Sağlık ocağı askerde, hastane sivilde kaldı

1.5 yıl sonra imzalanan protokolle hükümet, askere sağlanacak sağlık hizmetinin ayrıntılarını belirledi. 4 hastane tamamen, 10 hastane ise kısmen TSK’ye bırakıldı.

Sağlık ocağı askerde, hastane sivilde kaldı

Hükümet 15 Temmuz’dan hemen sonra askeri hastaneleri kapatarak Sağlık Bakanlığı’na devretti. Ancak terörle mücadele, Fırat Kalkanı ve Afrin harekâtları nedeniyle 4 hastaneyi tamamen, 10 hastaneyi ise kısmen silahlı kuvvetlere bırakmak zorunda kaldı. Sağlık hizmetlerinin askerlere nasıl sunulacağının ayrıntılarını belirleyen protokol ise ancak 1.5 yıl sonra imzalanabildi. Askerin sağlık ocağı, dispanser gibi birinci basamak sağlık hizmetleri TSK’ye, hastane ve üniversite hastanesi gibi ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetleri ise Sağlık Bakanlığı’nın sorumluluk alanına bırakıldı. Protokolde ‘barışın’, “olağanüstü hal şartlarının oluşmadığı fiili durum” olarak tanımlanması dikkat çekti.

1.5 yıl sonra gelen protokol

Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli ile Sağlık Bakanı Ahmet Demircan’ın imzaladığı protokol 7 Şubat 2018’de yürürlüğe girdi. Protokolün kapsamı, “Barışta, gerginlik ve buhran dönemlerinde, TSK tarafından ihtiyaç duyulan sağlık hizmetlerinin TSK’nin ilgili birimleri ile Sağlık Bakanlığı’na bağlı kurum ve kuruluşlar tarafından yürütülmesi” ifadeleri ile çizildi.

 ‘Barış hali’ tanımı

Protokolde “barış hali”, “buhran dönemi”, “genel seferberlik”, “gerginlik dönemi” ve “savaş hali” kavramlarının tanımları yapıldı. “Barış hali”nin, “vatandaşların hak ve özgürlüklerinin kısıtlanmadığı, halkın huzur ve refah içinde yaşadığı, olağanüstü hal şartlarının oluşmadığı fiili durum” olarak tanımlanması dikkat çekti. “Buhran dönemi” protokolde, “Milli menfaatleri doğrudan veya dolaylı olarak tehdit eden veya dolaylı olarak tehdit eden veya etmesi muhtemel olan iç ve dış olay veya olayların ayrı ayrı veya birlikte vuku bulduğu haller” olarak tanımlanırken, “gerginlik dönemi”nin ise bu olayların ülkeyi bir buhran durumuna götürecek tarzda tırmanmasını ifade ettiği belirtildi. Protokolle birlikte, askerlere sağlık hizmeti sunumu bakımından hastaneler üçe ayrıldı. “S1” grubu hastanelerin sadece TSK’ye hizmet vermesi; “S2” grubu hastanelerin sivil hastalara hizmet vermesi ancak, ihtiyaç halinde belli blok veya koridorlarının TSK’ye ayrılması; “S3” grubu hastanelerin ise TSK’ye öncelikli olarak hizmet vermekle birlikte sivil hasta da kabul etmesi öngörüldü. Bir grup hastanenin ise TSK personeli ve bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerine muayene ve tedavi hizmetleri ile koruyucu hekimlik faaliyetlerini yataksız olarak sunması sağlandı.

4 hastane bırakıldı

Bu kapsamda terörle mücadele ve Afrin harekâtına yönelik sağlık hizmetlerinin sunulması için Şırnak, Hakkâri, Van ve Diyarbakır hastanelerinin tamamı TSK kullanımına bırakıldı. Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Hastanesi, Ağrı Devlet Hastanesi, Gaziantep Eğitim Araştırma Hastanesi, Elazığ, Erzurum, Yüksekova, Kilis, Reyhanlı, Hatay Devlet Hastanesi ve İskenderun Devlet Hastanesi’nin belli bölümleri ise TSK ihtiyaçlarına ayrıldı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER