Ateş altında hayat kurtardılar

FETÖ’cü hainlerin darbe girişimine kalkıştığı o gece Sağlık Bakanlığı’na bağlı 112 Acil Servis istasyonlarından başkent Ankara’da 498, İstanbul’da 285 olmak üzere 797 çıkış yaparak yaralıları hızla sağlık merkezlerine sevk etti. Sağlık çalışanları o gece, silahların altında yüzlerce kişinin hayatını kurtardı. Bunlardan biri UMKE Sorumlusu Abdulkadir Durmuş idi. Durmuş, o gece yaşadıklarını anlattı

Ateş altında hayat kurtardılar

FETÖ’cü hainlerin darbe girişimine kalkıştığı o gece Sağlık Bakanlığı’na bağlı 112 Acil Servis istasyonlarından başkent Ankara’da 498, İstanbul’da 285 olmak üzere 797 çıkış yaparak yaralıları hızla sağlık merkezlerine sevk etti. Sağlık çalışanları o gece, silahların altında yüzlerce kişinin hayatını kurtardı. Bunlardan biri UMKE Sorumlusu Abdulkadir Durmuş idi. Durmuş, o gece yaşadıklarını anlattı

16 Temmuz 2017 Pazar 01:35
Ateş altında hayat kurtardılar

UMKE Sorumlusu Abdulkadir Durmuş, 15 Temmuz gecesi mesaisini bitirmesinin ardından icapçı olarak eve gittiğini, bu yüzden aracın kendinde olduğunu belirtti. Durmuş o geceyi şöyle anlattı: “UMKE aracı bende olduğu için ekiptekileri de alarak Genelkurmay’ın önüne gittik. Olayın ne olduğunu net olarak bilmiyorduk. Bizi içeri almadılar. Dış tarafta özel harekat polisleri içerde de askerler vardı. Özel harekat polisleri onlara karşı siper almışlardı. Arada bir bariyer vardı. Önce anlam veremedik, sonra polisler durduğumuz yerin güvenli olmadığını söyleyince Meclis tarafındaki kavşağa gittik. Polis burada bize darbe girişimi olduğunu söyledi.

HAİNLER GEÇEMESİN DİYE KAVŞAĞI KAPATTIM

Darbe olduğunu duyar duymaz hainler geçemesin diye kavşağı UMKE arabasıyla kapattım. Darbeci askerler sivil araba ile alana girmeye çalıştılar, polisler durdurdu. En arkadan bir tane araç ateş ederek bizim araca doğru geldi.

ŞEHADET GETİRDİK

Biz aracın dışındaydık, ateş ederek içeri girmeye çalıştı. Polis arabasına çarpıp geçtiler sonra ateş etmeye başladılar. Biz orada şehadet getirdik çünkü 10 metre uzağımızdan ateş ediyorlar ama bir türlü değmiyor. O sıra ‘Öldük ama bilmiyoruz’ diye düşündük. Arkamda yunus polisleri vardı onlar hemen karşılık verdiler. Karşılık verince bunlar bizi taramaktan vazgeçtiler devam edip geri gittiler. 5 araç kaldı polisler onları bırakmadı.

YETER Kİ MEMLEKETKURTULSUN

O arada yanımdaki Yunus polisi elimden yaralandığımı söyledi. Farkında değildim. Sonra ben de Yunus’a sen kolundan yaralanmışsın dedim o da farkında değildi. 40 dakika boyunda alanda kaldık çıkamadık. O sırada Cumhurbaşkanı Erdoğan halkı sokağa çağırdı. Ambulans aldı beni hastaneye götürdü. Beni taşıyan ambulans Numune Hastanesine gelince kapıyı UMKE’ci arkadaşlar açtı. Ben aşağıya indim arkadaşlar içerde yaralı arıyorlar. Dedim ki ‘arkadaşlar yaralı benim. Orada baya bir şaşırdılar’. Bacağımda da bir kurşun parçası olduğunu farkettim. Bir ay sonra da göğsümde bir tane çıktı. Numune Hastanesinde daha pansuman yapılmadan yaralılar gelmeye başladı. Ben oradaki işleyişi etkilememek için yukarı servise çıktım. Bir arkadaş kolumu sardı. Hastanedeyken ‘Allahım sen benim canımı al ben sabahı görmeyeyim ya da sabahı onlar görmesin ben öleyim ama memleketin başına kötü birşey gelmesin. Yeter ki memleket kurtulsun’ dedim.

HAİNLERE GEÇİT VERMEDİLER

O gece, İstiklal Savaşı gibi birşey olduğunu hissettik. O gece şehit olanlara çok imrendim. ‘Biz bu halkın tırnağı kadar bile olamayız’ dedim. Vatandaşta ciddi bir manevi güç vardı. Bu nesil darbe görmedi ama büyüklerin analttıklarını çok iyi dinledikleri için hainlere geçit vermediler.”

Babam söz verdiyse gelir

15 Temmuz’dan bu yana hala haber izleyemediğini belirten Durmuş, o gece eşi ve kızları ile arasında geçen diyaloğu şu sözlerle ifade etti: “Vaka telefonu çalınca göreve gideceğimi söyledim. Görevimden dolayı eşim ansızın çıkıp gitmelerime alışık. Kalkışma olduğunu öğrenince eşimi, çocuklarımı aradım. Nasıl olduklarını sordum iyi olduklarını söylediler. “Sen iyi misin?” dediler. İyi olduğumu söyledim, burada insanlara yardımcı olmaya çalışıyoruz dedim. Sabaha karşı eve geleceğimi söyleyerek onlara teselli verdim. Küçük kızım sabaha kadar ağlamış, uyuyamamış. Haberleri izleyince korkumuşlar. O ara şarjım bitti baya bir iletişimsiz kaldık. ‘Kızım babam söz verdiyse gelir’ demiş. Eve gidince yaralandığımı gördüler evde bir matem havası oldu. ‘Çok şükür birşeyim yok korkmayın memleket kurtuldu’ dedim.”

banner178
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.