YASAL HAKLARIMIZI KULLANARAK İŞ BIRAKIYORUZ !!

YASAL HAKLARIMIZI KULLANARAK İŞ BIRAKIYORUZ !!

YASAL HAKLARIMIZI KULLANARAK İŞ BIRAKIYORUZ !!

Danıştay 12. Dairesinin E.2001/3307, K.2001/4415 sayılı kararı ile bir disiplin suçu olarak görülmemiştir. Kararın gerekçesinde şu açıklamaya yer verilmiştir: “Olayda, davacının üyesi bulunduğu sendikanın yetkili kurullarınca alınan karara uyarak, kamu görevlilerinin içinde bulunduğu mali sıkıntının kısmen düzeltilmesi ve kamuoyunca bilinen bu sıkıntıları yine kamuoyuna anlatarak desteğinin sağlanması amacıyla 1.12.2000 tarihinde bir gün göreve gelmemek eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmış olup, davacının sendikal faaliyet kapsamında bir gün süreyle göreve gelmemesi fiilinin mazeret olarak kabulünün gerektiği, dolayısıyla 657 sayılı yasanın 125/C-b maddesinde öngörülen “özürsüz” olarak bir gün göreve gelmemek fiilinin sübuta ermediği görülmüştür.

Disiplin soruşturmasına konu, etkinliğe bir memur olarak değil, sendika üyesi olarak katıldım. 657 sayılı Devlet Memurları Yasasının Disiplin amiri ve disiplin cezaları başlıklı 124. maddesinin 2. fıkrasında “Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125’inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir” hükmüne yer verilmiştir.

Anayasanın 90. maddesi uyarınca iç hukukumuzun bir parçası haline gelen aynı zamanda yasalardan önce gelecek temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmelerin örgütlenme ve düşünce özgürlüğüne ilişkin hükümler içerdiği bilinmektedir.

Belirtilen Anayasa hükümlerinin yanı sıra anayasanın 90. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca yasalardan önce gelecek temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmelerden 87 ve 151 sayılı ILO Sözleşmeleri gereğince de anılan etkinliğe katılmam suç oluşturmamaktadır. 87 sayılı Sözleşmenin 8/2 maddesinde de, “Yasalar, bu sözleşme ile öngörülen güvencelere zarar verecek nitelikte olamaz veya zarar verecek şekilde uygulanamaz” hükmüne yer verilerek kamu çalışanlarının örgütünün kendi amaçları doğrultusunda düzenlemiş olduğu etkinliklere katılması nedeniyle cezalandırılamayacağı açık bir biçimde ortaya konmuştur. Bu nedenle üyesi olduğum sendikanın da aralarında bulunduğu kuruluşlarca alınan karar uyarınca gerçekleştirilen etkinliklere katılmam suç olmayıp sendikal ve demokratik hakların kullanılması niteliğindedir.

İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Avrupa Sözleşmesi, Avrupa Sosyal Şartı gibi uluslararası metinler ile ILO’nun 87, 98 ve 151 sayılı Sözleşmeleri dışında, anayasanın 53. maddesi ile 657 sayılı Yasanın 22. maddesinin yer aldığı; kamu görevlilerinin sendika ve konfederasyonlar şeklinde örgütlenmelerine engel olunmaması, bu örgütlerin etkinliklerinin genel kolluk yetkisi kullanılarak müdahale edilmemesi, sendikal çalışmaları nedeniyle sendika yöneticilerine ve üyelerine disiplin cezası uygulanmamasının gerektiği” belirtilmiştir.

Nitekim, 2005/14 sayılı Başbakanlık Genelgesi de sendikal faaliyetlere katılımdan dolayı kamu görevlilerin mağdur edilmemesini bu bağlamda sendikaların hak ve çıkarlarını güvenceye almaktadır

Yukarıda belirtilen yasalar çerçevesinde insanca yaşayabileceğimiz ekonomik ve özlük haklarımızın alınabilmesi ve sesimizin duyulması için sendikamızın almış olduğu 13-14 Mart iş bırakma kararına uyalım ve katkı sağlayalım.

 

 

                                                                                                     TÜRK SAĞLIK-SEN AYDIN ŞUBESİ

                                                                                                                                

 

 


UMKE AJANSI

Güncelleme Tarihi: 10 Mart 2015, 12:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER