HABER: FATİH ÖZKILINÇ KAMERA: KERİM UĞUR

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin "Türkiye Cumhuriyeti sandıkta kurulmamıştır.” şeklindeki sözlerini tepki gösterdi. Özel, ''Demokrasiyle kurulmamıştır. demek gerçekten abesle iştigaldir” dedi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ramazan Bayramı namazını memleketi Manisa'nın Şehzadeler ilçesindeki Hatuniye Camii'nde kıldı. CHP Lideri bayram namazı sonrası hemşehrileriyle bayramlaşıp, bir süre sohbet etti. Özel'e bayram namazında Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek eşlik etti.

Namaz sonrasında gazetecileri açıklamalarda bulunan Özel, şunları söyledi:

''Manisa’mızdan, baba ocağı, ana kucağımızdan bütün Türkiye'nin, bütün vatandaşlarımızın bayramlarını kutluyoruz. Burası Manisa Hatuniye Camii'nin önüdür. Manisa'nın Selçuklu'dan kalan en eski camidir. Manisa'da hemen hemen her şey burada başlar, burada biter. Doğan çocuğa buradan gelen hoca kulağına ezan okur, ismini söyler. Günü geldiğinde Hakka kavuşulduğunda da buradan uğurlanır. Manisa'daki cenazelerin neredeyse tamamı. Bugün her bayram olduğu gibi yine Manisa Hatuniye Camii'ndeyiz. Bu kez yanımda halkımızın teveccühleriyle Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen sevgili Ferdi Zeyrek Büyükşehir Belediye Başkanımızla birlikte namazımızı kıldık. Öncelikle buradan Manisa'da, Türkiye'de yaşayan hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm vatandaşlarımızın bayramını kutluyorum. Başta Filistin coğrafyası olmak üzere İslam coğrafyası üzerinde ve dünyada çatışmaların sürdüğü, gözyaşının sürdüğü her yere bir an önce barış çağrımızı tekrarlıyoruz. Bugün bayram yapamayan çocukların olduğu bir dünyada, çocuk açlığına çarenin bulunduğu ve ülkemizde bayrama bayram sevinciyle ulaşamayan, bayramdan beklentisi bayrama vardığındaki beklentileri gerçekleşmeyen herkesin beklentilerinin gerçekleşeceği bir sonraki Kurban Bayramı'na kadar üzerimize düşen tüm sorumlulukları hatırlatmakla başlamak istiyorum''

''MİLLETİMİZ HER BİRİMİZDEN GÖREV BEKLEMEKTEDİR''

''10 bin lira gibi bir sefalet ücretine mahkum olan emekliler olmak üzere bu ülkede asgari ücretliler, çiftçiler, zor durumda olan esnaflar ve maalesef her gün sayıları artan işsizler, işsiz gençler vardır. Bunlar için hep birlikte çalışmalıyız” sürdüren Özel, şunları kaydetti:

“Bunun için milletimiz siyasi parti ayrımı gözetmeksizin her birimizden görev beklemektedir. Vazife beklemektedir. Bu sorumluluğun bilincinde bu ülkede her çocuğun bayram yaşayabildiği, her yaşlının bayram sofrasını gönlüne göre kurabildiği ve herkesin bayram sevincini birlikte idrak edebildiği yarınlar için hep birlikte çalışmak durumundayız. Hem hepimizin Cumhuriyet Halk Partisi olarak tüm Müslümanların bayramını kutluyoruz. Hem de Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan ve bizimle bayram sevincimizi paylaşan gayrimüslimlerin, diğer dinlerden olanlarında bizlere ilettikleri sıcak bayram sevinçlerini, aynı onların bayramlarını hep birlikte kutladığımız gibi bayram tebriklerini kabul ediyoruz. Dünya üzerinde gözyaşı akan tek çocuk kalmayana kadar hep birlikte mücadele edeceğiz. Bugün aynı zamanda polislerimizin günüdür, haftasıdır. Tüm emniyet güçlerimizin gününü, haftasını kutluyoruz. Sınır boylarında görev yapan Mehmetçiğin ayağına taş değmesin. Şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyoruz. Bütün vatandaşlarımızın bir kez daha bayramlarını kutluyoruz.”

LÖSEV'Lİ GENÇLER 19 MAYIS'TA ATATÜRK'Ü ANDI: "ATATÜRK'ÜN İZİNDEYİZ, VAZİFEMİZİN FARKINDAYIZ" LÖSEV'Lİ GENÇLER 19 MAYIS'TA ATATÜRK'Ü ANDI: "ATATÜRK'ÜN İZİNDEYİZ, VAZİFEMİZİN FARKINDAYIZ"
“‘DEMOKRASİYLE KURULMAMIŞTIR’ DEMEK GERÇEKTEN ABESLE İŞTİGALDİR”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Ramazan Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajında "Türkiye Cumhuriyeti sandıkta kurulmamıştır. Türk tarihi sandıkta yazılmamıştır. Herkes aklını başına almalı…” ifadelerinin sorulması üzerine Özel, şunları söyledi:

''Şimdi bir kez temel prensip olarak bayramı bayram gibi yaşamak lazım. O yüzden sayın Bahçeli'nin açıklamalarını bayram arifesinin ruhuna uygun bulmadım, oldukça sert buldum. Sayın Bahçeli sonuçta biz muhalefet istiyor. Ben muhalefete muhalefet etmem ama sayın Bahçeli, iktidara muhalefet etmeyip; iktidara destek verip muhalefete muhalefet ediyor. Canı sağ olsun. Onun da canı sağ olsun. Burada aslında bu kadar olsa o sert cümlelerin hiçbirisine cevap vermek istemem ama sandık meselesi önemli. Bir yerde kim ‘demokrasi sandık değildir, başka şeylerde vardır’ diyorsa demokrasinin karşısındaki en büyük tehdit odur. ‘Bu ülke sandıkta kurulmadı’ demek dilim varmaz ‘cehalet’ demeye dil sürçmesi olduğunu kabul etmek isterim. Kurtuluş Savaşı hani dünyada bir ülke sandıkla kurulduysa bu ülke kurulmuştur. İki sandık vardır; bir küçücük evladının battaniyesini sandıkların üstünü örtüp cepheye mermi taşıyan annelerin sakındık sandıklardaki mermilerle kurulmuştur. İki, bu ülke  23 Nisan 1920’de kurulan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yönettiği Kurtuluş Savaşı'yla kurulmuştur. Kurtulmadan önce bir de kuruluşu öncelemiş, milli iradeyi öncelemiş, halkın iradesini öncelemiş bir liderin kurtardığı ve kurduğu bir ülkeye sandık yani demokrasiyle kurulmamıştır demek gerçekten abesle iştigaldir.”

“HERHALDE SÜRÇÜLİSANDIR Kİ BAYRAMIN YÜZÜ SUYU HÜRMETİNE BİZ DE ONU AFFEDERİZ”

“Bu ülkede 23 Nisan 1920 günü sayın Bahçeli'nin benim öğretmeme ihtiyacı yoktur muhakkak ama ben tekrarda sınırsız fayda görüyorum” diyen Özel, şöyle devam etti:

''23 Nisan 1920 Cuma günü bu ülke önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve birinci meclisin mensuplarının kıldıkları Cuma Namazı’ndan sonra dualarla açılmış ardından aldığı ilk karar dört Mazbata Tetkik Komisyonu’dur. Dört kişilik mazbata tetkik komisyonu 23 Nisan günü sabaha kadar çalışmıştır. Bir tanesi de Mustafa Kemal Atatürk'tür. İllerden gelen mazbatalar doğru mu, yanlış mı diye bakmışlardır. Hakikaten Meclis-i Mebusan için son yapılan seçimde onlar mı seçilmiştir diye bakmışlardır. Hakikaten Meclis-i Mebusan’ın mensubu mu diye Meclis-i Mebusan mensubu değilse Meclis-i Mebusan’da temsilcisi olmayanlardan temsilci istenmiştir. ‘Seçilerek mi gelmiştir? Elindeki mazbata doğrudur mu?’ diye sabaha kadar bakmışlar. Meclis gerçek anlamda Sinop mebusunun ilk açılış konuşması haricinde yapılan Tetkik Komisyonu’ndan sonra esas toplantısını 21 Nisan 1920’de yapmış ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk milletin temsilcilerine 9 saati geçen süreyle Milli Mücadele’nin gereğini anlatmış ve oradan sonra bu ülke kurtulmuş, bu Cumhuriyet kurulmuştur. O yüzden bu ülkede, bu dünyada ülkesini böyle kendiliğinden bulmuş olanlar, yolda bulmuş olanlarla bizi kimse karıştırmasın. Bu ülke de ayıptır söylemesi genel başkanlığını yaptığım bu parti de savaş meydanlarında kurulmuştur. Savaş meydanlarında bu ülke kurtulmuştur. Bu savaşın komutanı Türkiye Büyük Millet Meclisi olmuştur. Üçer aylık dönemlerde başkomutanlık görevini Mustafa Kemal Atatürk'e devretmiş. Üç ayda bir yeniden oylama yapmıştır. ‘Bu ülke sandıkta kurulmadı’ demek ve sandık dışını çare göstermek bugüne kadar önüne gelen herkese darbeci diyenlerin herhalde sürçü lisanıdır ki bayramın yüzü suyu hürmetine biz de onu affederiz.

''DEVLETLE MİLLET KARŞI KARŞIYA GELİRSE MİLLET KAZANIR”

Bu topraklarda ne zaman devletle millet karşı karşıya gelirse millet kazanır. Millet devlet kurar, devletler millet kurmaz. Millet devleti kurar, geliştirir, anayasasını değiştirir. Millet ne derse o olur. Son seçimlerde milletle devleti karşı karşıya alanlar, devletin kamu görevlilerini, televizyonunu, Anadolu Ajansı'nı bir siyasi partinin emrine sokup, milletin karşısına dikenler bundan ders alsınlar. Ne zaman millet devlet karşı karşıya 1983’te ‘asker seç’ diyenlere Özal seçilmiştir. Ne zaman millet, devlet karşı karşıya, devletin, bu milletin evlatlarının ne giyeceğine devlet karışmıştır. Ne zaman devletin bazı unsurları milletin karşısında 15 Temmuz ve ne zaman bu seçim, ne zaman milletin karşısına devleti dikerseniz millet kimseyi dinlemez; milletin dediği olur. Sonra devlet yeni şeklini alır. Milletin dediği: ‘Demokrasidir, barıştır, huzurdur. Kimsenin birbirini ayırmadan bayram kutlamasıdır. Kimsenin aç kalmadan yatağa girmesi yoksulluğun bitmesidir. O yüzden bize türlü çeşit akıllar verenlere şunu söylüyoruz; aklınızı başınıza alın. Destek verdiğiniz hükümetle birlikte, o hükümetin geçen yıl millet tarafından görevlendirdiğini unutmadan bu milletin derdine çare olunuz. Açlığı, yoksulluğu bitiriniz. Staj mağdurlarını emekli ediniz. Atanmayan öğretmenleri atayınız. Bağkurluların sorunlarını görünüz. Bundan sonra bu insanların yüzünü güldürün. Bu ülke sizden kavga değil, icraat beklemektedir. Biz bu ülke için kavga değil, icraat yapacağız.

“SİYASİLER KAVGA ETMEK YERİNE BU MİLLETE HİZMET EDECEK”

Ferdi Zeyrek kardeşim; Manisa için kavga yapmayacak, icraat yapacak. Az önce camide namaz bittikten sonra bir büyük bayramlaşma yapıldı. Hocamızla, müftü yardımcımızla, belediye başkanımızla birlikte bayramlaştık. O camide bayramlaşmayan, kendini dışarı çıkaran, birbirine sarılmayan tek bir kişi yoktu. Demek ki milletin talebi budur. Siyasiler de didişmek yerine, birbiriyle kavga etmek yerine bu millete hizmet edecek.”

“BENDEN YANA BİR HAKKI VARSA HELAL OLSUN”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri'nin ardından seçimli olağanüstü kurultay kararı alınan İYİ Parti'de Meral Akşener'in genel başkanlığa yeniden aday olmamasına ilişkin gelen soruyu ise şöyle yanıtladı: 

“Sayın Akşener bu ülkeye önemli hizmetleri olmuş çok kıymetli bir siyasetçidir. İYİ Parti gibi genç, yeni bir partiyle Türkiye siyasetinde önemli bir arayış içine girmiştir. Geçmiş dönemde birlikte ittifak olduğumuz bu Cumhuriyet Meydanı’nda ortak mitingler yaptığımız günlerimiz olmuştur. Tabii ki tüm siyasi partilerin iç işleri kendi işleridir, liderlerin kararları kendi kararlarıdır. Hayırlı uğurlu olsun. Geçmiş dönemde aramızda birtakım siyasi tartışmalar, kendisinin bizlere birtakım eleştirileri olmuştu. O zaman ‘canı sağ olsun’ demiştim. Bugün de benden yana bir hakkı varsa helal olsun.”

''Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı arayıp bayramını kutlayacağım” sözünün hatırlatılması üzerine ise CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Bugün Sayın Erdoğan'dan başlayarak tüm siyasi parti liderlerini arayacağım. Geçen bayramda da ben tüm siyasi parti liderlerini aradım. Sadece sayın Erdoğan birkaç gün önce seçilmiş olmama rağmen bir tebrik telefonu açmadığı için aramamıştım. Ama aradan bir seçim geçti. Artık biz ikinci parti değiliz, birinci partiyiz. Birinci partinin lideri olma sorumluluğuyla tüm siyasi partilerin liderlerini arayacağım. Sayın Erdoğan'ı hem Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel başkanı sıfatıyla hem Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sıfatıyla arayıp bayramını tebrik edecek.” diye konuştu.