AKDAĞ'DAN DEPREM RİSKİ UYARISI

Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, yeni deprem riski haritasına göre, Türkiye nüfusunun yüzde 27’sinin, binaların ise yüzde 26’sının tehlikeli alanda bulunduğunu ifade etti. Akdağ, AFAD’ın 2 bin olan arama kurtarma personel sayısının 2 yıl içinde 20 katına çıkacağını söyledi

AKDAĞ'DAN DEPREM RİSKİ UYARISI

Ankara’da AFET ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından düzenlenen Deprem Sempozyumu’nda konuşan Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, deprem ve benzeri afetlerde ilk 72 saatin önemine dikkat çekerek, “Bu ilk saatlerde gerekli lojistiğinizin dağıtılmış olması, insan kaynağınızın zamanında ulaşmış olması son derece önemlidir” dedi. AFAD’ın 2 bin kişilik arama-kurtarma ekibinin yeterli olmadığını belirten Akdağ, 2 yıl içinde gönüllü arama-kurtarma personel sayısının 20 katına çıkarılmasının hedeflendiğini söyleyerek şunları kaydetti:

AKDAĞ’DAN İSTANBUL İÇİN RİSK UYARISI

“AFAD Kanunu’ndan da elde ettiğimiz bir başka imkânımız, itfaiyecilerin de bu sürece etkin olarak katılabileceği bir sistemin kurulması. Dolayısıyla 2018-2019 arasında Türkiye’de 20 bine yakın itfaiyecinin de bu müdahale hazırlığına çok etkin katılması, eğitimlerinin yenilenmesi, güçlendirilmesi, yangın dışında da afet ve diğer krizler için müdahale kabiliyetlerinin artırılması çalışmalarına hız veriyoruz. Çok sayıda gönüllü yetiştirmek için çalışmalarımız devam ediyor.” Akdağ, depreme daha hızlı müdahale edebilmek için, lojistik merkezlerine ilave olarak “Uydu lojistik merkezi” denilebilecek alanlar oluşturacaklarını dile getirdi.

Recep Akdağ, depreme müdahale kadar riskleri önceden tespit edebilmenin önemine vurgu yaparak, “Artık elimizde adeta parsel parsel deprem riskini değerlendirebileceğimiz, binaları yaparken buna uygun şekilde hareket edebileceğimiz bir risk haritamız var. Çok iyi bir yazılım da hazırlandı. Dolayısıyla mühendislerimiz binalarını inşa ederken de bu risk haritasındaki değerleri kullanabilecekler ve onların da işleri kolaylaşacak. Daha güvenli binalar inşa etmiş olacağız” diye konuştu.

Riskin en fazla İstanbul’da olduğuna işaret eden Akdağ, “Bu meselenin İstanbul’da bir kere daha özellik kazandığını biliyoruz. Bu yeni haritamızla aslında Türkiye’de nüfusun yüzde 27’si, binaların yüzde 26’sı en tehlikeli alanlarda bulunuyor. Ama bu yüzde 26’nın bütünü riskli bina değil, özellikle belli bir yıldan önce yapılan binalarda risk çok fazla” dedi. Akdağ, vatandaşlara evlerine deprem sigortası yaptırmaları çağrısında da bulundu.

Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, "Lojistik merkezlerimize ilave, uydu lojistik merkezleri diyebileceğimiz çok daha hızlı müdahaleyi sağlayacak bazı alanlar oluşturacağız. Önümüzdeki dönemde Türkiye’de bulunan 20 bine yakın itfaiye personelinin de müdahale hazırlığına etkin katılması konusunda çalışmalarına hız veriyoruz. Ayrıca çok sayıda gönüllü yetiştiriyoruz, önümüzdeki 2 yıl içinde gönüllü sayısını 10-20 katına çıkaracağız" açıklamasında bulundu.Türkiye
1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığında (AFAD) "Deprem Sempozyumu" düzenlendi. Sempozyumun açılış konuşmalarını gerçekleştiren Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Türkiye’nin ve komşu ülkelerin bir deprem kuşağında olduğunu anımsatarak, depremin riski nasıl azaltabilir, can ve mal kaybı asgariye nasıl indirebilir konularında çalışmalar yapıldığını kaydetti. Türkiye’nin bu konuda son 15 yılda çok büyük mesafeler aldığını ifade eden Akdağ, "Ağır bir tecrübe yaşadık, yüreklerimizi burkan bir Marmara depremi var, orada binlerce canımızı kaybettik ve o depremde canlarımızı kurtarmak için müdahalemiz çok gecikti. Bu kapsamda tecrübelerden ders alındı ve AFAD kuruldu. Deprem sonrasında veya sırasında yapılması gerekenleri en iyi doğru biçimde yapmak için olmazsa olmaz ilk prensip iyi bir koordinasyonun kurulmasıdır. Kurumların birbiriyle çatışma içinde olmadan orkestra düzeniyle hareket etmesi ve yapılması gerekenin süratle yapılması" şeklinde konuştu.
Birçok depreme tanıklık ettiğini, deprem sonrası deprem mahalline gittiğini dile getiren Akdağ, "Altın saatler dediğimiz saatler bir depremin ilk saatleridir. Bu ilk saatlerde gerekli lojistiğinizin dağıtılmış olması, insan kaynağınızın zamanında ulaşmış olması son derece önemlidir. AFAD kurulmadan önce Sağlık Bakanlığında Ulusal Medikal Kurtarma Ekiplerini kurulmuştu. Bu sistem Dünya Sağlık Örgütü tarafından raporlaştırıldı ve dünyaya örnek bir model olarak gösterildi. Bugün 9 bin civarında UMKE personeli her afette müthiş bir müdahale güce sahip. Bunun peşinden AFAD’ı kurduk, bunlar müdahale açısından Türkiye’nin önemli bir mesafe katettiğini gösteriyor. Bunları daha da güçlendirmek için, lojistik merkezlerimize ilave, uydu lojistik merkezleri diyebileceğimiz çok daha hızlı müdahaleyi sağlayacak bazı alanlar oluşturacağız. İkincisi gönüllüler, AFAD bünyesinde 2 bin civarında personeli var ancak bu sayı yeterli değil. Önümüzdeki dönemde Türkiye’de bulunan 20 bine yakın itfaiye personelinin de müdahale hazırlığına etkin katılması konusunda çalışmalarına hız veriyoruz. Ayrıca çok sayıda gönüllü yetiştiriyoruz, önümüzdeki 2 yıl içinde gönüllü sayısını 10-20 katına çıkaracağız" açıklamasında bulundu.
Depremde müdahalenin yanı sıra riski azaltmanın da önemini vurgulayan Akdağ, yapılan eğitimlerin de arttırılacağını aktardı. Türkiye’nin deprem konusunda her türlü iş birliğine hazır olduğu mesajını veren Akdağ, komşu ülkelere yardım etmeye hazır olunduğunu söyledi. 4 bine yakın deprem evi yapının da devam ettiğini belirten Akdağ, Adıyaman başta olmak üzere ülkenin birçok yerindeki binaları yaptıklarını ifade etti. Akdağ, vatandaşlara DASK sigortalarını yaptırmaları ve evlerinin deprem dayanıklılığı konusunda dönüşüm çabalarına önem vermelerini vurguladı.

Türkiye’nin bölgesel veri merkezi olması hedefleniyor
Düzenlenen sempozyumda Gürcistan, Arnavutluk, Azerbaycan, Kırgızıstan, Romanya, Bulgaristan ve Özbekistan ülkelerinin temsilcileriyle AFAD Başkanlığı arasında eş zamanlı deprem verilerinin paylaşımı konusunda protokol imzalandı. Protokol ile deprem verilerinin açıklanması konusunda Türkiye’nin bölgesel bir merkez olması hedefleniyor. İmzalanan protokol ile yakın bölgelerde yer alan ülkelerle ortak bir afet dili oluşturmayı hedeflediklerini belirten AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen ise, "Deprem ülkelerin politik sınırlarını tanımıyor, bu nedenle çağrımıza olumlu yanıt vererek bizlerle bir paylaşım içine giren ülkelerin yöneticilerine ve temsilcilerine teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Sempozyumda ayrıca yeni "Türkiye Deprem Bina Yönetmeliği" ve yeni "Türkiye Deprem Tehlike Haritası" tanıtıldı. Programda AFAD Başkan Yardımcısı Hamza Taşdelen, AFAD Deprem Dairesi Başkanı Murat Nurlu ve DASK Başkanı Murat Kayacı da yer aldı.

Güncelleme Tarihi: 02 Mart 2018, 10:02
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER