“Eşiniz çalışıyorsa aile değilsiniz“

“Tasarıda öğretmenlere 3 bin 600 ek gösterge yok. Öte yandan çalışan anneye aile yardım desteği verilmiyor ve eşin çalışıyorsa aile yardımından faydalanamazsın deniliyor. Yani eşi çalışanlar aile değil mi? Oysaki çalışan annelerin ailelerinin daha çok desteklenmesi gerekir. Bu haksız ve eşitsizlikçi uygulamanın kaldırılmasını istiyoruz

“Eşiniz çalışıyorsa aile değilsiniz“
 Milyonlarca çalışanın yıllardır merakla beklediği Sosyal güvenliğe ilişkin acil talepleri içeren torba yasa tasarısının biran önce Meclis'e gelmesini istediklerini söyleyen Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Tasarı Başbakan Erdoğan'ın masasında bekliyor. Torba yasa tasarısının önerilerimiz dikkate alınarak geliştirilmesini ve Meclis tatile girmeden yasalaşmasını istiyoruz” dedi.

“EŞİ ÇALIŞANLAR AİLE DEĞİL Mİ?”

Başbakan Erdoğan’ın masasında bekleyen Sosyal Güvenliğe ilişkin torba yasa tasarısı hakkında sendika olarak görüş ve eleştirilerini paylaşan DES Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Tasarıda öğretmenlere 3 bin 600 ek gösterge yok. Öte yandan çalışan anneye aile yardım desteği verilmiyor ve eşin çalışıyorsa aile yardımından faydalanamazsın deniliyor. Yani eşi çalışanlar aile değil mi? Oysaki çalışan annelerin ailelerinin daha çok desteklenmesi gerekir. Bu haksız ve eşitsizlikçi uygulamanın kaldırılmasını istiyoruz” diye konuştu.

Tasarıda, her çocuk için 2 yıl olmak üzere 3 çocuk doğuran annelere 6 yıl borçlanma imkânı ile erken emeklilik yolu açıldığını söyleyen Gürkan Avcı, şunları söyledi;

“ÇALIŞAN ANNELER, ERKEN EMEKLİLİK İÇİN BORÇLANDIRILMAMALI”

“Biz sendika 3 çocuk doğuran annelerin borçlandırılmadan ve borçlanma yükünün devlet tarafından karşılanarak 6 yıl önce emekli edilmesini istiyoruz. Çalışan anneler işe başlama tarihinden önce doğurdukları çocuklar içinde borçlandırılmamalıdır.

“300 TL KREŞ YARDIMI AYRIM YAPILMAKSIZIN TÜM ANNELERE VERİLMELİ!”

Tasarıda, çalışan annelerin çocuğu belli yaşa gelinceye kadar yarı zamanlı esnek çalışma modelini tercih edebilecekleri ifade ediliyor. Tasarıda, doğum izni biten çalışan annelere, aylık 300 lira kreş yardımı verilmesi de gündemde. Ancak ister memur, ister işçi, sigortalı olsun tüm çalışan annelere ayrım yapılmaksızın eşit muamele ilkesine uygun olarak kreş yardımının eşit miktarda verilmesini istiyoruz. Ayrım yapılmaksızın tüm çalışan annelere yıllık ücretli izin, hafta tatili, günlük dinlenme süresi, emzirme izni gibi tüm haklardan yararlanma hakkı tanınmalıdır.

“KAMU VE ÖZEL KURUMLARDA KREŞ AÇILMASI TEŞVİK EDİLMELİ!”

Öğretmen annelerin çalıştıkları okullardaki yahut diğer eğitim kurumlarındaki kreş ve anaokullarına çocuklarını ücretsiz olarak gönderebilmesi gerekir. Gerek kamu kurumları olsun gerekse özel işletmeler olsun belli sayıda kadın çalışanı bulunması halinde bu kurumlar nezdinde kreşlerin açılması ve sayısının artırılması teşvik edilmelidir.

EV KADINLARI YASA KAPSAMINA ALINMALI

Kadın istihdamının artırılmasını, çalışma hayatının nitelikleştirilmesini ve 3 çocuk tavsiyesi gereğinin önündeki en büyük engel çocuk bakımı sorunudur. Dolayısıyla çocuk bakım teşviki mekanizmasını çok önemli bir politika olarak görüyor ve geliştirilmesini istiyoruz. Bu nedenle kreş yardımı kadın erkek tüm ebeveynlerin yararlanacağı bir hak olarak görülmelidir. Mevcut uygulamanın, sadece ev dışında çalışan kadınları içeriyor olması yani iş bulamayan, iş bulmak için yeterli eğitime sahip olamayan ya da ev içindeki geleneksel ve cinsiyetçi iş bölümünden kaynaklı olarak ev dışında çalışamayan kadınları da yani tüm kadınları da bu olanaktan yararlandıracak bir düzenleme yapılmalıdır.

KREŞLERE KALİTE STANDARDI GELMELİ

Kadın istihdamını artırması yanı sıra ailenin korunmasını da güçlendirecek olan bu uygulamanın tamamlayıcısı olması itibariyle İş Kanunu'nda değişiklik yapılarak, 150'nin üzerinde kadın işçi çalıştıran işverenin kreş açması ya da kreş imkânı sunması zorunluluğunun uygulanma ve denetiminin daha etkin yasalarla sağlanması ve suiistimallerin engellenmesi gerekiyor. Bunun için işverene de teşvik yahut vergi indirimi sağlanabilir. Çocuk bakımını toplumsal bir sorumluluk olarak görmemiz gerekiyor. Öte yandan kreş, bakım evi ve anaokullarının denetim sisteminin, kalite standartlarının yeniden planlaması da önemli bir ihtiyaç olarak karşımızda durmaktadır. Milyonlarca çocuğumuzu emanet edeceğimiz kurumların belli kalite standartları olması gerekir.

TASARI, UCUZ KADIN EMEĞİNİ İSTİHDAMA KATMA PROJESİNE DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİDİR

Kadınların ücretli emek gücüne katılımı, elbette ki erkek egemenliği karşısında güçlenmeleri açısından çok önemlidir. Ancak, çalışma hayatımızın cinsiyetçi işbölümü geleneğinden dolayı kreş yardımı politikasının toplumsal talep ve ihtiyaçların geri dönütlerine uygun olarak daha da geliştirilmesi gerekecektir. Hükümetin, kadın istihdamını artırma projesinin, ucuz kadın emeğini istihdama katma politikasına dönüşmemesi için nitelikli, güvenceli ve sürekli istihdam sağlaması gerekmektedir. Çocuk bakımı sorumluluğunun tamamen başta ev kadınları olmak üzere tüm kadınların sırtından alınarak erkekler ve devlet tarafından da paylaşılması gerekir.”

Odatv.com

Güncelleme Tarihi: 28 Nisan 2014, 21:13
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER