Dünyanın 3’te birinde verem hastalığı görülmektedir

Aksaray Halk Sağlığı Müdürlüğü her yıl 05-11 Ocak tarihleri arasında kutlanan ve bu yıl 67’incisi kutlanacak olan Verem Eğitim Haftası ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Dünyanın 3’te birinde verem hastalığı görülmektedir
 Yapılan açıklamada “Tüberküloz (verem) hastalığı,"Mycobacterium tuberculosis" basili ile ortaya çıkan bulaşıcı bir hastalıktır. Dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri verem mikrobu ile enfektedir. Vücut direnci düşünce basil çoğalarak hastalanmaya yol açabilir. Verem enfeksiyonu olan insanların yaklaşık yüzde 10'unda yaşamlarının bir döneminde verem hastalığı gelişebilir. Tüberküloz hastalığı halen dünyada önemli bir halk sağlığı sorunudur” dedi.
Tüberküloz hastalığının bulaşması konusunda da bilgiler veren Aksaray Halk Sağlığı Müdürlüğü “Mycobacterium tuberculosis basili tarafından oluşturulan TB hastalığı hava aracılığı ile TB hastasından sağlam kişiye bulaşır. Hasta kişilerin nefes vermekle, özellikle de öksürmek, hapşırmak, konuşmak ile mikroplar çevre havaya saçılır. Sağlıklı kişiler bu mikropları nefesleriyle alırlar. Hasta ile yakın ve uzun süreli teması olan kişilere bulaşma riski fazladır. Bunlar; aile bireyleri, aynı evi paylaştığı arkadaşları, işyeri arkadaşları olabilir. Bulaşma için genellikle verem hastası bir kişi ile belirli süre birlikte yaşamak gereklidir. Alınan basiller kişiyi hastalandırmaksızın vücutta saklı kalır ve vücut direncinin düştüğü bir anda hastalık oluşturur. Hastalık gelişme riskinin en yüksek olduğu dönem ilk iki yıldır. yaşam boyu hastalık gelişme riski %10'dur. Tedavi başlandıktan sonra bulaşma hızla sona erer” diye konuştu.

Tüberküloz hastalığının hava yoluyla bulaşabileceğine de dikkat çeken Aksaray Halk Sağlığı Müdürlüğü yetkilileri şöyle devam etti, “Tüberküloz enfeksiyonu riskini artıran durumlar şunlardır: Enfeksiyonun yeni gelişmiş olması ( 2 yıl), vücut ağırlığının ideal vücut ağırlığından düşük olması, enfekte olan kişinin 0-5 yaşta ya da çok ileri yaşta olması, sigara kullanımı, uyuşturucu kullanımı, uzun süre kortikosteroid kullanımı, bağışıklığı baskılayan tedaviler, bağışıklık sisitemini baskılayan herhangi bir durumun (diyabet, silikozis, HIV enfeksiyonu, lösemi, lenfoma, kronik malabsorbsiyon sendromları, transplantasyon, kronik böbrek yetersizliği, hemodiyaliz) varlığıdır”
Güncelleme Tarihi: 09 Ocak 2014, 18:34
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER