Çankaya Üniversitesi, ‘Algı ve Olgularla Z Kuşağı Çalıştayı’ düzenledi. Çankaya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, “Alan sürekli yeni çalışmalarla genişlerken halen Z kuşağı tarafından yönetilecek gelecek meselesinde pozitif ve negatif yönlü kavrayışlar üzerinde tartışma devam ediyor” dedi.

Çankaya Üniversitesi, ‘Algı ve Olgularla Z Kuşağı Çalıştayı’ düzenledi. Çankaya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Başkanı Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, “Alan sürekli yeni çalışmalarla genişlerken halen Z kuşağı tarafından yönetilecek gelecek meselesinde pozitif ve negatif yönlü kavrayışlar üzerinde tartışma devam ediyor” dedi.

Çankaya Üniversitesi’nin 25. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında düzenlediği ‘Algı ve Olgularla Z Kuşağı Çalıştayı’ bugün yapıldı. Çalıştayda, akademisyen, gazeteci, sivil toplum kuruluşu ve kamu kurumu temsilcileri, Z kuşağının ülkenin geleceğine yapacakları sosyal, siyasal, ekonomik katkıları tartıştı. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Zeynep Karahan Uslu, şunları söyledi:

“Geleneksel toplumdan sanayi toplumuna geçişten bu yana, tartışmaya açılmayan ön kabullerden biri, gençlerin toplumların geleceği olduğu fikri. Bunun doğal uzantısı da geleceğin iyi bir biçimde inşa edilebilmesi için bugünün gençlerinin toplumun ihtiyaçlarına göre yetiştirilmesi gerekliliği. Ancak bu fikir her ne kadar ilk duyulduğunda ön kabul yaratsa da kendi içinde çelişki de barındırıyor. Bir taraftan gençlere güven duyulurken diğer taraftan ‘ideal nesil’ tanımları üzerinden yine aynı gençlere çerçeveleme yapmak, adeta önsel bir hak olarak görülebiliyor. Hatta Aristo’nun M.Ö. 350’ye tarihlenen “Bugünlerde gençler kontrolden çıkmış durumda. Kaba bir şekilde yemek yiyorlar, yetişkinlere karşı saygısızlar, ebeveynlerine karşı çıkıyorlar ve öğretmenlerini sinirlendiriyorlar” ifadesinden bugüne köprü yapan gençlere eleştiri okları fırlatma hayli yaygın bir tutum ki buna da ‘kuşak çatışması’ diyoruz. Bir yönüyle kuşak meselelerini konuşurken gençlikten çok bir yetişkinlik ve yetişkin kuşağı sorunu da var da denebilir. Tabii bu noktada, eleştiri yapan yetişkinlerin, ortada bir sorun varsa dahi kendi eksik ve sorumlulukları bahsine pek girmediklerini de ifade etmek lazım.

“GERÇEKÇİ OLUP OLMADIĞINI DA ANLAMAYA KATKI SAĞLAYACAĞINI DÜŞÜNÜYORUZ”

Ancak bugün gerçekleştireceğimiz çalışma ile kuşak okumaları üzerinden ülkemizin gelecek perspektifini öngörmek kadar, modern Türkiye’nin toplumsal yolculuğunda Türk sosyo-politik kültürünü analiz açısından da değer taşıyan, Atatürkçü gürbüz ve yavuz evlatlar yetiştirmekten Asım’ın neslini inşa etmeye uzanan, zamanın ruhuna göre çerçevesi değişse de zihinlerdeki kurgusal gençlik mitini gençlere ihraç çalışmalarının ya da eleştiri veya umut bağlamanın, ortaya çıkan sonuçlar açısından gerçekçi olup olmadığını da anlamaya katkı sağlayacağını düşünüyoruz.

“HALEN Z KUŞAĞI TARAFINDAN YÖNETİLECEK GELECEK MESELESİNDE POZİTİF VE NEGATİF YÖNLÜ KAVRAYIŞLAR ÜZERİNDE TARTIŞMA DEVAM EDİYOR”

Çalıştay aracılığıyla odağımıza aldığımız Z kuşağı ölçeğinde konuşursak; halen yıl aralığı tanımlaması dahi tartışmalı bir kuşakla karşı karşıyayız. Kökeni piyasa araştırmaları ve insan kaynakları literatürüne dayanan, bazı gençlik sosyoloğu ve antropologlarca kuşak adlandırmalarıyla genelleme yapılmasına karşı çıkılan, fakat 65-80 doğumluların ‘X’ kuşağı olarak nitelenip ‘bağımsız, şüpheci, girişimci, rekabetçi’ şeklinde tanımlanırken 80-95 arasının ‘Y’ kuşağı nitelemesiyle ‘çoklu görev/iş yapabilen, özgürlükçü, otorite karşıtı tatminsizler’ çerçevelemesine sıkıştırılması, 95-2012 doğumlular üzerindense adeta bir küçük kıyamet koparılıp ‘şeffaf, doğrucu, otorite tanımayan, tüketici, tatminsiz Z kuşağı’ ifadelerinin hayli satın alındığını görüyoruz. Ve alan sürekli yeni çalışmalarla genişlerken halen Z kuşağı tarafından yönetilecek gelecek meselesinde pozitif ve negatif yönlü kavrayışlar üzerinde tartışma devam ediyor.

“ULUSAL ÖLÇEKLİ SOSYAL KIRILMALARI DA İLAVE EDEREK ANALİZ SORUMLULUĞUMUZ VAR”

Karl Mannheim’ın kuşak teorisinden ilhamla bir kuşağın zamanın ruhundan, dönemin büyük tarihsel olaylarından ayrı ele alınamayacağını kabul ettiğimizdeyse Z kuşağını küresel ölçekte etkileyen başlıklar olarak; Obama'nın seçimi ile sarsılan politik tabular, vekaleten yürümeye başlayan terörizm ve savaşlar, Arap Baharı ile tetiklenen demokrasi hareketleri, 2008 ekonomik krizi, Deepwater Horizon petrol sızıntısı gibi çevre felaketleri ve iklim değişikliği, tarihte benzeri olmayan bir cinsiyet eşitliği hareketi ve daha fazla paylaşılan aile sorumlulukları, yarattığı kültürel tepkiler ve tam olarak idrak etmenin dahi zorlaştığı devasa bilimsel ve teknolojik gelişmelerle giderek Hariri’nin deyimiyle işe yaramaz hale gelen yüz milyonlarca insan, güvencesizleşen işler üzerinden ortaya çıkan prekaryalaşma, rekabetin yaratması büyük baskı, sosyal ağlar, akıllı telefonlar, internet bağlantısı üstünden sürekli online bir insanlık tablosu ve tabii bu makro olay ve oluşumlara uyum sancılarına, örneğin ülkemizde yaşanan, gençliği de etkileyen Gezi Parkı olayları, 15 Temmuz darbe girişimi gibi ulusal ölçekli sosyal kırılmaları da ilave ederek analiz sorumluluğumuz var.

Ve yine bir kuşağın üyelerinin konumları, kültürleri, sınıfları bakımından katmanlara ayrıldığını, farklı olaylara farklı açılardan bakacaklarını, benzeşme kadar tamamen homojen olmayacaklarını, yani kuşakların katmanlı yapısını da kabul etmemek imkansız. Dolayısıyla bugün Şanlıurfa Eyyübiye varoşlarındaki Kürt gençle Antalya Manavgat’taki Yörük kültürü ile büyüyen genç, Bebek’te latte yudumlayıp anadil düzeyinde İngilizce konuşandan tarikat mensubu olarak yetişene dek Z kuşağının ortaklıkları ve farklılıkları nelerdir, değerli katılımcılarımızla birlikte yoğunlaşacağız. Ki bu çeşitliliğe, TÜİK 2022 verilerinde genç işsizliğinde dar tanımlı işsizliğin yüzde 21 olduğu, yaklaşık her dört gençten birinin ne çalıştığı ne de eğitim aldığını, bu gençlerin önemli bir kesiminin ev kızı olarak tanımlanan genç kadınlardan oluştuğunu, böyle bir gençlik portresinin, ülkede örneğin toplumsal cinsiyet eşitliği adına alınan mesafenin zedelenmesi riski oluşturup oluşturmayacağı gibi çoklu yönleriyle okuyarak yol almak gerekiyor.

“ASLINDA HER KUŞAK ANALİZİ ‘SOSYAL DÖNÜŞÜM VE KRİZLER’ ÜZERİNE KURULUYOR”

Yani aslında her kuşak analizi, ‘sosyal dönüşüm ve krizler’ üzerine kuruluyor. Kuşaklararası bilindik değer aktarım süreçleri bu tablo eşliğinde farklılaşıyor. Ve belki de popülizmin yükselişine de şahit olunan bu çağda, sırada Z kuşağı kadar Alfaların olduğunu da düşünürsek yeni bir toplum sözleşmesi ihtiyacı ortaya çıkıyor.

İnsanlığın karşılaştığı en farklı jenerasyon olarak tanımlanan Z kuşağının davranışsal ve kültürel çeşitliliğini dikkate almak, ortak geleceğimizi şekillendirmek adına, gençliğin yargılamaya değil anlaşılmaya ihtiyacı olduğunu fark etmek gerekiyor. Kimi X ve Y’ler halen gençleri yönlendirme yahut endoktrinasyona tabi tutma hayalleri kursa da bilimsel veriler başka bir tablo sunuyor.”

“SAYIN YAVAŞ’IN ADININ ORADA YER ALMIŞ OLMASI ÖNEMLİ BİR BULGUYDU”

Prof. Dr. Ali Çağlar ise Türkiye’nin 28 ilinde 3 bin 243 kişiyle yüz yüze anket uygulayarak yaptığı Türkiye Gençlik Araştırması’na ilişkin şu bilgileri aktardı:

“Siyasal tercihlerde en çok beğendikleri ve taktir ettikleri siyasal liderin kim olduğu gibi yaklaşımda, -aslında biz sadece siyasi parti liderlerini koymuştuk- diğer seçeneğine kendi rızalarıyla ve kendi istekleriyle Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sayın Mansur Yavaş’ın adının yazılması bizim dikkatimizi çekti. Sayın Yavaş’ın adının, olmamasına rağmen orada yer almış olması önemli bir bulguydu.”

Prof. Dr. Barış Erdoğan ise şöyle konuştu:

“Apolitiklik üzerinde durmak istiyorum. Apolitiklik, aslında başlı başına politik bir durum. Bunu görmek lazım. Yani bu siyasal kurumlara, yerleşik kurumlara güven duymamalarından kaynaklanan kendilerini geri çekme olarak belki bunu algılayabiliriz. Ama kendilerini geri çekmeleri, Z kuşağının hiçbir konuya duyarsız olduğu anlamına da gelmemekte.”

İSTANBUL'DA TÜTÜN OPERASYONUNDA 4 TUTUKLAMA İSTANBUL'DA TÜTÜN OPERASYONUNDA 4 TUTUKLAMA

Çalıştaya, Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Barış Erdoğan, Dr. Deniz Bayraktaroğlu, Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Prof. Dr. Emre Erdoğan, Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü’nden Prof. Dr. Levent Deniz, Çankaya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü’nden Dr. Nefise Şirzat, Çankaya Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü’nden Arş. Gör. Oben Sazaner, Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Siyaset Bilim ve Kamu Yönetimi Bölümü’nden Dr. Taylan Can Doğanay, İnönü Üniversitesi Sosyal Psikoloji Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Vehbi Bayhan, Future Bright Group House of Impact (HOI) Genel Koordinatörü Çağdaş Yıldız, stratejik marka danışmanı ve yazar Fatoş Karahasan, Sia Insight Genel Müdürü Hüseyin Tapınç, Z Kuşağı ve Genç Girişimciler Derneği Başkanı Doğan Koç, Maya Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Emine Esra Özsüer, Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürü Emre Topoğlu, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürü Halil İbrahim Topçu ve Gazete Duvar Ankara Temsilcisi Nergis Demirkaya katıldı.