CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, “Otuz senedir Meclis’teyim hiçbir iktidar döneminde iktidarın muhalefet gibi sertleştiğini, saldırganlaştığını, hücum ettiğini görmedim. Bir iktidar ne zaman saldırganlaşır biliyor musunuz? Ne zaman hücum eder biliyor musunuz? Suçu çok olduğu zaman, kamburu çok olduğu zaman, üstünü örtmeye ihtiyaç duyduğu kabahatleri, yolsuzlukları ayyuka çıktığı zaman susturmaya, bastırmaya çalışır. Onun için şu andaki iktidar tavrı suçluluğun bir yansıması gibi geliyor bana” dedi.

CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, “Otuz senedir Meclis’teyim hiçbir iktidar döneminde iktidarın muhalefet gibi sertleştiğini, saldırganlaştığını, hücum ettiğini görmedim. Bir iktidar ne zaman saldırganlaşır biliyor musunuz? Ne zaman hücum eder biliyor musunuz? Suçu çok olduğu zaman, kamburu çok olduğu zaman, üstünü örtmeye ihtiyaç duyduğu kabahatleri, yolsuzlukları ayyuka çıktığı zaman susturmaya, bastırmaya çalışır. Onun için şu andaki iktidar tavrı suçluluğun bir yansıması gibi geliyor bana” dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın bütçe görüşmeleri sürüyor. Komisyonda söz alan CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, şunları söyledi:

“BU ÜLKEDE TÜYÜ BİTMEDİK YETİMİN TEK KURUŞUNUN HAKKINI SORMAK, MUHALEFET MİLLETVEKİLLERİNİN GÖREVİDİR”

İYİ PARTİ YEREL YÖNETİMLER BAŞKANI METİN ERGUN: “MUTLAK YOKSULLUK YÜZDE 100 ORANDA ARTTI. VERDİK YETKİYİ, GÖREMEDİK EKMEĞİ. VERDİK YETKİYİ, İÇEMEDİK SÜTÜ, VERDİK YETKİYİ, YİYEMEDİK PEYNİRİ, ETİ” İYİ PARTİ YEREL YÖNETİMLER BAŞKANI METİN ERGUN: “MUTLAK YOKSULLUK YÜZDE 100 ORANDA ARTTI. VERDİK YETKİYİ, GÖREMEDİK EKMEĞİ. VERDİK YETKİYİ, İÇEMEDİK SÜTÜ, VERDİK YETKİYİ, YİYEMEDİK PEYNİRİ, ETİ”

“Elbette iktidar muhalefetten güzel sözler duymak isteyebilir ama yasal olarak milletvekillerinin de kendince sorumlulukları vardır. İktidar, muhalefetten gece gündüz kendilerini methetmelerini istiyor ama benim gördüğüm kadarıyla ne Meclis İç Tüzüğü’nde ne Anayasa’da ne de hukuk külliyatımızın tamamında ‘muhalefetin görevi iktidarı methetmektir’ diye bir cümle yoktur. Ama milletvekillerinin yasama sorumluluğu var. İkinci ana görevi ise denetimdir. ‘Denetim’ dediğiniz şey iktidarı, yürütmeyi sarsmak demektir.

Hem kamuoyu denetimi açısından hem de milletvekillerinin denetimi açısından iktidarın yanlışlarını eleştirmek muhalefet milletvekilleri için ama aynı zamanda da iktidar milletvekilleri için de bir görevdir. ‘Şu yapıldı, bu yapıldı’ tamam. Ama pahalı yapıldı. Fahiş fiyatlarla bitirdiğiniz işler belli. Bu ülkede tüyü bitmedik yetimin tek kuruşunun hakkını sormakta, tek kuruş israf edilmemesi, yolsuzluğa gitmemesi için burada mücadele etmekte muhalefet milletvekillerinin görevidir.

“KULLANDIĞINIZ KAYNAĞIN HESABINI VERMİYORSUNUZ. HER ŞEYİN ALTINDA GİZLİLİK VAR”

Siz daha önceki iktidarlardan daha fazla kaynak kullandınız. Kullandığınız kaynağın hesabını vermiyorsunuz. Her şeyin altında gizlilik var. Daha önceki iktidarlardan fazla vergi topladınız. Önceki iktidarların hiç el atmadığı geçmişlerimizin birikimlerini harcadınız. Kamunun işletme hakkını ifade eden kurumları sattınız. Bu da yetmedi daha henüz doğmamış çocuklarımızın elde etmediği kazançları da harcıyorsunuz.

Hem geçmişi harcayan hem geleceği ipotek altında bırakan bir kaynak harcamanın içerisinde harcadığınız paranın da israf edilmemesi, tek kuruş yetim hakkının yenilmemesi için mücadele etmek muhalefet milletvekilleri için bir namus borcudur bir vatan borcudur bir millet borcudur. Biz bu borcu yerine getiriyoruz. Bireysel haklar önemlidir, hukuk devleti önemlidir. Anayasa’da bireye tanınan hakların ve özgürlüklerin korunması önemlidir. Bunlara zaman zamanda devlet el atamaz. Bunları savunmakta muhalefetin görevidir.

“BİLGİ TEKNOLOJİLERİ İLETİŞİM KURUMU’NUN DA BÖYLE BİR İŞLEVİ YOKTUR DİYE UMUT EDİYORUM”

Vaktiyle bir Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı vardı. Bu başkanlığın kadrolaşması sırasında benim kabinedeki son aylarımdı. Özellikle dönemin başbakanı ve ulaştırma bakanı baş başa çok hassas bir biçimde buranın kadrolaşmasını sağladılar. Tek bir kişiyi de ısrarıma rağmen, çabalarıma rağmen almadılar. Sonra 2009 yılında ayrıldıktan sonra dedim ki, ‘Böyle bir kurum varsa herkesin haberleşme özgürlüğü tehlikelidir.’ Başta emniyet istihbaratı olmak üzere Türkiye’deki istihbarat birimlerinin teknik takipleri bu kurumun koordinasyonuyla yapılacaktı. Onun için özellikle çok hassas bir şekilde kadrolaşmışlardı.

Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı dediğimiz kurum içlerinde Millî İstihbarat Teşkilatı, Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı ve dış misyonlar arasında yer alan bağlantılar ve Genel Kurmay Başkanlığı’na ait hatlar başta olmak üzere binlerce hattın yasa dışı dinlendiği ve yurt dışında olan bir IP adresine gönderildiği bir kurum haline dönüşmüş. Böylesine tehlikeli bir kurum. 15 Temmuz’dan sonra televizyondan izliyorum sayın başbakan diyor ki, ‘Türkiye’de fitnenin başı bu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığıymış. ‘Bunu kapatacağız.’ Bundan daha hafifini söylediğim için bana dava açtın. Arkasından kurumu kapattılar, kapatmakta yetmedi. Binanın altında, üstünde ne kadar kablo varsa hepsini söktüler, binayı dahi delik deşik hale getirdiler. Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu’nun da bütçesini de dinledik, böyle bir işlevi yoktur diye umut ediyorum.

“OTUZ SENEDİR MECLİS’TEYİM HİÇBİR İKTİDAR DÖNEMİNDE İKTİDARIN MUHALEFET GİBİ SERTLEŞTİĞİNİ GÖRMEDİM”

Otuz senedir Meclis’teyim hiçbir iktidar döneminde iktidarın muhalefet gibi sertleştiğini, saldırganlaştığını, hücum ettiğini görmedim. Bir iktidar ne zaman saldırganlaşır biliyor musunuz? Ne zaman hücum eder biliyor musunuz? Suçu çok olduğu zaman, kamburu çok olduğu zaman, üstünü örtmeye ihtiyaç duyduğu kabahatleri, yolsuzlukları ayyuka çıktığı zaman susturmaya, bastırmaya çalışır. Onun için şu andaki iktidar tavrı suçluluğun bir yansıması gibi geliyor bana.”