18-24 Mart Dünya Yaşlılar Haftası

Yaşlılık günlerini sağlık sorunlarından uzak geçirmek herkesin en büyük hayali... Bunun anahtarıysa önce bedeni yaşlılığa hazırlamaktan geçiyor.

18-24 Mart Dünya Yaşlılar Haftası

Çocukluk, gençlik, erişkinlik ve yaşlılık; insan hayatının dört evresi… Bu süreçlerin en zoru kuşkusuz yaşlılık. 65 yaş üstü insanların yaşadığı bu süreç hem bedensel hem de psikiyatrik hastalıkları beraberinde getiriyor. Yüksek tansiyon, şeker, damar tıkanıklığı, kemik erimesi, kanser gibi bedensel hastalıkların yanı sıra pek çok psikiyatrik hastalık ileri yaşlarda kendisini gösteriyor.

Depresyon çok sık görülüyor

Yaşlıların bu dönemi mutlu, rahat ve keyifli geçirmesini engelleyen hastalıkları İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Yaşlılık Psikiyatrisi Birimi Başkanı Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu ile konuştuk. Kulaksızoğlu, "Yaşlılarda görülen psikiyatrik sorunların başında depresyon geliyor. Yine yaşlılıkta anksiyete bozukluğu dediğimiz evham çok sık görülebiliyor" tespitini yaptı ve ekledi:

"Yaşlılığın en büyük sorunlarından biri de zihin faaliyetlerindeki kaybolmalar... En sık bilineni unutkanlıkla başlayan kişinin istediği halde aklında kendisiyle ilgili, etrafıyla ilgili bilgileri hatırlamadığı hastalıklar. En başında da Alzheimer hastalığı geliyor. Bunun dışında yine yaşlılığın demans hastalıkları; yani zihni kabiliyetlerinin kaybıyla gelen pek çok hastalıkları var."

Psikiyatrik hastalıklar bilindiği gibi genç yaşlarda da görülebiliyor. Bu hastalıklardan muzdarip kişilerde hastalığın etkileri yaşla birlikte azabiliyor. Ancak bazı kişilerde tersi bir durum görülebiliyor. Hastalık, gittikçe ağırlaşabiliyor.

Kaliteli yaşlılık nasıl olur?

Yaşlılık dönemini "kaliteli" geçirmek isteyenlerin, en başta öğrenmeye ara vermemesi gerekiyor. Prof. Dr. Kulaksızoğlu, bunun önemini şöyle anlatıyor:

"İnsanlar belli bir amaç edinmeli. Yaşlılığa gelince yaparız demek yok. Yaşlılığın kalitesini gençlikten belirlemek lazım. Özellikle 40’lı yaşlardan itibaren bu konuyla ilgili birtakım çabalar gerekiyor. Bunlardan birincisi zihni faaliyetlere ara vermeden öğrenmeye devam etmek... Öğrenmek beyni cilalar, canlandırır. Öğrenmeye ara verirsek yaşlılığımızda unutkanlık, kafa karışıklığı gibi sorunlarla daha çok karşılaşırız."

Beden sağlığını korumak da bu dönemde büyük önem taşıyor. Düzenli yürüyüş, açık havada vakit geçirmek gibi faaliyetlere ağırlık vererek yaşlılık dönemini daha sağlıklı geçirmek mümkün. Bu noktada topluma ve ailelere de büyük iş düşüyor. Yaşlıların toplum içinde rahat edebilmesi için gerekli bilincin sağlanması gerekiyor. Prof. Dr. Kulaksızoğlu, "Bizim toplumsal gizli baskılarımız nedeniyle yaşlılar evinden dışarı çıkmıyor, hiçbir şeyle ilgilenmiyor ve toplumun içine karışmıyor. İşte bu, yaşlıları depresyona, Alzheimer’a, mutsuzluğa, uykusuzluğa keyifsizliğe sürüklüyor. Bizim toplum olarak bakışımızın da değişmesi lazım" diyor.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER