MUSTAFA USTA

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Sinop İl Başkanı Celal Şahbenderoğlu, kamu toplu sözleşme görüşmelerinde hükümetin açıkladığı zam teklifine ilişkin; "Bu artışların bizim beklentimizi karşılaması mümkün değil. Önümüzdeki sene için yüzde 14’lük bir artış ve yüzde 9’luk bir artış çok makul ve mantıklı bir artış değil. Şu an insanların bizim istediğimiz seviyelere en azından yoksulluk sınırına ulaşabilmeleri için gereken maaş artışı aslında KAMU-AR’ın yaptığı araştırmaya göre yüzde 115. Bu şekilde artış olursa insanlar rahatlayabilecek bir pozisyona gelebilirler" değerlendirmesini yaptı.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Sinop İl Başkanı Celal Şahbenderoğlu, memur ve memur emeklisine yapılan zamlar ile görüşmeleri devam eden kamu toplu sözleşmelerinde hükümetin önerdiği zam oranlarını değerlendirdi. Şahbenderoğlu, "Şu an piyasa koşulları belli. Her şey 4- 5 kat artmış durumda. Geçen seneki Pazar fiyatlarını bugün karşılaştırdığımızda en basitinden şu an mevsimi olan meyvelerin bile 7 kat artmış olduğunu görüyoruz. Buna keza kira artışlarının alıp başını gittiğini de biliyoruz. Bütün piyasa genel olarak 5- 6 kat yükselmiş durumda. Biz şunu da talep ediyoruz; enflasyon oranında her ay maaşlara yansıma istiyoruz" diye konuştu.

"ARTIK İNSANLAR AÇLIK SINIRI ÜCRETİ ALIYORLAR"

Celal Şahbenderoğlu şöyle konuştu:

"Bu rakamlar bizim beklentimizi kesinlikle karşılamıyor. Her şeye yine zam geldi. Akaryakıta zam geliyor. ÖTV’ye sürekli zam geliyor. Şu an insanlar yoksulluk sınırı altına düşmüş durumdalar. Artık insanlar açlık sınırı ücreti alıyorlar. Dolayısıyla bu artışların bizi karşılaması mümkün değil. Önümüzdeki sene için yüzde 14’lük bir artış ve yüzde 9’luk bir artış çok makul ve mantıklı bir artış değil. Şu an insanların bizim istediğimiz seviyelere en azından yoksulluk sınırına ulaşabilmeleri için gereken maaş artışı aslında KAMU-AR’ın yaptığı araştırmaya göre yüzde 115. Bu şekilde artış olursa insanlar rahatlayabilecek bir pozisyona gelebilirler. TÜİK’in aldatmaca rakamlarından kurtulup gerçekten insanların bu yaşam standartlarını, gerçek manada değerlendirerek akılcı maaş zamları istiyoruz. Bu rakamlar çok komik seviyede olan rakamlar. Kabul edilmesi mümkün değil. Bunun yanında emeklilere seyyanen zam verilmedi. Emeklilerin durumu çok çok daha kötü. Emeklilere de bir an önce seyyanen zammın yansıtılması gerekir. Gerçekten bugün Türkiye’de emekli olarak yaşamak son derece zor bir durum. Bunları bir şekilde yansıtarak insanlara hak ettikleri ücretlerin talep edilmesini istiyoruz. Önümüzdeki sene bu oranlar şu noktada da çok saçma. Sürekli artış var. Piyasa sürekli hareket halinde. 2024 yılının ocak ayında ne olacağını şu an kimse kestiremiyor. O dönem geldiğinde o yüzde 15 rakamının çok çok komik bir seviyede olacağı aşikâr. O yüzden şu an 6 ay öncesinden böyle bir şeyi kabul etmek mümkün değil. Günümüz şartlarında bile kabul edilebilir bir rakam değil. O yüzden biz bu rakamların tekrar değerlendirilmesini istiyoruz.

"HER SENE AYNI TİYATROYU SEYRETMEK DURUMUNDA KALIYORUZ"

Bunun yanında sendikalarla ilgili olarak da toplu sözleşme noktasında yapılan bu çalışmanın zaten komedi olduğunu biliyoruz biz. AKP hükümetiyle beraber Memur-Sen’in oturup masada oynadığı tiyatrodan öte bir şey değil bu. Bunu rahat bir şekilde görebiliyoruz. Bundan sonra heyete yönlendirilmesi bile değişmeyeceği bundan önceki senelerden bildiğimiz bir şey. Aynı şekilde biz memurlara birtakım hakların verilmesini istiyoruz. Grevli sözleşme hakkı verilmesini istiyoruz. Bu verilmediği zaman her şey havada kalıyor. Dolayısıyla da haklarımızı almakta son derece zor duruma geçiyoruz. Her sene aynı tiyatroyu seyretmek durumunda kalıyoruz. Şu an herkesin bildiği tek şey bu hayat şartlarında, bu pahalılık noktasında memurun bu ücretlere geçinmesi mümkün değil. Çünkü bu rakamlar yoksulluk sınırının çok çok altında. İnsanlar artık açlık sınırında.

"ENFLASYON ORANINDA HER AY MAAŞLARA YANSIMA İSTİYORUZ"

Şu an piyasa koşulları belli. Her şey 4- 5 kat artmış durumda. Geçen seneki pazar fiyatlarını bugün karşılaştırdığımızda en basitinden şu an mevsimi olan meyvelerin bile 7 kat artmış olduğunu görüyoruz. Buna keza kira artışlarının alıp başını gittiğini de biliyoruz. Bütün piyasa genel olarak 5- 6 kat yükselmiş durumda. Biz şunu da talep ediyoruz; enflasyon oranında her ay maaşlara yansıma istiyoruz. Bizim en büyük kaybımız buradan itibaren başladı çünkü enflasyon oranı yüzde 15’i geçtikten sonraki kısmının her ay yansıtılmaması durumunda bu 5- 6 aylık süreçler için de maaşlarımız son derece erimiş vaziyete geliyor. Piyasayı yakalaması mümkün olmuyor. İnsanların gözünden kaçan böyle bir aldatmaca da var. İnsanların cebinden alınan bir para olarak görüyorum bu durumu ben. Düşünün enflasyon artışı oluyor. Bakıyorsunuz enflasyonun yüzde 200 üzerine yaklaşmış olduğu bir ortamda memurlara yüzde 10- 15 gibi böyle komik rakamlar biçiliyor. Her ay biz bu enflasyon farklarını almış olsak belki bahsettiğimiz o yüzde 150- 200’lük rakamlara kadar ulaşacak kadar bir maaş durumuyla karşılaşacaktık ama maalesef 5- 6 aylık dönemler içinde herkesin cebinden aslında o para bir şekilde buharlaştırılmış oluyordu. Enflasyon farkının bu şekilde yansıtılmasını biz çok önemsiyoruz. Memurlar ancak bu hak kaybını o şekilde bir nebzede olsa ortadan kaldırabilir diye düşünüyoruz. Ama dediğim gibi ilk etapta yapılması gereken şey tüm memurların, tüm kamu çalışanlarının maaşlarına yüzde 115’lik bir artış yapıldıktan sonra, artık her ay da enflasyon farkı yansıtılırsa insanlar o zaman piyasa koşullarına uyum sağlayarak hayatlarını sürdürebilirler."