Sağlık sektörü alarm veriyor

Yaklaşık 3 yıldır tedarikçilerine ödeme yapamayan üniversite hastanelerinin toplam borcu 5.5 milyar TL’yi aştı. Hastanelere tıbbi ve medikal ürün satan firmalar, alacaklarını tahsil edemedikleri için tedariki kesti. Malzeme bulamayan hastanelerin ameliyat ve tedavileri ertelemeye başladığını belirten sektör temsilcileri, sağlık sistemini kilitleyen soruna çözüm getirilmesini talep etti.

Sağlık sektörü alarm veriyor

ANTALYA ve İstanbul’da üniversite hastanelerinin borç batağında olduğunun kamuoyuna yansımasının ardından Ankara’daki üniversite hastanelerinin de aynı sorunu yaşadığı ortaya çıktı. Hürriyet Ankara’nın yaptığı araştırmalarda, üniversite hastanelerinin ihale usülü aldığı medikal ve tıbbi malzemeler başta olmak üzere birçok farklı kalemdeki borçlarını yaklaşık 2-3 yıldır ödeyemediği, piyasaya olan borç miktarının 5 milyar 522 milyon TL’yi aştığı öğrenildi. Sağlık sektörünü büyük sıkıntıya sokan bu durum sonucunda dünya devi medikal markaların da içinde bulunduğu birçok firma, ödemelerini tahsil edemedikleri üniversite hastanelerine ürün tedarikini durdurmaya başladı. Tıbbi cihaz ve medikal malzeme temininde büyük zorluklar yaşayan üniversite hastanelerinin ise yaşananlar karşısında birçok ameliyatını ertelemek zorunda kaldığı, hastaların tedavi süreçlerinin de uzadığı bilgisine ulaşıldı.

JOHNSON&JOHNSON ÜRÜN TEDARİKİNİ DURDURUYOR

Hürriyet Ankara, dünyanın önde gelen medikal firmalarından Johnson&Johnson Medikal'in Sağlık Bakanlığı’na konu ile ilgili ilettiği yazıya ulaştı. Yazıda, bazı üniversite hastanelerinin ödemelerini çok uzun vadelerde gerçekleştirdiği ancak yıllardır somut ve kalıcı bir çözüm bulunamadığına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

“Üniversite hastanelerinin sağlık hizmeti sunan merkezler olmalarının yanı sıra eğitim konusunda da öncülük etmesi nedeniyle şirketimiz, ürünlerinin hastanelerde mevcudiyetine; hastalara ulaştırılabilmesine öncelik vermiştir. Böylesine uzun ödeme vadeleri ticari açıdan kabul edilebilir olmamasına rağmen uzun yıllardır ürün tedarik etmeye devam etmiş bulunmaktayız. Fakat üniversite hastanelerinin uzun ödeme vadeleri nedeniyle oluşan bu durumu artık tolere etme şansı kalmamıştır. Bu nedenle belirtmiş olduğumuz üniversite hastanelerine 1 Ocak 2018 tarihi itibarıyla mevcut ihalelerden doğan yükümlülüklerimiz saklı kalmak kaydıyla, ürün tedarikini durduracağımızı ve gerekirse önümüzdeki dönemlerde benzer kararları başka hastaneler için de almak zorunda kalabileceğimizi üzülerek bildiririz.”

SEİS BAŞKANI METİN DEMİR: SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KALMADI

Türkiye Sağlık Endüstrisi İşverenleri Sendikası Başkanı Metin Demir, sağlık sektöründe yaşanan ödeme sıkıntıları hakkında Hürriyet Ankara’ya açıklamalarda bulundu. Üniversitelerin 2-3 yıla varan geç ödeme sıkıntıları olduğuna dikkat çeken Demir, “Sektörün 2013-2014 yıllarından kalan alacakları var. 31 Aralık 2016 tarihi itibarıyla üniversitelerin tüm sektörlere 5 milyar 522 milyon TL borcu bulunmaktadır. Geç ödemelerden dolayı para alınamadığından dolayı mal vermek istemiyorlar. Çünkü bunun sürdürülebilirliği yok. Malı satıyorsunuz ancak paranızı ne zaman alacağınızı da bilmiyorsunuz” dedi.

SUT FİYATLARININ GÜNCELLENMESİ LAZIM

Sağlık Uygulama Tebliği’ndeki (SUT) fiyatlarla üniversitelerin giderlerini karşılayabilme şansı olmadığına vurgu yapan Demir, şöyle konuştu:
“Her yıl açık veriyorlar. 5 milyar TL’yi aşan borç miktarı da 4-5 senenin birikimi. 7-8 yıldır SUT fiyatlarında çok küçük değişiklikler oldu. Burada SUT fiyatlarının artırılmasından ziyade güncellenmesi gerekiyor. Bazı ürünlerde fiyat düşürülmesi bazı ürünlerde ise fiyatın artırılması lazım. Dinamik bir şekilde sürdürülebilir hale getirilmeli. Ancak 7-8 yıldır yapılmıyor. Bu borç, Hazine’den bir kereye mahsus olarak alacaklı firmalara direkt ödeme yapılarak kapatılabilir. Üniversitelerin üstündeki yük alınırsa bundan sonraki süreç yönetilebilir. Üniversitelerin rahatlaması ilaç sektörünün, tıbbi cihaz sektörünün ve diğer ilgili bütün sektörlerin rahatlaması anlamına geliyor.

İNSAN SAĞLIĞINA ETKİ ETMEYE BAŞLADI

Tıbbi malzemeler temin edilemeyince bu konu insan sağlığına da etki etmeye başladı. Malzeme alınamadığı için ameliyatlar ya da tedaviler aksamaya başladı. Gittiğimiz hastanede malzeme olmadığından ihtiyacımız olan sağlık hizmetini alamazsak bu olay vatandaşa kadar yansır. Bunun da sürdürülebilirliği kalmadı. Malzeme olmadığı için hasta 3 gün daha fazla yatmak zorunda kalıyor ya da bazı ameliyatların ertelendiğini duyuyoruz. Yatak işgalinin bile devlete maliyeti var.

TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN SONUÇLAR ÇIKAR

Sağlık Bakanlığı 2017’den önce 120 günde ödemeleri yapıyordu. Bakanlığın düzgün ödeme yapısı firmalara diğer sorunlu kısmı tolere etme imkânı sağlıyordu. 2017 yılında Sağlık Bakanlığı ödemeleri de 9-10 aya uzadı. İyi olan taraf da bozulunca bu durum sektör açısından artık iyice sürdürülemez hale geldi. Şu anda 2013 ya da 2014’ün borçları bile ödenebilse, sektöre bir heyecan ve kalan paralarını alabilme umudu verir. Global firmalar ya da daha küçük ölçekli firmalar konuyu kamuoyuna açıklamasa bile mal vermemeye başladı. İhalelere katılmıyor, teklif vermiyorlar. Bu da mal tedarikini zora sokmuş durumda. Sorunun mutlaka çözülmesi gerekiyor. Bunun aksini düşünmek istemiyorum. 80 milyon insanın sağlığı söz konusu, telafisi mümkün olmayan durumlar ortaya çıkar.”

KÜÇÜK ESNAF BİLE ŞİKÂYETÇİ

Üniversite hastanelerine ürün tedariki yapan küçük esnaf da Hürriyet Ankara’ya konu ilgili şikâyetlerini, “İbni-i Sina Hastanesi ile Hacettepe Hastanesi’ne verdiğimiz ürünlerin parasını, kimi esnaf iki, kimi esnaf da dört senedir alamıyoruz. Gerekçe olarak ‘SGK para vermiyor, paramızı alınca ödeyeceğiz’ deniliyor. Devlet, üniversite hastanelerine ürün veren esnafı kurtarmayı düşünüyor mu?” sözleriyle dile getiriyor.

Hürriyet

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER