Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) aracılığıyla KOBİ Enerji Verimliliği Destek Programı'nı başlatacaklarını söyledi. Varank, "Bu programla işletmelerin yetkilendirilmiş kişilere yaptıracakları enerji etüdü maliyetlerini biz KOSGEB olarak karşılayacağız. Bununla da kalmayacağız. Bununla da kalmayacağız. Ellerindeki verimsiz elektrik motorlarının verimlileriyle değiştirilmesini kabul eden işletmelerimize 100 bin, verimlilik artırıcı giderleri içinse 400 bin liraya kadar destek vereceğiz" dedi.

Haber: FAHRETTİN ÖZTÜRK - Kamera: CEM ÖZTÜRK

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) aracılığıyla 'Küçük ve Orta Boy İşletmeler (KOBİ) Enerji Verimliliği Destek Programı'nı başlatacaklarını söyledi. Varank, "Bu programla işletmelerin yetkilendirilmiş kişilere yaptıracakları enerji etüdü maliyetlerini biz KOSGEB olarak karşılayacağız. Bununla da kalmayacağız. Ellerindeki verimsiz elektrik motorlarının verimlileriyle değiştirilmesini kabul eden işletmelerimize 100 bin, verimlilik artırıcı giderleri içinse 400 bin liraya kadar destek vereceğiz" dedi.

Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) 49. Olağan Genel Kurul toplantısı İstanbul’da bir otelde yapıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın video mesaj gönderdiği Genel Kurul'a Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da katıldı. 

"EKONOMİMİZİN ZORLU SINAVLARDAN GEÇTİĞİ BİR DÖNEM YAŞIYORUZ"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, toplantıda yaptığı konuşmasında ekonominin zorlu sınavlardan geçtiğini belirterek, şunları söyledi:

"İmalat sanayi ihracatımızın yüzde 40 gibi önemli bir bölümünün MESS üyesi firmalar tarafından yapılıyor olması takdire şayan. Ancak sadece üretim ve ihracat değil istihdam noktasında da MESS bünyesindeki firmalarımızın ülkemize muazzam bir katkısı söz konusu. Üyelere ait 450’nin üzerindeki üretim ve işletmede 200 binden fazla emekçi kardeşimiz ter döküyor. Ailelerini de hesaba kattığımızda sendikanın tarafı olduğu toplu iş sözleşmeleri yaklaşık 1 milyon vatandaşın hayatına doğrudan dokunmuş oluyor. Ekonomimizin zorlu sınavlardan geçtiği bir dönem yaşıyoruz. Tedarik zincirliklerindeki aksaklıklar enerji ve enerji fiyatlarındaki görülmemiş artışlar küresel ekonomiyi ciddi manada olumsuz şekilde etkiliyor. Bu süreçte dünya ekonomileri adeta tel tel dökülürken biz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yolumuza emin adımlarla devam ediyoruz. 2021 yılında kaydettiğimiz yüzde 11’lik büyüme performansıyla G20 ve AB ülkeleri arasında Türkiye ilk sırada yer aldı. 2022’de de bu aynı şekilde devam ediyor.

SANAYİ ÜRETİMİMİZ ŞUBAT AYINDA YÜZDE 10 ARTTI: Geçen yıl 225 milyar doları geçen ihracat, bu yılın ilk çeyreğinde üç aylık dönemde 60 milyar doların üzerine çıktı. Uluslararası piyasalardan kaynaklanan tüm kısıtlamalara rağmen sanayi üretimimiz şubat ayında yüzde 10 oranında arttı. Yine şubat ayında istihdamımıza baktığımızda 30 milyon olan istihdam rakamımızın bir parça arttığını görüyoruz. İşsizlik oranında yüzde 10,7’ye gerilediğini görüyoruz. Bu olumlu gelişmeler önümüzdeki dönemde de inşallah artarak devam edecek. Bunu kendimizden emin bir şekilde söyleyebiliyoruz.

YAPILMASI ÖNGÖRÜLEN YATIRIM TUTARI 200 MİLYAR LİRAYA YAKLAŞTI: Çünkü sektör, yatırımlarına baktığımızda orada da yatırımların hız kesmeden devam ettiğini görebiliyoruz. 2021 yılında imalat sanayi sektörlerinde 9500’e yakın teşvik düzenleyerek tüm zamanların rekorunu kırmış olduk. Bu belgelerde yapılması öngörülen yatırım tutarı da 200 milyar liraya yaklaşmış bulunmakta. Yatırımların peyderpey devreye alındığında üretim potansiyelimizde inşallah katlanarak artmış olacak. Bu başarıların kalıcı hale gelmesi son dönemde küresel ekonomide yaşanan paradigma değişimlerini ayak uydurmak hatta bunlara liderlik edebilmekten geçiyor.

KARBON AYAK İZİMİZİ KÜÇÜLTMEK DURUMUNDAYIZ: Peki nedir bu paradigma değişimi? Dijital ve yeşil ekonomi. Paris iklim antlaşması ve Avrupa Yeşil Mutabakatı'nın getirdiği yükümlülükler kapsamında tüm sektörlerde karbon ayak izimizi küçültmek durumundayız. Biz de bu amaçla birçok alanda yenilikçi ve akılcı politikaları devreye sokuyoruz. Milli teknoloji hamlesi vizyonumuz doğrultusunda yenilikçi ve akılcı projeleri hayata geçiriyoruz. Türkiye'nin otomobili projesi (TOGG) aslında bunların başında geliyor. Doğuştan ve yüzde 100 elektrikli TOGG trafiğe çıktığında ekonomimizdeki yeşil dönüşümün de öncüsü olmuş olacak.

HIZLI ŞARJ İSTASYONLARI İÇİN 300 MİLYON LİRALIK HİBE DESTEĞİ VERECEĞİZ: Projede her şey planlandığı şekilde ilerliyor. İnşallah bu yılın sonunda biz ilk araçlarımızın seri üretim bandından çıktığına hep birlikte şahitlik edeceğiz. Yüksek hızlı şarj istasyonlarının ülkemizde yaygınlaşmasını sağlamak üzere bir kısım destek programları sağlıyoruz. Yakın zamanda çağrıya çıkacağız. İnşallah hafta başında bu çağrıyı yayınlamış olacağız. 81 ilimizin tamamında bin 500’den fazla yüksek hızlı şarj istasyonunun kurulmasına yönelik toplamda 300 milyon liralık bir hibe desteği vereceğiz. Böylece bir yıl içerisinde tüm Türkiye'yi hızlı şarj istasyonlarıyla donatmış olacağız.

İŞLETMELERİN ENERJİ ETÜDÜ MALİYETLERİNİ KARŞILAYACAĞIZ: İşte bu noktada da önemli başka bir müjdeyi bu kürsüden sizlerle ve kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. KOSGEB aracılığıyla KOBİ Enerji Verimliliği Destek Programı'nı başlatıyoruz. Bu programla işletmelerin yetkilendirilmiş kişilere yaptıracakları enerji etüdü maliyetlerini biz KOSGEB olarak karşılayacağız. Bununla da kalmayacağız. KOBİ’lerimizin etüt sonucunda önerilen değişiklikleri yapmaları durumunda buradaki giderlerinin önemli bir kısmını da yine biz KOSGEB olarak üstleneceğiz. Örneğin; ellerindeki verimsiz elektrik motorlarının verimlileriyle değiştirilmesini kabul eden işletmelerimize 100 bin, verimlilik artırıcı giderleri içinse 400 bin liraya kadar destek vereceğiz. Başvuruları bugün itibarıyla açıyoruz.”

"MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE ARKADAŞLARI ESAS PROBLEMİN FARKINDAYDI"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, "Endüstriyel bir imparatorluğa dönüşemediğimiz için imparatorluğumuzu kaybettik. Dolayısıyla sanayi ve sanayinin içinde de metal sanayi, demir çelik başta olmak üzere metal sanayi fevkalade önemlidir" diye başladığı konuşmasında şunları kaydetti:

BABACAN, İKİNCİ MİTİNGİNİ GEBZE’DE YAPTI: "TÜRKİYE’NİN YILDIZINI PARLATACAĞIZ, SÖZ VERİYORUM. BİZ SÖZ VERİNCE TUTARIZ" BABACAN, İKİNCİ MİTİNGİNİ GEBZE’DE YAPTI: "TÜRKİYE’NİN YILDIZINI PARLATACAĞIZ, SÖZ VERİYORUM. BİZ SÖZ VERİNCE TUTARIZ"

"Biz Türkiye Cumhuriyeti olarak Cumhuriyetin kurucusu başta Gazi Paşa olmak üzere Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları esas problemin farkındaydı. İmparatorluğun yıkılış döneminden o tecrübeyle çıktılar. Millî mücadeleden sonra neye öncelik verdiler? Demir yollarına. Yaklaşık 4 bin kilometre demir yolu yaptılar. Bunu niye yaptılar? Çünkü o imparatorluk tecrübesinden edindikleri bir ders vardı. O tecrübe şu. Eğer ülkenin ham maddelerini, üretim gücünü harekete geçirecek kitlesel taşıma yapacak kaynağa sahip değilseniz, ki o dönemde hala öyledir. Temel endüstrinin kurulmasının ilk şartı olan ulaştırma altyapısı demir yoludur.

MİLLİ GELİRİN 65 DOLAR OLDUĞU BİR DÖNEMDE 4 BİN KİLOMETRE DEMİR YOLU YAPTILAR: Onun için Türkiye'nin milli gelirinin 65 dolar olduğu zamanlarda 4 bin kilometre demir yolu yapmışlardır. Bilgiye dayalı, bilgi teknolojilerine dayalı yeni bir teknoloji süreci başladı. Dünyada bu değişim 80'lerden sonra görülmeye başladı ama hızlanarak devam ediyor. Bu değişimin özelliği şu. Bilgi çok kolay hareket ediyor. Birinci kuşak endüstri devriminin özelliği şuydu. İngiltere'ye gitmeden bir çelik fabrikasının nasıl işlediğini, mühendis olarak çalışmadan işçi olarak çalışmadan bilemiyordunuz. Fakat şimdi bilgi teknolojileri olağanüstü bir hızla yayılıyor.

LOJİSTİK VE TEDARİK KRİZİ YAŞIYORUZ: Bu küreselleşme dediğimiz sürecin özellikleriyle alakalı. Bu hareketlilik bu mobilite ve özellikle de fiber alan üzerinden hareket eden bilgi yoğunluğu ne yapıyor? Bu değişimi hızlandırıyor. Türkiye bu değişimin bugün farkında olan ve bunu yeniden üretecek olan Smart atölyelerle bunu Türkiye'nin her tarafına bütün üretimine yayacak bir yaklaşımla, Türkiye bunu sahipleniyor. Şimdi bir kriz yaşıyoruz. Bu lojistik krizi, tedarik krizi ve pandeminin yarattığı, ekonominin üretim faktörleri arasındaki kopmanın yeniden organize edilmemesinin krizidir. Türkiye bu konuda en hızlı sonuca varan ülke oldu.

TÜRK EKONOMİSİNDEKİ BÜYÜMEYİ SANAYİ SÜRDÜRÜYOR: Şubat ayında Türkiye'nin sanayisinin yüzde 13 büyümesinin bir başka anlamı var. Türk ekonomisindeki büyümeyi sanayi sürdürüyor. Sanayiye dayalı bir büyüme. Bu büyüme ihracatçı bir büyüme. Onun için de şu an içinde bulunduğumuz konjonktürün olumsuz şartlarına karamsar olmaya hiç gerek yok. Türkiye'nin üretim gücüne güveneceğiz. En kötü şartlarda Türkiye sanayi için yüzde 13 büyüyor. Türkiye'nin üretim gücünün geldiği noktayı gösteriyor.

AKTİF İŞ GÜCÜ PROGRAMINI UYGULAMAYA KOYDUK: Biliyorsunuz bizim aktif iş gücü diye programımız var. Bu programlardan biri iş içinde üretim içinde önemlidir. Bu üretim için de eğitim, ilave istihdam yaratan işletmelerimize destek veriyoruz. Nasıl destek veriyoruz? Aldıkları işçinin, yeni aldıkları işçinin üç ay bütün prim, mesai, ücret, desteğini biz sağlıyoruz. Tek şartımız var. Biz üç ay verdikten sonra üçle çarpacak 9 ay da siz çalıştıracaksınız. 6 ay aldıysanız 18 ay da siz çalıştıracaksınız. Yani 1 yıl ve 2 yıl iş garantili, yeni bir aktif iş gücü programını uygulamaya koyduk.

“ÜRETİCİLERİN EKONOMİYE KATKISI 60 MİLYAR DOLARDAN FAZLA”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ise MESS’in Olağan Genel Kurul toplantısına gönderdiği videolu mesajında şunları söyledi:

“Metal sanayinin net satışlarının yarısından fazlasının MESS üyeleri tarafından yapıldığını ve MESS çatısı altındaki üreticilerin ekonomiye katkısının 60 milyar dolardan fazla olduğunu biliyor, metal sanayide sağlanan başarılara katkılarınız için teşekkür ediyorum. Üreten, ihraç eden, istihdam oluşturan, daha sürdürülebilir ve dengeli büyüyen bir ekonomik yapıyla geleceğe sağlam ve emin adımlarla yürümeye devam edeceğiz. Katma değerli üretimle kalkınma yolculuğumuz yine sizlerle hayat bulacak.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız metal sanayi alanında hem mevcut üretim altyapısı hem de ileriye dönük ikincil metal ürünleri projeksiyonu konularında titizlikle çalışmaktadır. Bu alanda üretimi, ihracatı ve küresel rekabet gücümüzü arttıracak teşvik çağrıları güncellenerek sizlere sunulmaktadır. Tüm bunları hayata geçirirken çevre hassasiyetimizi de en üst düzeyde tutmaktayız. Bu kapsamda metal sanayinde de yeşil dönüşümü ve yeşil üretimi önceliklendiriyoruz. 2053 net sıfır emisyon hedefimize ulaşmamızı sağlayacak çevre ve üretim politikaları uygulayacak, Avrupa Yeşil Mutabakatı eylem planıyla ortaya koyduğumuz hedeflere kararlı adımlar atarak ulaşacağız. Metal ve elektronik sanayi alanında Türkiye'de istihdamın ve ihracatın öncüsü MESS üyelerinin yerli, milli ve yeşil üretim seferberliğine katkı vermeye devam edeceğine inanıyorum."