18 Mart Çanakkale Zaferi 103 yılı kutlu olsun!

103 yıl önce bugün, kahraman Türk askeri Çanakkale’de tarihin en büyük destanlarından birini yazdı. Yedi düvele, “Çanakkale geçilmez” dedi. Zaferin 103. yılında Ulu Önder Atatürk ve şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz..

18 Mart Çanakkale Zaferi 103  yılı kutlu olsun!

18 Mart 1915 günü gerçekleşen deniz savaşında, itilaf devletlerine ait 5 gemi mayına çarptı. 3'ü battı (Irresistable, Ocean ve Bouvet), 2'si hasar gördü. İtilaf devletlerinin donanması o gün Çanakkale Boğazı'nı geçebilseydi savaşın gidişatı değişecek ve Çarlık Rusya'sı güçlenip Almanlar doğu ve batıdan sıkıştırılacaktı. Ancak itilaf devletlerinin Çanakkale'ye gönderdiği donanma orada savaş gücünün 3'te 1 'ini, 44 top ve 800 denizcisini yitirdi ve Boğaz'dan geri döndü. Türk tarafının kaybıysa 79 şehit ve yaralılardı. Yoğun bombardımana rağmen şehit sayısının düşük olması Türk tarafında büyük sevinç ve özgüven yarattı...

ÇANAKKALE ZAFERİ ile ilgili görsel sonucu

"Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar. Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sessizlik içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçikle yan yana koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar. Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır."

                                                                                                                                                                 Mustafa Kemal ATATÜRK

Genelkurmay, zafere ait arşivlerindeki belgeleri paylaştı.

İçlerinde Mustafa Kemal’in emri de var: “Vatan ve namus görevini tamamen yerine getirmek için bir adım bile geri gitmek yok.”

I. DÜNYA SAVAŞI'NDA DEVLETLER

İTTİFAK DEVLETLERİ
Osmanlı İmparatorluğu
Alman İmparatorluğu
Avusturya-Macaristan İmparatorlu
Bulgaristan (1915-18)

İTİLAF DEVLETLERİ
Büyük Britanya                  Japonya
Fransa                              Sırbistan
Rusya İmp. (1914-17)        Belçika
İtalya (1915-18)                Yunanistan (1917-18) 
ABD (1917-18)                  Portekiz (1916-18) 
Romanya (1916-18)           Karadağ (1914-16)

ÇANAKKALE ZAFERİ ile ilgili görsel sonucu

GELİBOLU, hazin hikâyelere sahne olan ama bir o kadar da gurur verici Çanakkale Zaferi'ne şahitlik eden bir yarımada. Bir tarafta görkemli deniz filolarına sahip itilaf devletleri; diğer tarafta savaşmaktan yorgun, onlar kadar donanımlı olmayan Türk askerleri... Görünürde zayıf ama ruhen ve zihnen çok daha kuvvetli bir Türk ordusu...

Tek bir amaçları vardı. Bir duvar gibi göğüslerini siper ederek varlarını yoklarını ortaya koymak ve itilaf devleti askerlerini Çanakkale'den geçirmemek... İşte, Çanakkale Boğazı'nda yatan gemi batıklarındaki ipuçlarından ve Gelibolu'da toprağın altında kalan öykülerden hareketle Çanakkale destanı...

DENİZ SAVAŞLARI
Tarihin akışını değiştiren Çanakkale Savaşları, 19 Şubat 1915'te deniz harekâtı Türk askerinin kahramanca mücadelesi ve savaş stratejileri bir milletin geleceğini kurtardı.

Osmanlı Devleti, 1. Dünya Savaşı başlarında savaşın dışında kalmayı tercih etmişti. Ancak İngiliz hükümeti, Osmanlı Devleti'ne sattığı bedeli 11 milyon altın olan ve parası peşin ödenen Reşadiye ve Sultan Osman adlı 2 savaş gemisine el koydu. Bunun üzerine Osmanlı Devleti, biraz da mecburiyetten Almanya ile yakınlaştı.

Karşılık olarak Osmanlı Devleti, İngiliz donanmasından kaçıp kendisine sığınan Goeben ve Breslau adlı Alman savaş gemilerini satın aldı. Gemilerin isimleri Yavuz ve Midilli olarak değiştirildi. Ancak daha sonra bu gemilerin Rus limanlarını bombalamak üzere İstanbul'dan geçip Karadeniz'e açılmasıyla birlikte Osmanlı Devleti de 1. Dünya Savaşı'na dahil oldu.

HEDEF
Birleşik Krallık'ın, Donanma Bakanı Winston Churchill önderliğindeki planı, Almanya'nın müttefiki olan Türkiye'yi işgal ederek Boğazlar'dan geçmek, Rus ordusuna gerekli askeri yardımı ve malzemeyi en hızlı şekilde ulaştırmak ve Almanya'yı dev bir kıskaca almaktı.

STRATEJİ
Almanya'nın bu plana karşı hamlesi, 21 Ağustos 1914'te Osmanlı Devleti'yle gizli ittifak anlaşması yapmak oldu.

İngiliz ve Fransız gemileri Çanakkale Boğazı'na ilk geniş saldırıyı Şubat 1915'te yaptı. Hedefleri Rusya'ya yardımla Almanya'yı doğudan kuşatmaktı. En güçlü saldırı 18 Mart 1915'te geldi.

İTİLAF DEVLETLERİNİN BİRLEŞİK FİLOSU

1. Filo (ingiliz)
Queen Elizabeth, Agamemnon, Lord Nelson, Inflexible, Triumph.
2. Filo (ingiliz)
Albion, Irresistable, Vengeance, Swiftsure, Majestic, Prince George, Ocean, Cornwall is.
3. Filo (Fransiz)
Bouvet, Gaulois, Souffren, Charlemagne, Canopus.

HEDEF
Yoğun ateş gücü ile Boğaz'ı geçmek.
İtilaf devletlerinin savaş gemileri, Boğaz'a 4'erli 3 sıra halinde girdi. İlk sıradaki 15 inçlik toplara sahip gemiler güvenli uzaklıktan ateş edecekti. 2. sırada Fransız gemileri, 3. sırada da irresistable dahil İngiliz gemileri vardı. Bu gemiler siperlere ateş edip Türk toplarını imha edecek ve bu arada mayın temizleme gemileri de mayınlı alanları arındıracak ve donanmaya yol açacaktı...

Ancak itilaf devletlerinin saldırısı planladığı gibi gitmiyordu. Sadece İngiliz deniz filosu neredeyse Türklerin iki katından daha çok topa sahip olmasına rağmen gemiler tabyalara fazla zarar veremezken, iyi mevzilenmiş Türk havan topları hedeflerini vuruyordu. Kıyıdaki küçük hedeflere karşı değil, açık denizlerde savaşmak için tasarlanmış gemilerin topları yatay bir ateş gücüydü ve Çanakkale sırtlarına yeterli açıyla isabetli atış yapamıyordu. Bir diğer dezavantajları da yandan gelecek top atışlarından korunmak için yapılmış zırhlarıydı. Yan zırhları kalın ama güverteleri zayıftı ve yukarıdan gelen havan mermileri gemilere ciddi zarar veriyordu...

STRATEJİ
Türklerin başlıca stratejisi, filoyu mayınlı alanlara çekip tepelerden ateş açmaktı. Toplar çok iyi gizlenmişti.

Saat 10.30
1. Filo Boğaz'a girdi ve merkez tabyalarını bombaladı. Ancak Agamemnon ve Inflexible vuruldu. 12 isaber alan Agamemnon uzaklaşırken Inflexible aldığı hasarla muharebeye devam etti...

STRATEJİ
Boğaz'daki tabyalardan yoğun top ateşi altına alınan gemilerin geri dönebilmeleri için geniş bir manevra alanına ihtiyaç vardı ve hep Erenköy Körfezi'nde sancak tarafına yönetiyorlardı. Bu durumu çok iyi gözlemleyen ve mükemmel bir fırsat olarak gören Türk tarafı, Müstahkem Mevkii Mayın Grup Komutanı Yüzbaşı Hafız Nazmi Bey ve Yüzbaşı Tophaneli Hakkı Bey komutasındaki Nusret mayın gemisiyle 7 Mart'ı 8 Mart'a bağlayan gecenin karanlığında düşman gemilerine aldırmadan 26 mayını Erenköy'deki Karanlık Liman'a gizlice bıraktı.

Saat 14.00
Fransız Bouvet, Nusret'in döktüğü mayınlardan birine çarpıp 3 dakikada 603 personel ile sulara gömüldü. Kalan 30 personel yetişen küçük gemiler tarafından denizden toplandı.
Saat 15.14
Yakınına top düşen İngiliz Irresistable yan yatmaya başladı. Bölgeyi terk etmeye çalışan gemi 16.15'te mayına çarptı ve 19.30'da battı.
Saat 18.05 
İsabet alan Ocean, manevra yaparken mayına çarptı. Morto Körfezi'ne kadar sürüklendi, saat 22.30 sularında battı.

KARA SAVAŞLARI
İtilaf devletleri, deniz savaşındaki başarısızlığın ardından aceleyle bir işgal gücü oluşturdu. Yeni plana göre Gelibolu Yarımadası'ndaki kumsallara teknelerle 75 bin asker çıkarılacaktı. Amaç Türk tabyalarını etkisiz hale getirmekti.

- 25 Nisan 1915'te, Anzaklar olarak bilinen bin 500 Avustralyalı ve Yeni Zelandalı, kürek çekerek Arıburnu'nda bir kumsala yöneldi. Bu ilk teknelerin bir kısmı batırıldı, bir kısmı da acemi askerlerin paniğinden battı.

- Akdeniz Seferi Kuvvetler Başkomutanı lan Hamilton, Alçıtepe'yi ele geçirmek için asli çıkarma bölgesi olarak Seddülbahir'i seçti. 29. İngiliz Tümeni, 5 ayrı noktadan Seddülbahir bölgesine çıkarma yaptı...

- General Harrington komutasındaki İngiliz birlikleri 6-7 Ağustos 1915'te tekrar taarruz etti. Anafartalar Grubu Komutanı Mustafa Kemal, 9-10 Ağustos 1915'te 1. Anafartalar Zaferi'ne imza attı. Bunu, 17 Ağustos'ta Kireçtepe, 21 Ağustos'ta 2. Anafartalar zaferleri takip etti.

Arıburnu bölgesine çıkan itilaf devletlerini, Yarbay Mustafa Kemal idaresindeki 19. Tümen Conkbayırı'nda durdurdu. Bu başarı üzerine, Mustafa Kemal albaylığa yükseltildi.

7 Aralık 1915 tarihinde Arıburnu ve Anafartalar cepheleri ile 9 Ocak 1916 sabahı Seddülbahir Cephesi'ndeki itilaf devletlerinin kuvvetleri tahliye edildi. Böylece Gelibolu Muharebeleri Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandı.

VERİLEN KAYIPLAR

Osmanlı Devleti
Muharebede: 56.000
Hastanede: 21.000
Kayıp: 11.000
Savaş dışı: 64.000
Yaralı: 97.000
249.000

İtilaf devletleri
İngiliz: 205.000
Fransız: 47.000
252.000

KARADA YAPILAN MUHAREBELER

ANAFARTALAR CEPHESİ
Arıburnu Muharebesi (25 Nisan 1915)
Kumkale Muharebesi (25-27 Nisan 1915)
Osmanlı Taarruzu (27 Nisan 1915)
Osmanlı Taarruzu (1 Mayıs 1915)
Osmanlı Taarruzu (19 Mayıs 1915) 
1. Anafartalar Muharebesi (9-10 Ağustos 1915)
Kireçtepe Muharebesi (17 Ağustos 1915)
2.Anafartalar Muharebesi (21 Ağustos 1915)

SEDDÜLBAHİR CEPHESİ
1. Kirte Muharebesi (28 Nisan 1915) 
Türk Taarruzları (1-4 Mayıs 1915)
2. Kirte Muharebeleri (6-24 Mayıs 1915)
3. Kirte Muharebeleri (4-6 Haziran 1915) 
1. Kerevizdere Muharebesi (21-22 Haziran 1915)
Zığındere Muharebesi (28 Haz.-3 Tem. 1915)
2. Kerevizdere Muharebesi (12-13 Temmuz 1915)

31 zırhlı, 3 muharebe kruvazörü, 24 kruvazör, 25 muhrip, 8 monitör, 14 denizaltı ve 50'nin üzerinde taşıma gemisinden oluşan itilaf devletleri filosu Çanakkale Boğazı'nın ağzında...

HAVA GÜCÜ
Osmanlı Devleti, Fransa'dan aldığı ve 25 Ağustos 1914'te Nara Meydanı'na konuşlandırdığı Nievport tipi deniz uçağında görevli Deniz Yüzbaşı Savmi, Üsteğmen Fazıl ve Üsteğmen Cemal vasıtasıyla bölgedeki İngiliz ve Fransız gemilerini takip etti.

DENİZ GÜCÜ
Deniz savaşı süresince itilaf devletlerine ait toplam 13 denizaltı, Çanakkale Boğazı'nı 27 kez geçme denemesinde bulundu. 3 İngiliz, 3 Fransız ve 1 Avustralya denizaltısı batırıldı, 1 Fransız denizaltısı ise Osmanlı kuvvetleri tarafından ele geçirildi. Osmanlı Devleti'nin kayıpları ise içlerinde Mesudiye ile Barbaros Hayreddin zırhlıları da olmak üzere 8 askeri gemi ile 31 ticari gemi ve 200'den fazla tekne oldu. Sadece Mesudiye ve Barbaros Hayreddin zırhlılarının batışında 31 subay, 262 er yaşamını yitirdi.

HMS-AE2
Kara savaşları netice almamadan devam ederken denizdeki mücadele de sürüyordu. 0 dönemde denizaltılar deneyseldi ve savaşta büyük ölçüde sınanmamıştı. Ancak Avustralya donanmasına ait HMS-AE2 denizaltısı hiçbir itilaf devletleri gemisinin yapamadığını yaptı ve Çanakkale Boğazı'ndaki mayınlı alanları geçip İstanbul'a vardı. 30 Nisan günü Türk donanması Marmara'ya sızan bu denizaltının peşine düştü. AE2'ye ateş açıldı. Mürettebat, yara alan denizaltıyı terk etti. Denizaltı, ambar kapakları açık bir şekilde battı. Denizaltının komutanı, yakalanacaklarını anlayınca Türklerin eline geçmemesi için ambar kapaklarını açtırdı, batışın hızlanmasını sağladı.

19 Ekim Salı, 178'inci gün 
(Gelibolu Günlükleri: Kendi anlatımlarıyla Anzakların gün gün hikâyesi, Jonathan King)
21.Tabur'dan Üsteğmen T.E. Cozens bulunduğu siperden şöyle açıklıyor: "Gün içinde yiyecekleri karşılıklı olarak siperin çıkıntısına koyuyor ve gönderiyorduk. Bu sabahın ilk saatlerinde Türklerle bizim arkadaşlar arasında sıra dışı bir dostlukla değiş tokuş yapıldı. Bizim çocuklardan bazıları doğruca düşman siperlerine gidip konserve, reçel, sigara vb. takas ettiler. Yapılanlar her şeyiyle çok güzeldi ve buradaki savaşın ne kadar gereksiz olduğunu gösteriyordu."

"Şu anda mağlûbiyeti bütün damarlarımda hissetmekteyim. Çok üzgünüm. Daha düne kadar 'Çanakkale bizimdir' diyordum çünkü bu savaşı kazanmak için askeri, parayı, cephaneyi, her şeyi hesaplamıştım. Hepsinde çok üstündük. Yalnız bir şeyi hesaba katmamışız... Mustafa Kemal'i... Bağrımda İngiliz gururu olmasa, Türkleri alnından öpmek, onları ayakta alkışlamak isterdim.'' 

                                                                                                                                                 Winston Churchill

Türklerin hayatını değiştiren, Kurtuluş Savaşı'na damgasını vuran, dünya tarihinin en önemli savaşlarından biri olan 18 Mart Çanakkale Zaferi, Mustafa Kemal Atatürk'ün askerlerine "Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler gelir, başka komutanlar hâkim olabilir." dediği zaferdir. İşte 18 Mart Çanakkale Zaferi hakkında bilinmesi gerekenler ve şiirler...

18 Mart Çanakkale Zaferi şiirleri! Gelibolu’da büyük bir kahramanlıkla kazanılan zafer, sadece Türklerin değil bütün dünyanın hayatını değiştirdi. Çanakkale Savaşları, Türkiye tarihinde önemli bir yere sahiptir. Yüzyılımızın en büyük, en kanlı savaşlarından biridir.

İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u da alarak İstanbul ve Çanakkale Boğazları'nın kontrolünü ele geçirmek istemesi üzerine ilk hedef Çanakkale Boğazı olmuştur. Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır.

1) Dünya tarihini değiştiren bir savunma
Çanakkale'de Türklerin kazandığı zafer, İngiliz ve Fransızların müttefikleri olan Rus Çarlığı'na yardım götürememisine neden olmuştur. Böylece Lenin önderliğindeki Bolşevikler devrim yapmış ve Rusya'daki monarşiyi yıkmışlardır. Kurulan Sovetler Birliği savaştan çıkmış ve 1991'e kadar süren bir soğuk savaşın da adımları atılmış oldu.

01canakkale-savasi001_4_3_1521320744

2) Milli mücadeleye yardım etti
Zafer kazanılmış ama savaş kaybedilmişti. Başkent İstanbul'da İngiliz ve Fransız gemileri demirlemiş, Osmanlı topraklarını paylaşıyorlardı. Ama Çanakkale'de ünü her yere yayılan Mustafa Kemal, bu zaferdeki büyük payı sayesinde duyulmamış olsaydı, 1919 yılının 19 Mayıs'ında Samsun'a çıktığında sonradan Kurtuluş Savaşı'na dönüşecek milli mücadele için bu kadar insanı yanına çekemeyebilirdi.

3) Savaşın düşman yaratmayacağını gösterdi
İngiltere sömürgesi olan Avustralya ve Yeni Zelanda, ANZAC(Australian and New Zealand Army Corps) adındaki birlikleriyle Çanakkale'ye gelmişler, belki de hiç görmedikleri İngiltere ve onun kralı için canlarını vermişlerdi. Savaşların milletlerin değil kişilerin işi olduğunu bilen Atatürk ise, savaşta hayatını kaybeden Anzak askerlerine ve annelerine hitaben söylediği “Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra bizim de evlatlarımız olmuşlardır.” sözleriyle dünyaya bir kere daha örnek olmuştur.

4) 3 büyükler tek yürek oldu
Türkiye'nin en köklü 3 spor klübü olan Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın sporcuları, Çanakkale'de kazanılan zaferde pay sahibidir. Resmi kayıtlara göre 3 büyüklerde o zamanlarda sporcu olan 30 oyuncu(Galatasaray 23, Fenerbahçe 5, Beşiktaş 2) farklı cephelerde şehit olmuştur. Cephede savaştıktan sonra saatlerce yol gidip İstanbul'da maç yapmaya gelip, maç sonunda tekrar cepheye dönen futbolcuların hikayeleri ise kitaplara konu olmuştur.

“Çanakkale Kahramanı” Mustafa Kemal Atatürk

“Çanakkale
Kahramanı”
Mustafa
Kemal Atatürk

5) Yarım milyon insan hayatını kaybetti
Kocaman bir dünya savaşının sadece bir cephesi olsa da, Çanakkale hem kazanan hem de kaybeden için pahalıya mal oldu. 490.000'e yakın askerle gelen işgalci kuvvetler, 300.000'den fazla kayıp verdi. Buna karşılık Osmanlı tarafının 315.000 askerinin 250.000 tanesi ana yurdunu korurken şehit oldu. O tarihe kadar eşi görülmemiş bir cephe olan Çanakkale, sonucunda toplamda yarım milyondan fazla insan genç yaşta hayatını kaybetti.

6) Ateşkes zamanı
Aylarca süren savaşta, karşılıklı siperlerden birbirlerini yenmeye çalışan iki taraf, bazen ateşkes yapıyordu. Dakikalar önce birbirini öldürmek için karşılıklı ateş eden askerler, ateşkes olduğunda birlikte çalışıp hayatını kaybeden arkadaşlarını gömüyorlardı. Bu da, savaşın dramatik yönünü gözler önüne seren olaylardan birisidir.

7) Hayat o yıl durmuştu
1915 yılında mektepler mezun vermedi, kimse evlenmedi, kimse kendini düşünemedi. Bütün dünya birbirine karşı savaşıyordu ve bu savaşta herkese ihtiyaç vardı. Bunun en büyük örneklerinden birisi ise Tıbbiye'nin 1915 yılında eğitimine 1 yıllık ara vermesidir. Genç yaşlı dinlemeden insanlar savaşa giderken, 1915 yılında hayat durmuştu.

Çanakkale, Türk ulusunun bağımsızlık ve hürriyetinin simgesi olmuştur. Her siperde ayrı destan yazan askerlerimiz, bu zaferin sonunda ‘Çanakkale Geçilmez!' sözünü tarihe yazdırmıştır. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün komutasındaki Türk ordusu, canı pahasına savaşmış ve destan yazmıştır.

”Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.” (M.Kemal Atatürk)

KORKMA!

Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz,

Bu yol ki Allah yoludur, korku bilmeyiz, yürürüz!

Düşer mi tek taşı sandın namus ocağının?

Meğer ki savaşa giren son er şehid olsun.

Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa;

Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa;

Bu altımızdaki yerden bütün yanardağlar,

Taşıp da kaplasa afakı bir kızıl sarsar;

Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;

Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir,

Değil mi cenge giden Çerkes’in, Laz’ın, Türkün,

Arab’la, Kürd ile bakidir ittihadı bugün;

Değil mi sinede birdir vuran yürek… Yılmaz!

Cihan yıkılsa, emin ol, bu cephe sarsılmaz!

Nasıl ki yarmadan afakı pare pare düşer,

Huda’yı boğmak için saldıran Cünun-i beşer;

Nasıl ki nur-i hakikatle çarpışan evham;

Olur şerare-i gayretle akibet güm-nam,

Şu karşımızdaki mahşer de öyle haşrolacak.

Yakında kurtulacaktır bu cephe…

Kurtulacak…

Demek yıkılmayacak kıble-gah-ı amalim…

Demek ki ölmüyoruz…

Haydi arkadaş gidelim!

Mehmet Akif Ersoy / Berlin 18 Mart 1915

ASKER DUASI

Elimde tüfenk, gönlümde iman,

Dileğim iki: Din ile vatan…

Ocağım ordu, büyüğüm Sultan,

Sultan’a imdâd eyle Yârabbi!

Ömrünü müzdâd eyle Yârabbi!

Yolumuz gaza, sonu şehâdet,

Dinimiz ister sıdk ile hizmet,

Anamız vatan, babamız millet,

Vatanı ma’mur eyle Yârabbi!

Milleti mesrur eyle Yârabbi!

Sancağım tevhid, bayrağım hilâl,

Birisi yeşil, ötekisi al,

İslâm’a acı, düşmandan öc al,

İslâm’ı âbâd eyle Yârabbi!

Düşmanı berbâd eyle Yârabbi!

Kumandan, zabit, babalarımız.

Çavuş, onbaşı, ağalarımız.

Sıra ve saygı, yasalarımız.

Orduyu düzgün eyle Yârabbi!

Sancağı üstün eyle Yârabbi!

Cenk meydanında nice koç yiğid,

Din ve yurd için oldular şehid,

Ocağı tütsün, sönmesin ümid,

Şehidi mahzun etme Yârabbi!

Soyunu zebun etme Yârabbi!

Ziya Gökalp

BİR YOLCUYA

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın

Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.

Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın

Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda

Gördüğün bu tümsek, Anadolu’nda

İstiklal uğrunda, namus yolunda

Can veren Mehmet’in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,

Son vatan parçası geçerken ele,

Mehmed’in düşmanı boğduğu sele

Mübarek kanının akıttığı yerdir.

Düşün ki, haşr olan kan, kemik eti

Yaptığı bu tümsek, amansız çetin

Bir harbin sonunda bütün milletin

Hürriyet zevkini tattığı yerdir.

Necmettin Halil ONAN

ÇANAKKALE DESTANI

Bir destan yazılmıştı, Çanakkale isminde,

Bin dokuz yüz on beşin, Mart'ın on sekizinde.

O bir destan değildi, masal sayılır destan,

Ölüm kalım savaşı, kurtuluştu kaostan.

Bu savaş milletimin, varlık yokluk savaşı,

Savaşan Mehmetçiğin, koltuğundaydı başı.

Üşüştü başımıza, dünyanın yabanisi,

Her birisi sanki de, cehennem zebanisi.

Mahşeri aratmıştı, o günde Çanakkale,

Kurdular her cephede, etten, yürekten kale.

Haçlı haçın altında, hedef almış hilali

Geldiyse de top yekun, yaşadı izmihlali.

Bir mühür basılmıştı, dünyanın tarihine

Kim ki şehit düşmezse, küserdi talihine.

Düğüne gider gibi, gittiler şahadete,

Koştular seve seve, en büyük ibadete.

Vatan uğrunda canlar, fedadır birer birer

Şehittir o yiğitler, ölmezler diridirler,

Cephedeydi neferi, duadaydı hastalar,

Kimi yetmiş den fazla, kimi çocuk yaştalar.

Semadan yağmur gibi, yağıyorken kurşunlar,

Sevindiler giderken, Allah'a kavuşanlar.

Nerde mal mülk sevdası, canlarından geçtiler

Kurşun kurşun, şehadet şerbetini içtiler.

Ne Yâr var akıllarda, nede çocuk hayali,

Hedef tek, canı verip, yüceltmekti hilali.

Birkaç gazisi kalan, tek savaştır cihanda,

Kanatlanıp uçtular, cennete hep bir anda.

Toprak kan kustu o gün, denizler demir yuttu,

Şehitleri O Nebi, kucağında uyuttu.

Ne gerek mezar taşı, ne gerek ona mezar

Bugün tarih onları, altın harflerle yazar.

Namazsız ve Kur'an sız, düşse de bir yanına,

Kefensiz, kanlı yelek, şahittir imanına.

Bir damla şehit kanı, bütün dünyaya değer,

Bir toprak parçasıdır, vatan değilse eğer.

Kurtarıp boğazları, şehadete erdiler,

Dünyaya yiğitliğin, bir dersini verdiler.

Gafiller ucuz sandı,oysa paha biçilmez

Sonunda anladılar, Çanakkale geçilmez.

Vatana göz dikenler, azdırdıkça azdılar,

Aslanlar savunmanın, destanını yazdılar.

Okusun bütün dünya, oturup ezberlesin,

Artık ininden çıkıp,yurduma göz dikmesin

Bu vatanın evladı, kurbandır toprağına,

Çakallar rüzgar olsa, değemez yaprağına.

Bir Hilal ki bağrında, yaşatır bu milleti,

Binlerce güneş feda, yaşasın Türk Devleti.

Güncelleme Tarihi: 20 Haziran 2018, 15:41
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER