Amasya’nın Taşova ilçesine bağlı Çambükü’nde köylülerin meralara organize sanayi bölgesi (OSB) yapılmasına karşı direnişi 88 gündür sürüyor. Hayvan yetiştiricisi Servet Dönmez, "Amasya Valisi oturuyor köye gelmiyor, adam yiyici var bu köyde. Bu kuzular ne olacak yayılacak yeri yok. Ben 65 yaşımdayım, bana 4 bin lira maaş verdi. Ben de bu hayvanlara veriyorum daha bir bardak çay içmişliğim yok verdiği aylıkla. Bir kilo domates bile almadım aylıkla, boyuna bu hayvanlara yem alıyorum" dedi.

GENÇAĞA KARAFAZLI

Amasya’nın Taşova ilçesine bağlı Çambükü’nde köylülerin meralara organize sanayi bölgesi (OSB) yapılmasına karşı direnişi 88 gündür sürüyor. Hayvan yetiştiricisi Servet Dönmez, "Amasya Valisi oturuyor köye gelmiyor, adam yiyici var bu köyde. Bu kuzular ne olacak yayılacak yeri yok. Ben 65 yaşımdayım, bana 4 bin lira maaş verdi. Ben de bu hayvanlara veriyorum daha bir bardak çay içmişliğim yok verdiği aylıkla. Bir kilo domates bile almadım aylıkla, boyuna bu hayvanlara yem alıyorum" dedi.

Amasya’nın Taşova ilçesine bağlı Çambükü’nde köylülerin, mera alanlarına yapılacak organize sanayi bölgesine (OSB) karşı direnişi sürüyor. Çambükülü üreticilerden Ayşe Dönmez, "Elimde kökle beraber koyun gütmeden geliyorum gör halimizi. Sekiz nüfus bakıyorum iki haneyim, benim aylığım yok yıllığım yok. Üç tane kızımı okuttum elimizde kaldı. Herkese ekmek veriyorsun da nerede bize verdiğin ekmek, çiftçilere nerede? Yeri geliyor sırtımıza elbise bulamıyoruz bu koyuna yem vereceğiz diye" ifadelerini kullandı.

"ASKER KADINA EL KALDIRMAZ, VALİ Mİ VERDİ BU İZNİ?"

Ayşe Dönmez şunları söyledi:

"Sayın valim gör halimizi, kazıdığın bu meralardan koyunu geri getirdim. Yoncamı, sap tarlamı kazıttın koyunu durduramadım. Eşim de yem aramaya gitti Taşova’nın kıyılarına. Geri getirdim kadın başıma, kime ne yaptım? Askeri tepemize yığdın, kadın askerler yoktu erkek askerler mücadele etti bizle. Elimde kökle beraber koyun gütmeden geliyorum gör halimizi. Sekiz nüfus bakıyorum iki haneyim, benim aylığım yok yıllığım yok. Üç tane kızımı okuttum elimizde kaldı. Herkese ekmek veriyorsun da nerede bize verdiğin ekmek, çiftçilere nerede? Yeri geliyor sırtımıza elbise bulamıyoruz bu koyuna yem vereceğiz diye, benim hayvanlarımın yemini al. Vali mi alıyor, Taşova kaymakamı mı alıyor, benim samanım bitti, yemim bitti, yem vermiyorlar kredisi doldu. Ne yapacaksan bize bir çare ver. Biz Müslüman değil miyiz? Bu ülkenin çiftçisi değil miyiz? Söyleyecek bir şey bulamıyorum sinirden, tansiyonum yükseliyor, hasta oluyorum. Asker ben de yetiştirdim benim de askerim var, kadına asker el kaldırmaz. Vali mi verdi bu izni?"

"TARIM BAKANI GEL DE KOYUNU AĞILA BERABER SOKALIM"

Servet Dönmez ise şu ifadelere yer verdi:

"Sanayi Bakanı OSB yapmak için yer arıyor, Tarım Bakanı hiç mi meraları, bu koyunun geleceğini düşünmüyor? Bu koyun yüz yıllık koyun dünkü koyun değil. Sayın Tarım Bakanı sen vermedin bana bu koyunu ben 65 yaşındayım, gözümü açtım bu koyunun içindeyim. Sanayi Bakanı, OSB yapmaya yer arıyor sende peşine düşmüşsün kazıtmaya yer arıyorsun. Bu koyun da kaldı ağılda bende bu tasla yem döküyorum. Bu koyun bu güneşte bu sıcakta burada yatar mı? Hadi yattı diyelim ağıla girer mi? Gel de sokalım ağıla hep beraber. Her yerin belediyesi yüz çuval yem veriyor, bizimki de geliyor kazıyıp meralara OSB yapıyor. Bende bu koyunu tamamen kaybedeceğim, bu koyun yüz yıllık, bir iki yıllık değil, devlet kredisiyle almadık biz bu koyunu.

PARAMLA BİR BARDAK ÇAY İÇMİŞLİĞİM BİLE YOK”

Bu kuzunun merasını aldın kazıdın, askeri doldurdun içine kazıdın, bu kuzu ne olacak ben bunu nerede büyüteceğim yaylam bile yok. Bu kuzunun geleceği de yok, yaylaya benzer yayla da yok. Getirdi tam koyunun olduğu yere çamı dikti yaylada. Tam koyunun gideceği yere çamı dikti. Yassıbayır’a gidiyorduk oraya da getirdi çamı dikti. Yedi dönüm yoncam var kazıdı kaybedemedi, üstüne de menfezin toprağını yığdı. Kamyon kamyon toprak çekti üstüne. Bir de memleketin askerini yığdı, dozerleri de ortaya aldı, oh ne güzel. Amasya Valisi oturuyor köye gelmiyor, adam yiyici var bu köyde. Bu kuzular ne olacak yayılacak yeri yok. Ben 65 yaşımdayım bana dört bin lira maaş verdi bende bu hayvanlara veriyorum daha bir bardak çay içmişliğim yok verdiği aylıkla. Bir kilo domates bile almadım aylıkla boyuna bu hayvanlara yem alıyorum. Bu hayvanları dört bin beş yüz lira aylığımla doyuracağım. Sekiz tane nüfus bakıyorum o parayla sayın Tayyip Erdoğan adama soruyor ki ineği kimden aldın bak bak. Çocuklarımı üniversite okuttum bir yere de giremedi. Bir işe de sokmadım hayvanlarım yüzünden. Üç tane kızım evde, hiçbir yere gönderemedim. Bu kuzuyu da ben ne yapacağım bilmiyorum."

"BİLİRKİŞİ RAPORU TANINMAYIP KÖYLÜLERİMİZ DARP EDİLDİ"

Küçükbaş ve büyükbaş manda yetiştiricisi olduğunu ifade eden Hasan Dönmez adlı bir diğer üretici ise şunları söyledi:

"600 baş koyun, 50 baş manda var burada. Devletin Amasya Valisi Mustafa Masatlı, Taşova Belediye Başkanı Bayram Öztürk, AK Parti İlçe Başkanı Tekin Sobacı ve Deniz Sümer bir oldu, kullanmakta olduğumuz meraları yok etti. Mahkemenin iki kere gönderdiği bilirkişi heyeti arazi OSB için uygun değildir raporu verdiği halde, bilirkişi raporları tanınmayıp köyümüzü asker ve polisle karşı karşıya getirerek köylümüzü darp ettiler. Şimdi yetkililere sesleniyorum ben bu hayvanları ne yapacağım? Muallakta kaldım hiçbir yetkiliye sesimi duyuramadım, Sayın Kirişci’ye seslendik, bir gece televizyona çıktı telefonu elime aldım bakanıma bir ulaşayım dedim. Hiçbir soru kabul etmedi. TOGG arabasıyla domates seracılığını methetmeye çıkmış."