursun Akçam, İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’tan rica ile bu okula kaydolmuştur.

Kaydolma hikayesi şöyle; Köy Enstitülerine kaydolmak için önce köy okulundan mezun olmak gerekiyordu. Ama Dursun Akçam bir nahiye okulundan mezun olduğu için bu okula kaydı yapılmaz. Fakat Dursun Akçam, bu okulda okumak ister. Babasının ‘hadi olmuyor’ demesine rağmen yılmaz ve İsmail Hakkı Tonguç’a bir mektup yazar. İsmail Hakkı Tonguç, o mektubu alır. Okuma isteği olan bu çocuğun okula kaydı için bir mektup yazar. Mektubun birini Akçam’a, birini de okul müdürüne gönderir. Daha sonra da Dursun Akçam bu okulun öğrencisi olarak hayatına devam eder ve buradan mezun olur. Mezun olduktan sonra kitaplar yazar, romanlar yazar. Ama en önemlisi öğretmen hareketinin en büyük örgütçüsü olarak tarihe adını yazdırır.

1980 yılında katledilen bir aydınımız, yazarımız Cilavuz Köy Enstitüsünden mezun olan gerçekten Türkiye’nin gururu ve onuru olan aynı zamanda da aydınımız olan Ümit Kaftancıoğlu da buradan mezun olmuştur, burada yetişmiştir. Daha sonra radyoculuğu da burada yapmıştır.

Bir başka örgütçü de Gültekin Gazioğlu, TÖBDER Genel Başkanlığı yaptı. O da buradan mezun olmuştur. Mustafa Turan buradan mezun; Rasim Bakırcıoğlu, İsa Öztürk, Osman Nuri Alper, Nizamettin Göçmen buradan mezundur.

1. Dünya Savaşı'ndan sonra Rusların Kars ve Ardahan’ı istemeleri üzerine dönemin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Kars'a gider. Bu gezi sırasında Cilavuz Köy Enstitüsü’nü ziyaret eder. Bu gezi sırasında Cilavuz Köy Enstitüsünü ziyaret eder. Öğrenciler de onun ziyaretinde aynı gün doğum günü olduğunu bilirler. Burada doğum günü kutlaması yaparlar." 

Heyet daha sonra; CHP Susuz (Cilavuz) Belediye Başkanı Oğuz Yantemur ile birlikte, köy enstitüleri ile ilgili söyleşiye katıldı.

SİNOPLU VATANDAŞ, ERFELEK TATLICA ŞELALELERİ'NİN YOLUNU ÖZEL MÜLK OLDUĞU GEREKÇESİYLE KAPATTI: "DEVLET KAMULAŞTIRIRSA YOLU AÇARIZ" SİNOPLU VATANDAŞ, ERFELEK TATLICA ŞELALELERİ'NİN YOLUNU ÖZEL MÜLK OLDUĞU GEREKÇESİYLE KAPATTI: "DEVLET KAMULAŞTIRIRSA YOLU AÇARIZ"

Kaya, söyleşinin düzenlendiği Halk Eğitim Merkezi’nin toplantı salonu ile ilgili şunları söyledi:

“Bu salon, şu anda cezaevinde haksız yere yatan Osman Kavala tarafından yapılmasına katkı sunulmuş bir salon. Ne istersiniz eğitimle, kültürle uğraşan insanlardan. Onlar Türkiye’nin aydınlık geleceği için uğraşmışlar. Onlar Türkiye’nin aydınlık geleceği için uğraşmışlar. Eğitime yatırım yapan, kültüre yatırım yapan, sanata yatırım yapan hiçbir insandan zarar gelmez. Düşüncesi ne olursa olsun; düşüncesine katılırsınız, katılmazsınız… Eğitime, kültüre, sanata, müziğe, resime saygısı olan insanlar hiçbir zaman zararlı insanlar olamazlar. Ben bir kez daha, Osman Kavala’yı haksız yere; beraat etmesine rağmen cezaevine atanlar bir kere daha düşünsün.”