Sağlık emekçileri: Çalışırken ölmek istemiyoruz

İstanbul Tıp Fakültesi’nde bir hasta yakınının, başına silah dayadığı görevli asistan hekimi darbetmesi sağlıkçılar tarafından protesto edildi.

Sağlık emekçileri: Çalışırken ölmek istemiyoruz

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’ne silahla gelen bir hasta yakınının, başına silah dayadığı görevli asistan hekimi darbetmesi, hastane çalışanları tarafından protesto edildi. Sağlık emekçileri attıkları sloganlarla “Çalışırken ölmek istemiyoruz” dedi.

Geçtiğimiz pazar günü yaşanan olayda, Çapa’da bulunan İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalında çalışan bir asistan hekim, hastaneye silahla gelen bir hasta yakını tarafından yumruklanıp, boğazı sıkılarak darp edildi. Yaşanan bu olay, hastane çalışanları ve İstanbul Tabip Odası ile Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) yöneticileri ve üyelerince protesto edildi. 

‘YAŞARKEN YAŞATMAK İSTİYORUZ’

Eylemde konuşan İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. İncilay Erdoğan, kısa bir açıklama yaptı. Yaptıkları araştırmalar sonucu günde en az 30 sağlık emekçisinin şiddete maruz kaldığını ifade eden Erdoğan, “Bir hastane düşünün ki, bir basın açıklaması için dahi birçok izin almamız dayatılırken, bir kişi elini kolunu sallayarak silahla içeri girip, sağlık emekçisini darp ederek tehdit edebiliyor. Bu ülkede bir şiddet salgını var. En süt mercide kim var ise sesleniyoruz. İnsanca çalışacağımız koşulları talep ediyoruz. Yaşarken yaşatmak istiyoruz” diye konuştu.  

SES Aksaray Şubesi Eşbaşkanı Güneş Cengiz de, ağır çalışma koşullarına dikkat çekip, bu durumda olmalarını kabul etmediklerini ifade ettiği asistan meslektaşlarının şiddete maruz kaldıklarını söyledi. 36 saat nöbet tutan asistanlar olduğunu paylaşan Cengiz, kötü sağlık sisteminin kendilerine fatura edilmesini istemediklerini kaydetti. Cengiz, yaşanan şiddet vakasının ise takipçisi olacaklarının altını çizerek, nitelikli ve güvenli bir sağlık sistemi yönündeki taleplerini yineledi.

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı asistanları adına ise Ayça Gürbüz Er konuştu. Saldırıda bulunan hasta yakınının diğer hasta mahremiyetine saygı göstermemesi nedeniyle nöbetçi hekim tarafından uyarıldığını anlatan Er, sonrasında yaşanan olayı şöyle anlattı: “Fakültemiz çocuk servisleri koğuş şeklindedir ve yatışın tabi olarak bazı kuralları vardır. Refakatçi olarak çocuğun bakımını üstlenecek bir kişinin kalması ve emziren anneler olması sebebiyle bu kişinin kadın olması gerekmektedir. Bu kurallar, hastanın kimin yakını olduğu ayırt edilmeksizin tüm hastalar için geçerlidir. Arkadaşımız silahlı olduğu fark edilen hasta yakını tarafından yumruklanmış, boğazı sıkılarak darp edilmiştir ve alenen ölümle tehdit edilmiştir. Diğer hasta yakınları ve hastane çalışanları tarafından kurtarılmıştır. ‘Beyaz’ kod verilerek yasal süreç başlatılmıştır. Darp eden kişiler ifadeleri alınarak serbest bırakılmıştır. Hastanın sevkine kadar geçen 72 saat boyunca can güvenliğimiz tehdit altında kalmıştır.”

‘YARI YOLDA BIRAKILDIK’

Son zamanlarda sağlık çalışanlarının uğradığı şiddetin giderek arttığına da değinen Er, “Ortak tavır alınması mecburi olan sağlık çalışanlarına karşı şiddet olayında bile, en çok güvenmemiz gereken kişilerce yarı yolda bırakıldığımızı hissettik. Yanımızda durup gerçek birer hekim gibi davrananlar da oldu, bu durumu abarttığımızı düşünenler de. Olayın mağduru hekim arkadaşımızın ve hepimizin can güvenliğini sağlamakla yükümlü olanlar, özür dilememekle beraber, oldukça uygunsuz sorular sorarak suçlayıcı bir tavırla yaklaşmıştır. Ama tabi tarihte bulunduğu görevi hak etmeyenler her zaman için olmuştur. Sağlık personeline karşı şiddetin her zaman karşısındayız ve bunun normalleştirilmesine asla izin vermeyeceğiz” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER