Bilecik merkeze 15 kilometre uzaklıkta İlyasbey Köyü’nde 2005 yılında faaliyete geçen ve ardından kapatılan karakol binası, yıkılmaya yüz tuttu. Milyonlarca para harcanarak inşa edilen Jandarma Karakol binasının kapatılarak 15-20 yıldır kaderine terk edildiğini aktaran köy Muhtarı Gürkan Zengin, "Buranın bu şekilde harap olmasına gönlümüz razı değil" dedi.

GÖKAY ŞİMŞEK

Bilecik merkeze 15 kilometre uzaklıkta İlyasbey Köyü’nde 2005 yılında faaliyete geçen ve ardından kapatılan karakol binası, yıkılmaya yüz tuttu. Milyonlarca para harcanarak inşa edilen Jandarma Karakol binasının kapatılarak 15-20 yıldır kaderine terk edildiğini aktaran köy Muhtarı Gürkan Zengin, "Buranın bu şekilde harap olmasına gönlümüz razı değil" dedi.

Bilecik merkeze 15 kilometre uzaklıkta İlyasbey Köyünde bulunan karakol binası yıkılmaya yüz tuttu. İlyasbey Köyü muhtarı Gürkan Zengin, Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şükrü Beydemir’e seslenerek, binanın Ziraat Fakültesi uhdesinde değerlendirilebileceğini aktardı. Köye ait 1000 dönüm tarım arazisini ve saniyede 50 litre su kaynağın da üniversitenin kullanımına tahsis edebileceklerini söyleyen Muhtar Zengin, binanın küçük bir tadilat ile ayağa kaldırılabileceğini vurguladı.

"İÇİNDE BİRTAKIM HIRSIZLIKLAR OLDUĞUNA DAİR BİLGİLER VAR"

Binanın bakımsızlıktan yıkıldığını ve bir takım hırsızlık olaylarının yaşandığını aktaran Muhtar Zengin, “Görmüş olduğunuz bina, devletimizin 15-20 yıl önce yapmış olduğu karakol binası. Burada karakol vardı. Karakolların yurt çapında köylerden kaldırıldığından dolayı bizim köyümüzden de kaldırıldı. Karakol 15 yıldan beri yok. Dolayısıyla bina da görmüş olduğunuz gibi; çevresi, etrafı bakımsız, kenarları dökülüyor, kiremitleri çöküyor, bacası gördüğünüz gibi yıkılmış. İçinde birtakım hırsızlıklar olduğuna dair bilgiler var. Hurdacıların zaman zaman girip çıktığını söylüyorlar" dedi.

"GÖNLÜMÜZ RAZI DEĞİL"

"Buranın bu şekilde harap olmasına gönlümüz razı değil" diyerek sözlerine devam eden Zengin, "Bizim gönlümüz ister ki, burasının bir yaşlılar yurdu, rehabilitasyon merkezi olmasıdır. Köyümüzde yaşlılar çok. Civar köylerde de yaşlı nüfus oldukça fazla. O şekilde değerlendirilmiş olsa bizim için çok iyi olur. Devletimizin yapmış olduğu masraf, bu bina boş yere böyle heba olup gitmez, hiç değilse bir işe yaramış olur. Talebimiz bu yönde" şeklinde konuştu.

"ZİRAAT FAKÜLTESİ OLARAK DEĞERLENDİRİLSİN"

Köyde saniyede 50 litre su aktığını ve 1000 dönüm tarım arazisinin olduğunu aktaran Muhtar Zengin, Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Şükrü Beydemir’e seslenerek şunları söyledi:

"Buranın Ziraat Fakültesi olarak değerlendirilmesini istiyoruz. Her türlü imkân İlyasbey Köyü’nde var. Bir de köyümüzde 1000 dönüm arazi var. Şu anda tarıma açık, kullanılabilir. Saniyede 50 litre akan suyumuz var. Buradan üniversitemize seslenmek istiyorum, Ziraat Fakültesi şu anda İstasyon ’da fidanlık dediğimiz bölgede dar bir alanda. Bizim burada saniyede 50 litre suyumuz, 1000 dönem arazimizi verebiliriz, bu binayı da verebiliriz. Tabi mülkiyeti konusuna geldiğimizde, mülkiyeti şu anda havuz denilen bir sistem var Maliye Bakanlığı’nın oluşturmuş olduğu, burada görünüyor şu anda bu bina. Bu sistemden 3-5 ay içinde çıkacağı söyleniyor. Bu sitemden çıktıktan sonra bizde buranın Ziraat Fakültesi olarak değerlendirilmesini istiyoruz. Her türlü imkân İlyasbey Köyü’nde var. Yani dediğim gibi saniyede 50 litre su, 1000 dönüm arazi, böyle bir bina. Hem bu bina değerlenmiş olur hem Ziraat Fakültemize bir katkımız olmuş olur, hem de üniversitemize bir katkımız olmuş olur. Talebimiz bu yönde. Ziraat Fakültesi ve rektörümüze sesleniyoruz buradan kendilerini bekliyoruz gelsinler, baksınlar, görsünler ufak tefek tadilatlarla bu bina işlevini yeniden sürdürebilir."