Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “şölenle” duyurduğu, AKP’nin sözleşmeli personeli kadroya alan kanun teklifinde, sözleşmeli personele “mazeret tayini zulmü” çıktı. Teklifle sözleşmeli personelin 1 yıl çalışma şartıyla olan mazeret tayin hakkı, 4 yıla çıkarılıyor. Teklife “Mazeret tayini hariç” ifadesinin eklenmesini isteyen bir sözleşmeli memur, düzenlemeyi “Zulüm” diye değerlendirerek, “Bu bir zulüm. Aileler, eşler birbirinden ayrı. Çocuklar ayrı. Anayasa’ya aykırı, kanunun da geriye yürütüldüğünü görüyoruz” dedi.

TAMER ARDA ERŞİN

AKP’nin sözleşmeli personelin kadroya alınması için hazırladığı kanun teklifinde, sözleşmeli personelin mazeret tayini hakkı elde edebilmesi için gerekli olan 1 yıl çalışma şartı 4 yıla çıkarılıyor. Teklife “mazeret tayini hariç” ifadesinin eklenmesini isteyen bir sözleşmeli memur, “Bu bir zulüm. Aileler, eşler birbirinden ayrı. Çocuklar ayrı. Anayasa’ya aykırı. Kanunun da geriye yürütüldüğünü görüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Memur-Sen’in düzenlediği ‘Sözleşmeliye Kadro Şöleni’nde, sözleşmeli personelin kadroya alınacağı duyurmuştu. AKP Grubu da geçen cuma günü bu konuyla ilgili Meclis’e 9 maddelik teklif sunmuştu.

Sözleşmeli personelin mazeret tayini hakkı elde edebilmesi için gerekli olan 1 yıl çalışma şartı, kanun teklifi ile 4 yıla çıkarılıyor. Teklifin 3’üncü maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na geçici 48’inci madde eklenecek. Maddenin gerekçesinde, “Düzenleme ile mahalli idarelerdeki kadroya geçirilen personel sadece mahalli idareler arasında atanabilecek, kadroya geçirilen diğer personel ise sözleşmeli pozisyonda geçirilen süreler dahil 4 hizmet yılını tamamladıkları tarihten itibaren nakil hakkına sahip olacaklardır” denildi.

Teklifin sağlıkçılar, imamlar ve öğretmenleri ilgilendiren hükmü ise şöyle düzenlendi:

“Birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında memur kadrolarına atananlar, bu Kanun’un 72 ve 74’üncü maddelerinde yer alan hükümlerden, sözleşmeli personel olarak geçen süreleri dahil 4 yıllık hizmet süresini tamamladıkları tarihten itibaren yararlanabilir.”

"TEKLİFE 'MAZERET DURUMLARI HARİÇ' İFADESİ EKLENSİN"

İsminin açıklanmasını istemeyen sözleşmeli bir memur, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, kadroya geçme heyecanı yaşarken bir yıldır beklediği mazeret tayini hakkının elinden alındığını dile getirdi ve teklifte düzeltme yapılmasını istedi. Memur, söz konusu maddenin “…72 ve 74’üncü maddelerinde yer alan hükümlerden…” sonra gelmek üzere “mazeret durumları hariç” ifadesinin eklenmesi ile sorunun çözüleceğini belirtti. Sözleşmeli memur, teklifin bu haliyle Meclis’ten geçmesi halinde kendisinin ve diğer memurların aile bütünlüğünün zarar görebileceğini vurguladı ve Anayasa’nın aile bütünlüğünü koruyan hükümlerini anımsattı.

KILIÇDAROĞLU, GÜRSEL EROL’DAN ELBİSTAN’DAKİ 7.6’LIK DEPREMİN ARDINDAN BİLGİ ALDI... EROL: “1 BİNA ÇÖKTÜ, 2 KİŞİ ENKAZ ALTINDA, KURTARMA İŞLEMLERİ BAŞLADI” KILIÇDAROĞLU, GÜRSEL EROL’DAN ELBİSTAN’DAKİ 7.6’LIK DEPREMİN ARDINDAN BİLGİ ALDI... EROL: “1 BİNA ÇÖKTÜ, 2 KİŞİ ENKAZ ALTINDA, KURTARMA İŞLEMLERİ BAŞLADI”

“BU BİR ZULÜM”

Teklifin bu haliyle Anayasa’ya aykırı olduğunu savunan sözleşmeli memur, “Bu bir zulüm. Aileler, eşler birbirinden ayrı. Çocuklar ayrı. Anayasa’ya da aykırı. Anayasa’da ‘Aile, Türk toplumunun temelidir’ diyor. Anayasa’ya aykırı. Kanunun da geriye yürütüldüğünü görüyoruz. Sözleşmeliye, bildiğiniz bu mazeret tayinini kaldırıyor. Mevcutta bir sene çalışanınkini 4 seneye uzatıyor” dedi.

KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik ise ANKA’ya yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: 

"Meclis’e sunulan yasa teklifinin içerisine baktığımızda; taleplerimizin bir kısmının karşılandığını, ancak bu yasa ile birlikte yeni sorunların ortaya çıktığını görüyoruz. Özellikle sözleşmeli personellerin kadroya geçirilmesi ile birlikte atama ve yer değiştirmelerin önünde çeşitli engellerin oluşturulacağı, özel idareler ve belediyelerde sözleşmeli çalışanların kadroya geçirilmesi ile birlikte başka kurumlara atamalarının engellendiği, uzun süreden beri PTT’de çalışan sözleşmeli arkadaşlarımızın kadroya geçirilme taleplerinin de bu yasa içerisinde yer almadığını görüyoruz.

AKP, seçime giderken kamuoyunda bir algı yaratarak var olan sorunları çözmüş gibi göstermeye çalışıyor. Oysa yasanın içeriğine baktığımızda hem eğitim ve sağlıkta, PTT’de, yerel yönetim alanında çalışan arkadaşlarımızın kısmen talepleri karşılanmıştır. Bütünlüklü olarak özlük hakları, özellikle sözleşmelide geçen süreleri, 4C’lide çalışırken 4B’ye geçirilen sözleşmeli arkadaşlarımızın kademe ve derece ilerlemelerinin bu yasada sağlanamaması, mühendis kadrosundayken sözleşmeliye geçirilen arkadaşlarımızın unvanlarının da bu yasa kapsamı dışında tutulmasını da bir eksiklik olarak görüyoruz.”